Atatürk’ün güreş sevgisi (2)

Atatürk’ün yakın arkadaşı Cevat Abbas Güner’in Atatürk ile ilgili anılarını  sunmaya devam edeceğim. ” Atatürk sporu severdi Ekseriye hafif cimnastik egzersizleri yapardı Son yıllarda ise kürek çekmek ve yüzmek başlıca uğraştığı sporlardı Florya'da gün olurdu ki, bir saatten fazla denizde halk arasında kalır ve yüzerdi Ağır ağır kürek çekişi pek metodikti Pehlivanlığı sever, pehlivanları takdir eder, onlarla uğraşmayı zevk edinirdi Berlin Olimpiyatları'nda Dünya Birinciliğini kazanan hafif sıklet güreşçimiz Yaşar'ın (Yaşar Erkan) başarı haberinin yarattığı neşeli gece, Atatürk'ün ömrü içinde sayılabilen en coşkun sevinçli gecelerden biri olmuştu

Bilhassa son yıllarında muhafazasına memur olan erleri Atatürk sık sık çağırır, onları boylarına, sıkletlerine göre eşleştirip güreştirir ve hakem ligini bizzat yapardı Çiftlerin güreş müddetinin yenmek veya yenilmekle nihayete erdiğini kabul etmez, güreşleri devam ettirirdi

Ve "Türk erleri bütün kuvvetleriyle birbirlerine saldırmalı, candan güreşmeli Fakat galip ve mağlup onlar için yoktur Ancak beraberliği kabul ederim" demekle beraber nadiren iltimas ettikleri de olurdu.

 Sofrada bulunan yakınlarına da seyrek olmakla beraber güreş imtihanından uzakta bırakmazdı.

Hepimiz için endişeler doğuran bu imtihan ekseriya dolu mideler esnasında vaki olduğundan tehlikeli de olurdu. Aynı boy, aynı cüsse ve aynı yaşta olanları karşılaştırmak yakınlarına pek yorgunluk vermezdi ama genç, dinç ve çelik gibi muhafız erleriyle karşılaşmak ve elense etmek kolay değildi Sıra savuşturmak için sofradan sıvışmak fırsatını arayanlarımızla güreş meydanına çağırılanlardan, şaka ve hatır tanımayan ve yalnız Başbuğlarının emrini ifaya hazırlanmış erlerle elense geldikten sonra pes edenlerimiz çok olurdu"

KORALTAN'A MEYDAN OKUMASI

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlarından Fuad Sirmen'in bir anısından Büyük Atatürk'ün bir yaz akşamı Büyükada'daki Anadolu Kulübü bahçesinde otururken açılan bir güreş konusunun hemen ardından, eski TBMM Başkanlarından Refik Koraltan'ın güreşe davet edişini öğreniyoruz Sirmen şöyle anlatıyor:

- "Nasıl oldu, kesin olarak anımsamıyorum, ama bir gün Atatürk, "Benimle güreşecek var mı?" diye sormuşlardı Soruyu takiben milletvekilleri arasında oturtmakta olan Refik Koraltan'ı seçerek ona "Haydi benimle güreş bakalım, acaba yenebilecek misin?" diye sormuştu. Refik Koraltan, Atatürk'ün yakından tanıdığı kişilerden biriydi Onun gür sesiyle açık açık konuşmasından hoşlanırdı Refik Koraltan, Atatürk'ün bu önerisini biraz ciddiye almış ve cüssesinin verdiği güvenle Atatürk ile ciddi bir güreş tutmak istemişti Bu durumu sezen Atatürk, Koraltan'ın omuzuna dokunarak "Sen güreş etmesini bilmiyorsun" demişti Bu söz üzerine Koraltan şaşırmış ve elense çekmek isteyen eli havada kalmıştı Sonra Konya Milletvekillerinden Hamdi Bey'e dönerek "Haydi seninle güreşelim" dedi Ve gerçekten de Hamdi Bey ile güreş oyununun en güzel örneklerini vererek hazır bulunanların takdirlerini kazandılar Atatürk bu arada kulübe gelen yakın tanıdıklarının çocuklarını da güreştirmekten hoşlanırdı örneğin Ahmet Emin Yalman'ın oğlu Tunç ile Kazım Özalp'in oğlu Teoman Özalp'i güreştirdiklerini çok iyi anımsıyorum"

Atamızın güreş sevgisini anlatan anılara devam edeceğim.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ziya Ürük - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket CHP, adaylarını belirlemede ön seçim yapmalı mı?