Gazeteciliğe sınır çizmek

Türkiye, hayatı “çok yoğun” yaşıyor.

Gün geçmiyor ki, bir terör olayı olmasın.

Gün geçmiyor ki, bir siyasi şok yaşanmasın.

Gün geçmiyor ki, bir gazeteci gözaltına alınmasın veya tutuklanmasın.

Cinayet, hırsızlık, gasp, uyuşturucu kaçakçılığı, ihale yolsuzluğu, bunların hepsi ama hepsi sıradanlaştı.

Önceki gün bizim gazetenin manşetiydi…

Kocaeli’nde her 8 günde bir cinayet işleniyormuş.

Gazeteyi ilk çıkardığımız yıllarda hatırlarım, bir cinayet yıllarca konuşulurdu.

Şimdi ise bir cinayetin ömrü 8 gün.

“Adli vaka” olarak bütün olayları bir araya getirirsek, her an, her saat, her gün bizi olumsuz etkileyecek bir olayla burun burunayız.

Olaylar gereği gibi topluma yansıtılabiliyor mu?

En son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim.

Yansıtılamıyor…

Yansıtılamıyor, çünkü rejimi değiştirmeyi kafasına koyan iktidar, önce kendisine direnç gösterecek kurumların yapısını değiştirdi.

Balyoz ve Ergenekon operasyonlarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ülke sorunları karşısındaki diklenmesine ve direncine son verildi.

Basının yüzde 95’ini ya satın aldı ya da “besleme basın” haline getirdi.

Sivil toplum örgütlerinin yüzde 98’i “yandaş” yapıldı.

Üniversite ve sendika gibi toplumun dinamiklerini etkisizleştirdi.

İşte bu nedenle ülkemizde olup bitenler topluma yeteri kadar yansıtılamıyor.

Hoş yansıtılmaya kalkılsa, cahillik ve yoksullukla yönetilen toplum, ne yazık ki memlekette ne olup bittiğini pek algılayamıyor.

İşte görüyorsunuz, kendilerini en eğitimli olarak kabul eden CHP’liler bile ülke bu haldeyken “kurultay delegeliğine seçildin seçilmedin” kavgası ile zaman geçiriyor.

Gazeteciliğe sınır

Sevgili okurlarım, ben 57 yıllık bir gazeteci olarak şunu çok net görüyorum.

Gazetecilik alanımız sürekli daraltılıyor.

Gazetecilere, tıpkı otoriter ülkelerde yapıldığı gibi, “gazetecilik sınırı” çiziliyor.

Sadece bu sahada oynayın, çizgiyi geçerseniz cezayı yersiniz…

Onlarca gazeteci işte bu nedenle cezaevinde.

Halk TV’den Ayşenur Arslan, işte bu nedenle önceki gün gözaltına alınıp sorgulandı.

Ve Türkiye işte bütün bu uygulamalar nedeniyle “Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi” 2023 sıralamasında, 185 ülke içinde 165’inci sırada.

Durumu bizden kötü sadece 20 ülke var.

Afganistan, Sudan, Kuzey Kore, Çin, Tacikistan, Vietnam, İran…

Durumumuz bu kadar vahim!

Biliyorsunuz, dünyada “basın özgürlüğü kriteri” çok önemli.

Ülkeler değerlendirilirken, önce “basın özgürlüğüne” bakılıyor.

Basını özgür olmayan bir ülkenin diğer yönleri hiç değerlendirilmiyor.

“Basını özgür olmayan bir ülkede, hiçbir şey düzgün değildir” görüşü hep ön planda tutuluyor.

Basını özgür değilse, hukuk da yoktur.

Basını özgür değilse, adalet de düzgün işlemez.

Basın özgür değilse, ekonomisi de güçlü değildir.

Türkiye’de; bir devleti devlet yapan, bir ülkeyi ülke yapan her şey bir bir yok ediliyor.

 

Gazetecilik, “delilik” oldu

Özetlersek…

“Gerçek gazetecilik”, ülkemizde “delilik”” oldu.

Çok fazla kalmadık, sayımız her geçen gün azalıyor.

Gözaltı, tutuklama…

Gözaltı, tutuklama…

Direnç gösteremeyen yamuluyor, “iktidarı yalayanlar” safına geçiyor.

Veya kahredip, yazmayı çizmeyi bırakıp, köşesine çekiliyor.

Şu elinizde tuttuğunuz veya internetten okuduğunuz gazete var ya, değerini iyi bilin.

KOCAELİ ve ülke çapındaki benzer bir iki gazete, aslında sizler için de geride kalan “bir avuç özgürlük”!

Bunlar da yok edilirse, olan size olacak, özgürlüğünüz elden gidecek.

Şunu unutmayalım!

Basın özgürlüğü, sanıldığı gibi, “yönetenlere” değil, “yönetilenlere” gereklidir.

“Yönetenler”, basının özgür olmasını istemez.

Eğer “yönetilenler” basın özgürlüğüne ve gerçek gazetelere sahip çıkmazlarsa, işte toplumda felaket o zaman başlar.

Bağırsanız, çağırsanız, yırtınsanız; sesinizi duyan olmaz.

Gazeteciliğin sınırlandırılmasına sakın izin vermeyin, gerçek gazete ve gazetecilerin yayında durun!

Bunu yaparken de sakın o gazete ve gazeteciye kıyak geçtiğinizi düşünmeyin, yaptığınız “kendiniz”, “kendi özgürlüğünüz” içindir.

     

  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?