VARŞOVA’nın ESKİ ŞEHRİ

Sevgili okurlar;

Bu ayki yazımda size Varşova’nın en önemli yerinden birini tanıtmak ve anlatmak isterim. Avrupa’nın hemen hemen her şehrinde Eski Şehir (İngilizcesi, Old Town; Lehçesi, Stare Miasto) olarak adlandırılan yerler veya bölgeler bulunmaktadır. Bu bölge geçmişte ticaret merkezi, günümüzde ise genellikle UNESCO’nun dünya mirasları listesinde yer alan ve koruması altında olan Old Town, başkentin en eski ve tarihi bir parçası, aynı zamanda da en önemli turistik yerlerinden biridir. Polonya’nın tarihinin başlangıcından günümüze kadar hem tarih, hem de kültür hayatında önemli rol oynamıştır. Şehrin en güzel evlerini ve saraylarını görmek için Varşova’ya geldiğinizde görmeden gitmemeniz gereken en önemli yerlerin en başında gelmektedir.

Her Old Town’da pazar meydanı (İngilizcesi, Market Square; Lehçesi, Rynek Starego Miasta) vardır ve bu meydanların bazılarında belediye binaları, katedral veya bazilika (Manastır haricinde en büyük ibadet yeri katedraldir. Ortaçağ döneminde katedralin veya bazilikanın ihtişamlığına, büyüklüğüne bakarak o yerin zengin olup olmadığını anlarlarmış.), bazılarında ise meclis binası gibi önemli binalar bulunmaktadır ve bu meydan, Old Town’un kalbidir. Şehrin yönetim ve ticaret merkezi olan Old Town, her Avrupa şehrinde olduğu gibi Varşova’da da tarihi dokusunu, tüm güzelliğini ve ihtişamını günümüzde de korumaktadır. Ama Varşova için unutulmaması gereken nokta şudur ki; bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi II. Dünya Savaşı sırasında tek bir yapı bile ayakta kalmayacak şekilde yok edilmiş, savaş sonrasında da savaş öncesindeki eski fotoğraflar ve şehir planları baz alınarak Old Town da olmak üzere yıkıntılardan kalan malzemeler ile tüm binalar yeniden yapılandırılmıştır.

Kale Meydanı (Castle Square) ve Sigismund Sütunu (Sigismund Column)

birinci-1535804872.jpg?

12 . yy ile 13. yy arasında inşa edilen Old Town, 14. yy’dan kalma surlarla çevrilidir. Yukarıda görmüş olduğunuz bu tarafı Old Town’daki Seyir Terası’ndan (Taras Widokowy) çektim. Fotoğrafta görülen meydanın ismi, “Kale Meydanı (Castle Square)” olarak adlandırılır. Ortada görünen sütun, 17. yy’da inşa edilen Sigismund sütunudur. Başkenti Kraków’dan Varşova’ya taşıyan Polonya Kralı Sigismund III Vasa’yı anmak adına bu sütun inşa edilmiştir. Bu sütunun toplam yüksekliği 22 metredir. Bu sütunun yukarısına doğru kırmızı mermerden yapılan ve 8.5 metre yüksekliğindeki Korint sütunu yer almaktadır ve en tepede de 2.5 metre yüksekliğindeki Kral’ın zırhlı bir heykeli bulunmaktadır; bir elinde haç, diğer bir elinde de kılıç taşımaktadır.

Kraliyet Kalesi (Royal Castle)

kinci-1535804881.jpg?

ncu-1535804895.jpg?

Eski dönemlerde Polonya hükümdarlarının resmi konaklama yeri olarak yüzyıllar boyunca hizmet vermiş bir yapıdır Kraliyet Kalesi ve Varşova’nın en tanınmış yerlerinden biridir. Ortasında büyük bir avlu bulunmaktadır ve bu avlu etrafında düzenlenmiştir. Yukarıdaki konu başlığı altında bahsetmiş olduğum Kale Meydanı da yer almaktadır. Gösterişten uzak, sade; fakat şık bir yapısı vardır. Günümüzde ulusal müze olarak hizmet vermektedir. İçerisinde birçok sanat eseri, mobilyalar, tablolar bulunmakla birlikte Polonya tarihindeki hükümdarlarının tablolarını da görmeniz mümkündür. Saray mobilyaları, balo salonları ve taht odaları da gösterişten uzak; fakat bir o kadar güzel ve de mütevazi bir şekilde döşenmiştir.

