Yiğidin kamçısı şirketleri batırıyor

Genel olarak borçla ilgili olarak söylenen bir söz vardır. “Borç yiğidin kamçısıdır diye.” Aslında bu söz bir yerinden bakılırsa doğrudur. Borçlanan yiğit borçtan kurtulmak için daha çok çaba harcar. Yani borç kamçısı ona hareket getirir.

Eğer borç yükü kaldırılmaz boyutlara ulaşmışsa kamçı işkenceden başka bir işe yaramaz hale gelir. Merkez bankasının 2016 yılı verilerine göre 8721 firma ortalamasında şirketlerin kullandığı kaynakların % 70’i yabancı, % 30 öz kaynaktan oluşmaktadır. Diğer bir ifade ile şirketlerin varlıklarının % 70’i kendilerinin değil borç aldığı kurumların (genelde bankaların) bu oran günümüz itibarıyla % 75, % 25 düzeyinde olduğunu sanıyorum.

BORCA BATIK NE DEMEK?

Şirketlerin varlıkları toplamı (aktifi) borçlarını karşılamıyorsa bu şirketler borca batık olarak ifade edilir. Şirket tamamen borca batık olmasa bile, oluşan zararlar nedeniyle öz kaynaklarının 2/3’nin karşılıksız kaldığı durumlarda şirket yönetimi hemen genel kurulu toplayarak

  • Ya 1/3 sermaye ile devam edilmesi (küçülmek)

Ya da sermayenin tamamlamasına karar vermek zorundadır.(TTK 376) Aksi durumda şirket kendiliğinden sona ermiş sayılacaktır.

O nedenle şirketlerin özellikle 2018 yılı sonunda şirket bilançolarına bu gözle de bakmalarında fayda vardır.

Zira döviz kurlarındaki yüksek artışlar nedeniyle özellikle döviz işlemi çok olan ve döviz cinsinden borcu bulunan şirketlerin kur farkı kaynaklı zararlarının çok yüksek çıkması beklenmektedir.

Ancak 15.09.2018 tarihli resmi gazetede yayınlanan ticaret bakanlığı çıkardığı tebliğ ile 376. Madde de buna dair düzenleme yapmıştır. Bizce de yerinde bir düzenleme olmuştur. Buna göre;

01.01.2023 tarihine kadar 376. Madde kapsamında sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, yabancı para borçlarından dolayı doğan kur farkı zararlarının dikkate alınmayacağı belirtilmiştir. Olumlu bir karar sayılabilir. Ancak bu durumun 01.01.2023 yılına kadar uygulamada kalacak olması bu krizin o zamana kadar süreceği öngörüsünü de içerdiğinden biraz tedirgin olduğunu belirtmek isterim. Zira 4 yıl süre ile firmalar bu duruma ne kadar direnç gösterir bilinmez.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Fikret Gökmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Ekmek zammının geri alınması doğru bir karar mı?