Ayna olmak

“Başkalarına yaptıkların

mutlaka senin de başına gelecektir.

Yaptıklarına dikkat et güvercin.”

 

Güvercinin geldiğini görünce, rahat bir nefes aldı Lal.

‘Seni çağırmak zorunda kaldım güvercin. Çünkü korkmaya başlamıştım’.

‘Neden korkuyorsun Lal?’.

‘Kendimden…

İnsanlar, bana, ‘bugün kimseyle kavga etme’, diye tembih etmeye başladı.

Ben kavgacı bir insan mıyım? Bana, neler oluyor?’.

 

Güvercin bir an durdu. Neyi, nasıl söyleyeceğini düşündü. ‘Bugünlerde çok hassassın Lal. Canın yanıyor, yastasın, acıyla savaşıyorsun. Çevren ve çevrendekilerle, eskisi kadar çok ilgilenemiyorsun. Senden alışık oldukları, eski şefkati göremedikleri için, sana sataşıyor, seninle uğraşıyor, farkında olmadan seni kırıyorlar’. Eskiden, bana saldırıldığında, susarak, karşılık vermeyerek, kavgayı sonlandırırdım. Sevdiklerimle kavga etmeyi hiç sevmem aslında… ‘.  ‘Şimdi, olayları yönetecek ve susacak gücün olmadığı için, sabredemiyorsun. Haksızlığa dayanamazsın sen. Bu yüzden kavga çıkıyor demek ki…’. ‘Ne güzel aklileştirdin güvercin. Gerçekten haksızlığa dayanamıyorum. Son zamanlarda, kendimi korumaya çalışarak, sürekli kaçmak istiyorum. İzin vermiyorlar güvercin’.

 

‘İnsanlar, hep konfor alanlarında yaşamak isterken, çevrelerindeki herkesin de alışık oldukları gibi, hep aynı şekilde davranmalarını beklerler. Senden alışık oldukları tepkiyi alamayınca şaşırıyor, korkuyorlardır’. ‘Galiba beni ellerinden kaçıracaklarını düşünüp, can havliyle yapışıyorlar’. ‘Kusur bularak, seni eleştirerek, eski düzeni geri getirmeye çalışıyorlar’.

‘Genelde bana saldıranlara, şahsiyetime olmadıkça cevap vermem. Herkes, kendine yakışanı yapar. Çevrendekilerin davranışlarına bir bak. Hep aynı şekilde davranıp, yaşarken, hep aynı sorunlarla boğuşuyorlar. Asla öğrenmiyorlar. Hep aynı nedenle ve hep aynı şekilde davrandıklarında, abarttıkları herşey, zaman içinde başlarına geliyor…’.  

‘Ettiklerini bulma olayına, karma diyorlar Lal’. Güvercin, Lal’in çok daha rahat nefes almaya başladığını farketmişti.

 

‘Öfke ve çaresizlikten patlamak üzereydim. Beni sakinleştirdin’.

‘Sevgi ve dostluk, bunu gerektirir Lal. Ama sana, gerçekte oluyor? Neden böyle öfkeli ve kavgacı görünüyorsun’. ‘Kimsenin beni umursadığı yok güvercin. Sadece acı içindeyken sevdiklerimize ihtiyaç duymaz mıyız?’. Lal, öyle öfkeliydi ki, güvercin ne yapacağını bilemedi. Konuşma ihtiyacındaydı belki de… ‘Hiç sevdiklerinden birine, çok öfkelendiğin halde, susup, hiçbir şey olmamış gibi davrandın mı güvercin? Karşı taraf, sevgiyle susmaya çalıştığımı ya hiç fark etmiyor ya da sustuğum için, inadına, beni patlatmak isteyerek üzerime geliyor’.

‘Seni bu kadar öfkelendiren neydi? Bir şeye kızıp öfkelenerek, aşırı tepki veriliyorsa, orada çözülmemiş bastırılmakta olan bir sorun var demektir. Bastırdığın her duygu, tehlikeli sonuçlar yaratır. Sen böyle davranmazsın. Neden bu kadar çok kızıyor ve aşırı tepki veriyorsun Lal?’.

Güçsüz ve muhtaç hissettiğimde, kendimi değersiz ve önemsiz hissediyorum. Bu duyguyu, hiç sevmiyorum güvercin.  Sanırım, o zaman kavga çıkarıyorum. Kavga ettiğim zamanlarda, aslında en çok kendime  öfkeleniyorum. Patlıyor, öfke kusuyorum. Kendimi değersiz ve yetersiz hissettiğimde, kurban olmuş ya da kurban edilmişim gibi hissediyorum’. ‘Böyle hissederken, hiçbir şey yokmuş, her şey yolundaymış gibi davranmaya devam etmekte çok yorucu oluyordur Lal.  İç dünyanla, dış dünyan başka başka olduğunda, içsel duygularına aykırı davrandığında, kendini kullanılmış, istismar edilmiş ve kurban gibi  hissedersin’.

 

‘Aynen öyle hissediyorum güvercin. Hissettiklerimi saklayıp, farklı davrandığımda, kendime ihanet etmiş gibi oluyorum. Bu da beni çok daha fazla çaresiz bırakıyor, kızdırıyor ve öfkelendiriyor…’. ‘Zaten hissettiğin bu öfkenin altında, yetersizlik, çaresizlik ve güçsüzlük duyguları yatıyor Lal. Bazen bu duyguları kabul etmeyip, reddeder, görmezden gelmeye çalışırız. Ancak o zamanda onlar, ani öfke patlamalarıyla bizi utandırırlar. Utanarak korktuğumuzda, geleceği hayal etmek yerine, yeniden uzak geçmişte yaşar, kendimizi kısır döngülere hapsetmeye başlarız. Bu kısır döngülerde, hep aynı insanlarla boğuşur, dururuz’.

