Az ücret, çok emek

Bir araştırma şirketi dünyadaki tüm işçilerin çalışma saatleri, aldıkları ücretler ve ürettikleri değerler üzerinde bir araştırma yaptı ve sonucu bir raporla dünya kamuoyuna duyurdu.

Bu araştırmaya göre, Türkiye’de işçiler haftada 60 saat ve bazen daha üzerinde çalışırlarken, diğer ülkelerin işçileri ise ortalama olarak 45 ile 48 saat arasında çalışmaktadırlar.

Ülkemizde işçiler dünya ortalamasının çok üstünde.

İşçiler ile konuştuklarında bazılarının günde 12 hatta 16 saat çalıştıklarını söylemektedirler.

Yani bizim işçilerimiz çalışma saatleri bakımından dünya sıralamasında birinci sırada yer almaktadır.

Bizden sonra Kuzey Kore gelmektedir.

İşsizliğin % 20’ lerde olduğu bir ülkede işverenler karın tokluğuna işçi çalıştırmaktadırlar.

Hele Suriyeli göçmenlerin gelmesinden sonra çalışma şartlarının daha da ağırlaştığı, iş bulmada sıkıntı yaşandığı, çalışanların ise yaşamak için işverenin istediği saat kadar çalışmak zorunda bırakıldığı görülmektedir.

**

Bir taşeron işçisinin “Kadroya geçmek istiyorum.” demesine çok sinirlenen Sayın Recep Tayyip Erdoğan “İşin var ya. Daha ne istiyorsun? Sözü Türkiye de emeğin ne kadar ucuz ve değersiz olduğunu göstermiyor mu?

Ülkemizde işçiler bu kadar uzun süre çalışmalarına rağmen en az ücreti yine bizim işçilerimiz almaktadır. En az ücret alma bakımından da dünyada birinciyiz.

Bu emeğin sömürüldüğü ve emeğe saygının olmadığını göstermektedir.

Yine bizim işçilerimiz emekli olduklarında aldıkları emekli maaşı bakımından dünya ülkeleri arasında sonuncuyuz. Yani emeklilerimiz insan onuruna yakışır bir emekli ücreti almamaktadırlar.

**

1984 yılında Turgut Özal serbeste piyasa ekonomisine geçerken,  dünyadaki yatırımcılara “Türkiye de yatırım yapın, Bizim ülkemizde emek çok ucuz “ demişti.

Gerçekten ülkemizde emek hem çok ucuz, hem de emeğin bir değeri yok.

Bugün ülkemizde 18 milyon insan açlık sınırında yaşıyorsa, bu bizde emeğin çok ucuz olduğunun bir kanıtıdır.

Ülkemizde işçinin hayatı da çok ucuz.

 İş kazaları sayısı bakımından da dünyada birinciyiz.

Ülkemizde işçiler bu kadar uzun süre çalışmalarına rağmen, az ücret aldıkları ve iş güvenlikleri olmadığı gibi, işin ilginç yanı işçilerimiz katma değeri yüksek ürün üretememektedirler.

Bu konuda da dünyada son sıralarda kendimize yer bulabiliyoruz.

Yani bizim işçilerimiz sanayi dalında verimli değiller.

**

Turgut Özal’ın bu ülkeye enjekte ettiği serbest piyasa ekonomisi yani liberalizmin dünyayı nasıl bir yoksulluğa götürdüğünü tüm devletlerin yöneticileri artık farkına varmışlardır.

Bugün dünyada açlık, yoksulluk, işsizlik had safhada.

Bugün ülkemizde liberalizmin ülkeyi nasıl bir felakete götürdüğünü, açlığın, yoksulluğun, işsizliğin nedeninin liberalizm olduğunu söyleyen işverenlerimiz vardır.

Eski TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, bir TÜSİAD toplantısında bunu açıkça dile getirme cesaretini ve erdemliliğini gösterebilmiştir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket CHP, adaylarını belirlemede ön seçim yapmalı mı?