Varşova’ya geldiğinizde bu müzeyi ziyaret etmek isterseniz, güncel fiyatlarına https://www.zamek-krolewski.pl/ adresinden ulaşabilmenizle birlikte bu müzeyi ücretsiz olarak da ziyaret etmeniz mümkündür. Yaz ve kış dönemine göre ücretsiz ziyaret günleri değişebilmektedir. Eylül ayına ait güncel ziyaret saatleri ise şu şekildedir:

Pazartesi: Kapalı

Salı, Çarşamba, Perşembe, Cumartesi: 10.00-18.00

Cuma: 10.00-20.00

Pazar: 11.00-18.00

Pazar Meydanı (Market Square) ve St. John’s Katedrali

dorduncu-1535804878.jpg?

Kale Meydanı, Old Town’ın başlangıcıdır. Her sokakta farklı bir tarihi yapıya denk geleceğiniz ve keşfetmenizi bekleyen birbirinden güzel tarihi sokakları vardır. Kale Meydanı’ndan Pazar Meydanı’na yürüyerek kolayca ulaşmanız mümkündür. Daracık taş yollardan geçerek Pazar Meydanı’na varırsınız. Pazar Meydanı’na giden yolun üzerinde her Old Town’un simgesi olan görkemli yapısıyla St. John’s Katedrali de (İngilizcesi, St. John’s Archcathedral; Lehçesi, Archikatedra św. Jana w Warszawie) sizi karşılamaktadır. Bu yapı, Roma Katolik Kilisesi’dir ve 14. yy’da Gotik tarzda inşa edilmiştir. Varşova’nın başpiskoposluğunun ana kilisesi olmakla birlikte Polonya’nın ulusal panteonlarından biridir.

Bu yazının başında, Pazar Meydanı için Old Town’un kalbidir demiştim; çünkü şehrin kamusal yaşamının merkezidir. Gazetenin olmadığı dönemlerde, herkes bu meydana toplanarak güncel haberleri ulaklar vasıtasıyla öğrenirlerdi. Aynı zamanda siyasi konuşmaların yapıldığı yerlerdir; açık hava tiyatrolarının sergilendiği, insanların alış veriş yaptığı, buluşmak için biraraya geldiği, hatta Engizisyon Mahkemeleri sonucunda idam edilecek kişilerin de idamına ev sahipliği yaptığı yerlerdir. Geçmişte dönemin en önemli olayları bu meydanda yaşanmıştır. Pazar Meydanı’nın etrafında konuşlanan ve günümüzde görülen tüm binalar, 15. yy’a dayanmaktadır. Günümüzde bu meydanda çok sayıda kafe, restoran, bar, hediyelik eşya dükkanları bulunmaktadır. 24 Aralık ile 26 Aralık tarihleri arasına gelen Noel döneminde ise bu meydana buz pateni, etrafına da küçük dükkanlar kurulur. Noel’de ve akabinde Yılbaşı’nda renkli görüntülere ev sahipliği yapar. Polonya’ya özgü geleneksel yemekleri ile birlikte yine Polonya’ya ait içecekleri de denemeniz mümkündür. Bununla birlikte sokak sanatçılarına ve performanslarına da sadece bu Pazar Meydanı’nda değil; Old Town’un her köşesinde denk gelmeniz mümkündür.

Barbican ve Şehir Surları (The Barbican and City Walls)

altinci-1535804869.jpg?

Barbican, 1548 yılında inşa edilmiş ve İtalyan Rönesans mimarı Jan Baptist Venetian tarafından tasarlanmıştır. Eski Şehir’in bittiği, Yeni Şehir’in (Nowe Miasto) başladığı yerdir; bununla birlikte Eski Şehir’e giriş kapısı olarak hizmet vermiştir. 16. yy’da olası bir savaş için iyi donanımlı olduğu söylenmektedir.

Surlar ise 14. yy’da inşa edilmiştir ve inşasının 200 yıl sürdüğü belirtilmektedir. Gerçekte, 1.200 metre uzunluğunda bir duvar 8.5 hektarlık bir alanı çevrelemiştir. Günümüzde görülen surlar da o dönemden kalan ve en iyi korunmuş parçalarıdır.

Yeni Şehir’e (Nowe Miasto) Doğru

sekizinci-1535804891.jpg?