 

 ‘Bazı insanlar, bulaşıktır güvercin. Ne yaparsan yap, onlardan kaçamazsın.  Seni dürterek, olumlu ya da olumsuz cevap almaya çalışırlar’. ‘Ne zamana kadar dürtebilirler Lal?  Sağlam durup, onların kurbanlık oyunlarına hiç bir zaman destek vermeyeceğini anlayıp, bundan emin olana kadar… Sonra kendilerine daha yeni, daha kolay kurbanlar aramaya başlayacaklar’. ‘Ne demek istiyorsun güvercin?’. ‘Uzak ve sağlam durmalısın. Aşırı alınganlıkla cevap verip, kavga çıkarttığında, ekmeklerine yağ sürmüş, iştahlarını kabartmış oluyorsun. Bu aralar kendini olabildiğince güçsüz ve alıngan hissederken, sessiz kalmakta zorlanıyorsun. Boynu büküklüğünü ve sessizliğini, belki de zayıflık olarak algılayıp, ondan böyle davranıyorlardır Lal’. ‘Korkak, bir gün mutlaka hain olur güvercin. İyi zamanlarımda yanımda olup, ben dardayken ortadan kaybolmak… Ve suçlu iken, saldırganlıkla üste çıkmaya çalışmak, ne demek güvercin?’.

 

‘Boş ver Lal. Kendini kızdırıp durma. Bu insanlar, senin sevdiğin insanlar...

Neden hoş görülü davranamıyorsun?

Baktığın her şey sensin, gördüğün her şey de senin duyguların.  Bu aralar kafan karıştı, o yüzden duygusal gerginlikler yaşıyorsun’.

 

‘Bunu sen bile, fark ediyorken, sevdiğim ve beni sevdiklerini söyleyenlerin çok daha fazlasını fark etmeleri ve ona göre şefkat göstermeleri gerekmez mi?’.

‘Kendilerine bile, şefkat göstermeyi bilmeyen, bilemeyen ve beceremeyen insanlar, sana nasıl şefkat göstersin?’. ‘O zaman neden beni, kendileriyle, kavga etmek zorunda bırakıyorlar? Acımı paylaşamıyor, şefkatle yanımda olamıyorlarsa, bari gölge etmeseler…’. ‘Bazen sivrisineklerle mücadele ederken, hiç kımıldamadan durmak gerekir. Böyle davranmalarına sen sebep oluyorsun Lal. Kimseden bir şey beklemezsin, ihtiyaçlarını kendin karşılamaya çalışır, onlara da destek olursun’. ‘Bu aralar, kendi içime döndüğüm için, iyileşmeye çalışırken, onlara, her zamanki özeni gösteremiyorum galiba’.

 

‘Üstüne üstlük, kendine, bir de onların asla veremeyecekleri bir yakınlık beklentisi yaratıyorsun… Hiç kimse, o kadar mükemmel değil… Tüm canlılar, denizdeki yumuşakçalar gibi, acıdan kaçarlar ya da acıyı görmezden gelirler. Kendi acısından kaçmaya çalışan, senin acını nasıl farkedip, nasıl görecek, görse, nasıl anlayacak Lal?’.

 ‘Peki ne yapacağız güvercin? Beni hep böyle dürtüp, duracaklar mı?’. ‘Her zaman yaptıkları yöntemlerle, seni hafife alarak, seni güçsüzlük zayıflık ve bencillikle suçlayarak, haksız çıkartmaya çalışarak, sana ayar vermeye çalışacaklar. Aslında senin eskisi gibi davranmanı, tanıdıkları, bildikleri davranışlarına geri dönmeni istiyorlar’. ‘Beni, fabrika ayarlarıma  mı döndürmek istiyorlar güvercin, diye sorarken gülmeye başlamıştı Lal. ‘Kalbimi kırmaları, belki de bana, daha iyi ve yeni bir ayar buldurmuş olamaz mı?’. ‘Aman, bu yeni ayarlar, sürekli kavga çıkartmak üzere olmasın Lal’.

 

‘Sende mi güvercin, derken artık açıkça gülmeye başlamıştı Lal. Biraz önce ne demiştik? Herkes kendine yakışanı yapar’. ‘İnsanlardan son zamanlarda duyduğum, bir sözü aktarmak istiyorum sana Lal. ‘Senin için ağlamayacak olana, sakın ağlama… ‘. ‘Ama, bu çok haince ve acımasız bir bakış açısı. Üstelik bu söylem, senin gibi sevgi olmaya çalışan bir kuşa hiç yakışmıyor güvercin. Tam tersine olmalı. Bu duruma, daha çok ağlamak yakışır’. Lal’in sözleri, içini rahatlatmıştı güvercinin. ‘Bir de sana kavgacı mı, demeye çalışıyorlardı… ‘diye söylendi. Sonra da Lal’e, sevgiyle gülümseyerek, ekledi. ‘Dostlar, birbirine benzer yollarda bir araya gelir, zaman içinde de birbirlerinin huylarıyla bezenir, birbirine ayna olurlar…’.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gönül Balkır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?
Tüm anketler