Gizle

Ali Bardakoğlu’nun bu görüşlerini mutlaka okuyun!

Prof. Dr. Ali Bardakoğlu…

2003-2010 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanlığı yaptı.

Ülkemizin en aydın din adamlarından biri.

Olaylara bakış açımız aynı.

Kitapları var…

Makaleleri var…

Röportajları var…

Bu köşenin düzenli okurları bilirler, daha önce de Bardakoğlu’nun görüşlerini sizlerle paylaşmıştım.

Bugün de Ali Bardakoğlu konuğumuz.

Buyurun birlikte okuyalım:

  1. İslam dini dünyada yaşansın diye gönderildi, ahirette değil. Yani dünyayı terk et, hiçbir şey yapma, ahirette kazanırsın mesajını vermiyor. Müslümanlar dünya-ahiret dengesini yitirdiler.
  2. Biz Müslümanlığı sadece inanma ve namaz, oruç, hac gibi belli ritüelleri yerine getirme olarak algıladığımız sürece bu mahcup edici durum devam edecektir.
  3. Ortadoğu toplumları barut fıçısı gibi. Birbirlerine duydukları öfkeyi mezhep, din duyarlılığı veya öteki üzerinden dile getiriyor, onlar üzerinden kimlikler şekilleniyor. Toplum olarak ayrıştığımız, artık birbirimize öfke duyduğumuz doğrudur. Bunlar sosyal birlik beraberliğimiz açısından alarm noktalarıdır.
  4. Serbest pazar mantığıyla fetva arayan, müşteri memnuniyetine göre fetva verenler kapladı ortalığı. İslam âlimlerinin içinde yaşadığı hayatla ve gerçekliklerle bağı koptu. Üçüncü, beşinci asırda yazılan kitaplardaki bilgileri tekrar ederek insanlara dini anlattığımızı düşünemeyiz. 50 küsur İslam ülkesi var, paramparçayız.
  5. İslam barış dinidir diyoruz ama kimseyi inandıramıyoruz, çünkü birçok yerde Müslümanlar birbirinin boğazını sıkıyor. Birbirinin Müslümanlığını beğenmez oldular, birbirini itham ve tekfir ederek sürekli camdan aşağı atmakla meşguller.

ali-bardakoglu-2.jpg?

Sadece din anlatarak insanları mutlu edemeyiz

  1. Her şeyin altüst olduğu, fırsat eşitliğinin olmadığı, işgaller altında umutların tükendiği, siyasal katılımın olmadığı toplumda sadece din anlatarak insanları mutlu edemeyiz. İslam dünyası acilen bilgi, çalışma, üretme, temizlik, sosyal barış, sosyal adalet, insan hakları, kadın hakları, çevre, özgürlükler, ötekinin hakkı gibi temel konularda zihnini durultmak ve bu konularda mesafe almak zorunda. İslamiyet’te ibadet, sadece kıldığımız namaz değildir. İnsanlığa, dünyanın imarına, sulha, barışa hizmet eden her davranış ibadettir.
  2. Gönlüm isterdi ki, evrensel ilâhî din olan İslam’ın günümüz uleması dünyada kanıksadığımız bunca eşitsizlik, sömürü, adaletsizlik, güçlü ve egemenin oldu bittileri karşısında hakkın sesi olsun, her türlü ayırımcılığa karşı çıksın, bizlere hepimizin Âdem’in çocukları kardeşler olduğumuzu, insan olarak eşit ve değerli olduğumuzu, insanca bir hayatın hepimizin temel hakkı olduğunu hatırlatsın. Ama öyle olmadı ve olmuyor. Olup bitene eleştirel baktığımızda bunu açıkça görüyoruz.
  3. Bugün birçok dini cemaat birer ekonomik sektöre dönüştü. Unutmamalı, Türkiye’de dini gruplar kamusal alana sirayet etmeye başladığı, kapalı ve kayıtdışı olup kendilerine göre dini eğitim vermeye başlarsa sorun büyür, FETÖ’deki gibi… Ülke benzeri oluşumlara gebe demektir.
  4. Dini cemaat ve tarikatlar siyaset, kamusal alan, yaygın din eğitimi ve ticaretten elini çekip kendi asli ve sivil hizmet alanlarına çekilmezse, kayıtdışılıktan çıkıp şeffaf ve denetlenebilir olmazsa yeni maceralar yaşamamız kaçınılmaz görünüyor.

Hz. Muhammed’in hayatını öyle anlatıyorlar ki, öyle bir hayatın örnek alınması ve yaşanması mümkün değil