Old Town’u keşfettikten sonra Old Town’dan başlayan ve Ulusal Müze’ye (İngilizcesi, National Museum; Lehçesi, Muzeum Narodowe) kadar giden 2.2 kilometre uzunluğunda Varşova’nın en önemli caddelerinden biri bulunmaktadır. Bu caddenin ismi Nowy Świat olarak geçmektedir. Yol boyunca günümüzün modern binalarını görmeniz, az bir olasılık. Çünkü buradaki binalar da II. Dünya Savaşı’ndan sonra şehir planına uygun olarak yeniden onarılmış ve inşa edilmiş, günümüze kadar korunarak gelmişlerdir. Yol boyunca birçok önemli binaları görebilirsiniz şöyle ki; Başkanlık Sarayı, tarihi Tiyatro binası, Modern Sanat Müzesi, Kopernik Heykeli, Kutsal Haç (Holy Cross Church) isimli Katolik Kilisesi, Polonya Bilimler Akademisi gibi birbirinden farklı mimariye sahip binaların her biri farklı bir güzelliğe ve de hikayeye sahiptir. Örneğin; Kutsal Haç Kilisesi, Polonya’daki Barok mimariye sahip Roma Katolik ibadet evidir. Dünyaca ünlü Frédéric Chopin’in kalbi bu kilisede bulunmaktadır. “Piyanist” isimli filmin sahnelerinde de bu kiliseyi, kilisenin önündeki meydanı ve meydanki Kopernik heykelini görmeniz mümkündür.

dokuzuncu-1535804875.jpg?

Yukarıdaki fotoğrafta en sonda görülen bina, Polonya Bilimler Akademisi’nin binasıdır. Sağ tarafta Kulesi görülen ve şuanda onarım için tadilatta olan bina ise Kutsal Haç Kilisesi’dir. Aşağıdaki fotoğrafta ise mütevazi yapısıyla Başkanlık Sarayı görülmektedir. Fotoğrafı çektiğim yer ile Saray arasında kilometrelerce mesafe yok ve fotoğraf çekmek de serbest. Fotoğraf çektiğiniz için size kaba davranan bir güvenlik görevlisi göremezsiniz ya da herhangi bir engelle karşılaşmazsınız.

onuncu-1535804886.jpg?

Old Town’un muhteşemliğinden sonra bu yolu yürürken gördüğünüz yine sayısız muhteşemlikteki binalar, sizi farklı diyarlara götürüyor. Gerek Romanesk, gerek Gotik mimarinin bıraktıkları ize ve ihtişamlığa hayran, aynı zamanda da Ortaçağ Dönemi’nin meraklısı biri olarak her yürüdüğümde farklı duygular ve farklı şeyler keşfediyorum ve de öğreniyorum. Özellikle, bu yapıların birçok Avrupa şehirlerinde olduğu gibi burada da günümüze kadar korunuyor olması, hayranlığımı daha da arttırıyor açıkçası. Tarihi yapıların burada yok olduğunu değil; aksine korunduğunu görürsünüz. Şehirlerin merkezinde gökdelen veya modern yapılı binalar yapılsa da şehrin önemli yerlerindeki bu gibi tarihi yapıların yok edilmesine kimse müsaade etmediği gibi buralara dokunmaya kimsenin gücü yetmediğini de görüyorsunuz ki; bu da tarihin yeni nesilllere aktarılması için çok önemli bir şey. Aynı zamanda halkın da bu bilinçle yetiştiğini görmek, şahsen imrenilesi bir durum. Yaşadıkça ve gördükçe bu bilincin aslında kurallarla değil de eğitimle geldiğini ve daha küçükken toplumsal bilincin öğretildiğini görüyorsunuz; kendi benliklerine, geleneklerine nasıl saygı duyduklarını da...

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği “Dünyanın bize saygı göstermesini istiyorsak, ilk önce biz kendi benliğimize ve milletimize bu saygıyı, hissi, fikri ve fiili olarak bütün davranış ve hareketlerimizle gösterelim.” Sözünü diğer Ülkeler’in bizden daha çok örnek aldıklarını düşünüyorum. Bir sonraki ay, yeni yazımda yeniden buluşmak üzere...

KAYNAKLAR

Kaynak1 : https://en.wikipedia.org/wiki/Royal_Castle,_Warsaw

Kaynak2: https://theculturetrip.com/europe/poland/articles/the-top-10-things-to-do-and-see-in-warsaw-s-old-town/

Kaynak3: https://www.warsawguide.com/old-town-in-warsaw/

Kaynak4: https://en.wikipedia.org/wiki/City_walls_of_Warsaw

Fotoğraflar: Murat KAYA

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Pınar Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Mülayim Çoksert - Ne Varşovaymış yahu,insanı insan değil.Adres sorarsınız cevap bile vermezler,ne de olsa soğuk savaş döneminin ,"Varşova Paktı'nın soyundan geliyorlar......Paris,Londra bir yana ben Budapeşte,Viyana ve Prag'ı tavsiye ediyorum şehir olarak....

Yanıtla . 0Beğen 02 Eylül 11:01

Anket CHP, adaylarını belirlemede ön seçim yapmalı mı?