Gizle

“Allah’ım yardım et, batıyoruz!

İslamiyet’in kutsal kitabı Kur’an’da, bir çok ayette, “AKLINI KULLAN” diye uyarıyor Yaradan.

İnsan aklı ile bilimsel buluşlar yapıyor, hayatını daha yaşanası hale getiriyor. En basit örneği; sağlık alanında görülüyor. Hastalıkların teşhisi ve tedavisinde büyük teknolojik gelişmeler “aklı kullanan insanlar” sayesinde ortaya çıkıyor.

Depremlerin sıkça yaşandığı Japonya gibi ülkelerde, büyük depremlere dayanan çok katlı binalar yapılabiliyor. Ve, o binalar yıkılmıyor!

İnsan yaşamı için en büyük dost DOĞA ya da TABİAT dediğimiz canlı varlık ortamıdır.

Temiz bir hava soluyamazsak nasıl yaşarız?

Tarım toprakları olmasa nasıl ürün yetiştirip beslenebiliriz?

Ormanlar, Denizler, Göller, Akarsular olmasa “YAŞAM” sürdürülebilir mi?

Ne var ki, canlı varlıkların en “vahşisi” olan “İNSAN” doğaya verdiği korkunç zararla kendi sonunu hazırlıyor!

Bilim insanları son 50 yıldır sürekli uyarıyorlar;

  • Tarım alanlarını kentleşme ve sanayiye açmayın,
  • Ormanları talan etmeyin,
  • Sanayi ve evsel atıklarla denizleri, gölleri, akarsuları kirletmeyin,
  • Siyanürle altın aranmasına izin vermeyin,
  • Doğayı en çok kirleten EGZOZ gazını en aza indirin, karayolu taşımacılığı yerine deniz, demiryolu ve havayolu ulaşımını geliştirin,
  • Dere yataklarına inşaat yapmayın,
  • Sanayi emisyonları ile atmosferi kirletmeyin, diyorlar!

Ancak, “paraya tapan vahşilerin ihtirasları” ve doğa düşmanlıklarının doğaya ve dolaylı olarak insanlara yönelik yıkımları  önlenemiyor!

Doğaya yönelik her türlü tecavüz sürdürülüyor.

Ve artık doğa tepki veriyor!

Ne kışı, ne baharı ne de yaz mevsimini, “mevsim normallerine göre” yaşayamıyoruz!

İlginç olan şu ki;

bu ülkede “Meteoroloji Genel Müdürü” sıfatını taşıyan biri; “Şehirler kalabalıklaştı. Vücut ısılarımız ısı adacıklarına yol açıyor. Bu ısı yükselerek yukarıdaki soğuk hava ile çarpışıyor ve şiddetli yağışlara neden oluyor!”diyor! İşte size, aklı yok sayan, işinin ehli olmayan bir garip insan örneği! Kim atamış bu adamı? Nasıl, neden atamış?

“İşi ehline vermek” bu mu?

Oysa, bilim dünyası yıllardır uyarıyor;

 “Sanayi kuruluşları ve kentlerden yükselen karbonmonoksit ve benzeri gazlar atmosferde yükselerek “SERA ETKİSİ” oluşturuyor ve dünyamızı güneşin yakıcı etkisinden koruyan “OZON TABAKASI” deliniyor. Aşırı sıcakların ve felaket boyutuna ulaşan doğa olayları bu yüzden oluyor!”

Rize-Muradiye Belediye Başkanı, sağanak yağış sonrası oluşan sel felaketi karşısında “Allah’ım yardım et, batıyoruz” diye niyaz ediyor! Arka planda, dere yatağı üzerinde yapılmış 9 katlı bina görülüyor!

Sen aklını ve “doğa yasalarını” yok say, birilerini mutlu etmek ya da çıkar sağlamak için dere yatağına apartman yapılmasına göz yum, güçlü bir altyapı yapma, sonra da Allah’a niyaz et!

Allah böyle çarpıyor!

Bugün, kentlerimizde oluşan “doğa felaketlerinin” iki büyük nedeni var.

Birincisi; yukarıda saydığımız doğaya ihanet örnekleri, ikincisi; kentsel gelişme hesap edilmeden yapılan yetersiz altyapılar!

Belediyelerimizin pek çoğunda, “kentsel gelişme planları” ve bu gelişme sürecine uygun “kent ve altyapı planlaması” yok hükmünde!

ŞEHİR PLANCILIĞI diye bir meslek var! Belediye Başkanlarımız içinde bu “mesleki ehliyete sahip” kaç kişi sayabilirsiniz?

Ya da İmar Planlarında değişiklikler yaparken bu insanlara danışan ve doğrusunu yapan kaç belediye başkanı tanıyorsunuz?

Siyasi ya da ticari rant için, bataklık ya da deprem riski yüksek alanları imara açmak marifet midir?

Daha da önemlisi, uygarlık ölçülerini yakalamış, bilim ve akla öncelik veren ülkelerde “ÜLKE PLANCILIĞI” var! Ve “demokrasi kültürü” gelişmiş ülkelerde hiçbir yerel ya da merkezi yönetim sorumlusu bu planların dışına çıkamaz!

Ya bizde?

Kentlerdeki “kupon arazilerin satışından haberim olacak!” diyen siyasetçi örneklerimiz varken; tarım alanları “imar tadilatları” ile sanayi ya da toplu konut alanına çevrilirken, TOKİ hiçbir imar engeline rastlamazken, ülke planlamasına saygılı siyasetçi aramak boşuna değil mi?

Bu kafayla, doğa felaketlerinin ardı arkası kesilmeyecek!

Bunlar daha iyi günlerimiz!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Ekmeğe yapılması planlanan zammı nasıl değerlendiriyorsunuz?