Hani Anayasa değişince sorunlar bitecekti?

AKP iktidarı,15 yıllık hatalı politikalarla sorunlar büyüdüğünde çareyi hep seçimde aradılar. Zannettiler ki Anayasa ve kanun değişikliği sorunlara çare olacak.

Örneğin, Anayasanın yargı bağımsızlığı maddelerinin referandumunda “Anayasa değişikliğine evet deyin, yargı bağımsız olacak dediler. Tam tersi oldu, yargı daha da bağımlı oldu, sorun çözüleceğine büyüdü. Memleket habire seçim ve referandumlarla zaman kaybetti.

Son olarak Cumhurbaşkanlığı Sistemi diye bir sistem icat ederek sorunların çözümü budur, evet deyin, ekonomi tavan yapacak, refah gelecek, terör bitecek, istikrar ve güçlü Türkiye gelecek, Dünya devleti olacağız dediler. Bizim insanımız ne söylendiyse yaptı, umut bağladı, evet dedi. Ne terör bitti, ne ekonomi düzeldi, ne de Dünya devleti olduk. Döviz patları, enflasyon azdı, dış politika içler acısı, sorunlar daha da büyüdü.

Bundan 18 ay önce,13 Mart 2017 tarihinde bu köşedeki yazımızın başlığı “Güçlü Türkiye için sorun Anayasa mı, iktidar mı?” şeklindeydi. Anayasa değişikliğinin sorunlarını çözemeyeceği, asıl sorunun iktidarda olduğu anlatılmaya çalışılmıştı.

Yazının özetine bir bakalım; “AKP, 2002 yılından bu yana şimdiki Anayasa ile ülkeyi yönetiyor. Kendi içinden başbakanlar ve iki cumhurbaşkanı çıkarttı. AKP yetkilileri, hatta sayın cumhurbaşkanı sürekli 2002 öncesi ve sonrası kıyaslama yaparak, adeta cumhuriyeti kuranlarla hesaplaşır gibi davranıyorlar. Abdullah Gül cumhurbaşkanı iken diğer başbakanlar gibi ülkeyi başbakan Erdoğan yönetiyordu. Abdullah Gül icraya hiç karışmadı, Bakanlar Kurulunu toplamadı, başbakan gibi davranmadı, başbakanları azletmedi, teamüllere dikkat etti. Diğer cumhurbaşkanları gibi tarafsız devletin Cumhurbaşkanlığını yapıyordu. Sayın Tayyip Erdoğan da aynı Anayasa ve halkoyu ile Cumhurbaşkanı oldu, Anayasal açıdan diğer cumhurbaşkanlarından en küçük bir farkı yok. Buna rağmen ülkeyi bizzat yönetiyor, daha başbakanı yeni azletti, yenisini getirdi. Ne istiyorsa yapabiliyor.14 yıldır tek başına iktidar, yani kendi deyimlerine göre istikrar var. İstikrara rağmen kalkınma oranı cumhuriyet ortalamasının altında.

Buna rağmen neden yeni bir Anayasa istiyor?

Güçlü Türkiye, yönetimde istikrar ve devletin bölünmemesi için yeni Anayasa zorunlu diyor. Geçtiğimiz günlerde Almanya'da eski Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier  cumhurbaşkanı seçildi. Alman başbakanı Merkel  aday olmadı, istemedi. Orada cumhurbaşkanı Alman Devletini temsil ediyor, ama bizde olduğu gibi ülkeyi de  başbakan şansölye MERKEL yönetiyor. Neden Merkel bizde olduğu gibi ben cumhurbaşkanı olmak istiyorum demedi. Neden yönetimde istikrar için, ülkenin bölünmemesi  için yeni Anayasa lazım demedi. Orada ülke yıllardır koalisyon ile yönetiliyor.Alman ekonomisi koalisyonla da çok büyüyor, bütçe fazla veriyor ve Avrupa Birliği’nin doğal lideri konumunda.Oradaki iki başlılık onları kalkındırıyor da bizi neden kalkındırmıyor,orada neden sorun yok da bizde sorun var?

Hiçbir Anayasa değişikliği, istikrar, güçlü Türkiye, bölünmeme gibi gerekçeleri karşılamaz. Bu iddiaların tamamı dünya örneklerine baktığımızda fasa fiso.

Bu Anayasa değişiklik teklifinde kendisini iktidara taşıyan Türk demokrasisi ile saraydan millet meclisi yönetimine geçen halk iktidarı ile, aydınlanma devrimi ile hesaplaşma var. Bilesiniz ki, istikrar, büyük Türkiye ve bölünmeme iddialarının Anayasa değişikliği ile uzaktan yakından alakası yok.Bence memlekette  her türlü aksaklığına rağmen sorun parlamenter demokrasi değil, siyasi partiler yasası ve seçim yasası gibi yasaları çıkartmayarak, parlamenter demokrasinin kolunu bacağını bağlayan ve onu tu kaka göstermeye çalışan iktidarda.Olması gereken bu teklifi kabul ederek anayasayı değiştirmek değil, yıllardır tek başına her şeyi yapma imkanı bulmasına rağmen sorunları çözemeyen ve başarısız olan iktidarı değiştirerek parlamenter demokrasinin önünü açmaktır..”

YAZININ ÖZETİ BU.

Tam 18 ay önce yazıldı. Bugünlerde dövizin ve enflasyonun artışı durdurulamıyor, terör devam ediyor, dış politika rezalet. Sorunlar giderek ne yazık ki daha da derinleşerek büyüyor. Mesele kanunlar değil, uygulayıcılar, İngiltere’de yazılı anayasa bile yok. Almanya şansölyesi başbakanlık yapıyor, üstünde cumhurbaşkanı var, sistemle oynamıyor, 300 milyar AVRO bütçe fazlası veriyor. Biz sistemi ve anayasayı değiştirdik, sorunlar ne yazık ki daha da büyüyor, daha da büyüyeceğe benziyor. Sahi biz bu anayasayı ve düzeni neden değiştirdik? Bu seçimleri neden yaptık? Ey memleket insanı yine mi kandırıldık acaba?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket CHP, adaylarını belirlemede ön seçim yapmalı mı?