  1. Din artık melankoli ve gözyaşı olarak sunuluyor ve algılanıyor. Böyle bir din anlayışı sizi dünya sahnesinde yukarı çeker mi? Hazreti Muhammed’in hayatını öyle bir anlatıyorlar ki, öyle bir hayatın örnek alınması ve yaşanması mümkün değil. Bugün İslam dinini gizemli, esrarengiz bir din olarak sunanlar, asılsız kutsallıklar üretenler aslında kendi din ticaretleri için müşteri artırımı peşindeler.
  2. “Din, acı, gözyaşı, melankoli ve menkıbedir” dedik. Ya geçmişe özlemle ya da bir kurtarıcı bekleyerek vakit geçiriyoruz. Bireyi ve birey bilincini, birey sorumluluğunu yok ettik. Başımıza geleni de hep “ya Allah’ın gazabı ya da ötekinin kötülüğü” diye anlattık. “Sen sadece dua et, hatta en etkili ve gizemli duayı ve zamanı bul yeter, bunlardan kurtulursun” diyerek piyangocu bir anlayışı besledik. Halkı böyle besleyince onlar da buna uygun hoca tipi istemeye başladı.
  3. Böyle bir dini anlayışın, çocuklarımız, torunlarımız tarafından nasıl karşılanacağından emin değilim. Artık yavaş yavaş yol ayrımına geliyoruz. Çocuklarımız, torunlarımız sorguluyor, görüyor, biliyor. Bireyin olmadığı, kadın hakkı, insan hakkı, çevre bilinci, bilgi üretimi, sosyal adalet, hukuk, özgürlük, düşünce gibi temel değerlerin yeterince gelişmediği, sadece melankoli, sadece menkıbe, gözyaşı, ötekileştirme ve öfkenin yer aldığı bir din anlatımı İslamofobi’yi mahallemize indirecektir. Bizim çocuklarımız, torunlarımız da büyük sorular soracaktır.

İslam, seccadeni ser ibadetle ömrünü geçir demiyor

  1. Bizim din anlayışımız sığlaştı. Dindarlığı dar bir alana hapsettik. Müslümanlar şeklen dindarlaştıkça, dünyevileşmesi de artıyor. İslam, seccadeni ser ibadetle ömrünü geçir demiyor. Düşünce, bilgi, yararlı iş, temizlik, haklının ve mağdurun yanında olma, iyiliği destekleyip kötülüğü önleme, insanı insan olduğu için sevme hepsi ibadettir. Sadaka ve iane kültürüyle ya da retorikle bunları sağlayamayız.
  2. Kuran’ı Kerim ile aramız açıldı. Kuran’ı Kerim’in bize verdiği öğütlere kulak tıkadık ve kendi yanlışlarımıza kendimiz fetva vermeye başladık

Ali Bardakoğlu’nun söylediklerine katılıyor musunuz?

Sevgili okurlarım, Ali Bardakoğlu’nun güncel konularla ilgili görüşlerini sizlerle paylaşmaya çalıştım.

Katılmadığınız bir nokta varsa bana yazar mısınız?

Ben görüşümü başta söyledim, olaylara bakış açımız aynı.

Ülkemizin gurur duyacağı bir bilim adamı!

Şundan eminim…

Ali Bardakoğlu gibilerin çizgisi bugün ülkemizde kabul görseydi, bu sıkıntıları yaşamazdık.

“Dinin siyasete alet edilmesi” ni bir tarafa bırakın, biz “siyaseti dinleştirdik”!

Arkasını iktidara dayayanlar; her türlü hırsızlık, yolsuzluğu yapıyorlar ve bu ne “suç” oluyor ne de “günah”!

Paradan, maldan mülkten başka değer yargısı olmayan insanların eline düştü güzel ülkemiz.

Ne yazık ki, bu böyle!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

03

Osmanlı Torunu - Dr bey yanlız Türkiye'de ve dünyada EHLİ SÜNNET VEL CEMAAT İTİKADI TOPLULUĞU olmasa insanların vay halineydi ozaman artık başımıza taş mı yağardı Allahu alem diyanet hıyanet cinayet kurumu var da ne oldu insanları saptırmak tan tefrika çıkarmaktan başka ne işleri oldu ki imam hataplar ilahiyatlar cehennem odunları yetiştirmekten başka bir gayeleri var mı sanki. maksatlı bilerek kuruldular Rabbimiz çoluk çocuğumuzu bunların şerlerinden muhafaza eylesin Amin amin amin.....!!!

Yanıtla . 0Beğen 16 Ağustos 16:06
02

Dr Ersoy Kandemir - Sadece Cenaze namazına giden biri olarak tüm cemaatlerin Allah belasını versin demek isterim başta fettullah manyağının ki olmak üzere!

Yanıtla . 1Beğen 12 Ağustos 23:54
01

Cenk - Sayın T.Ünal, Ali Bardakoğlu Hocamızın pek çok yerine katıldığım görüşleri içinde "İslamiyet’te ibadet, sadece kıldığımız namaz değildir." cümlesini doğru bulmadığımı belirtmek isterim. Şöyle ki, İbadetin sadece NAMAZ kılmak olmadığını İslâm Dini bize anlatmış ve İslâmın Şartlarını 5 olarak bildirmiş !.. Siz, bu şartların içinden tutup da "İbadet sadece namaz kılmak değildir!" derseniz, BEYNAMAZLARA yani, namaz kılmayanlara prim vermiş olursunuz ve bunlar da kendi kendilerine "Bak koskoca İlâhiyat Profesörü bile ibadetin sadece namaz kılmak olamdığını söylüyor !" yorumunda bulunarak beynamazlıklarına devam etmelerine sebep olabilirsiniz! Evet, İslâm Dininde çalışmak da ibadettir. Ama, NAMAZ Kuran-ı kerimde tam 87 ayette geçer ve NAMAZ için Peygamberimiz de "Dinin Direğidir." buyurmuştur. Hâl böyle olunca,namazı diğer farz olmayan ibadetlerle asla bir tutamayız ve tutmamalıyız diye düşünüyorum.!

Yanıtla . 0Beğen 12 Ağustos 18:23

Anket Ekmeğe yapılması planlanan zammı nasıl değerlendiriyorsunuz?