Cumhurbaşkanı durdurdu!

Son günlerin moda söylemi… Eksik kalınan, daha doğrusu beceriksizlikten yapılamayan işler için bu sözü çok duymaya başladık. Evvelden beri insan iyi bir şeyi kendine, olumsuzlukları ise başkasına mal eder. Siyaset kurumunda hizmet edenlerde ise bu hastalık had safhadadır. Her durum ve şartta yapılamayana mutlaka bir bahane bulunur. “Şunu da yanlış yaptık” diyen siyasetçi sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılar hepimizin malumu. Kendimize yetecek kadar üretim yapamadığımız için de bu sıkıntılardan hayli etkilendik ve etkilenmeye de devam ediyoruz. Hiçbir şey bundan altı ay öncesindeki gibi değil. Fiyatı iki katına çıkan ürün de var, üç katına çıkan da. Sıkıntının olmadığı hiçbir sektör yok. Devleti yönetenler de bundan etkileniyor haliyle, aynı gemideysek zaten başka türlüsü beklenemezdi. Birtakım tasarruf tedbirleri alınması, hizmetlerde öncelikli olanların tamamlanması için gösterilen gayretler ve çok öncelikli olmayan projelerin bir süreliğine rafa kaldırılması gibi geçici çözüm yolları bulundu. Bunu her vatandaş anlayışla ve makul karşılar.

Ancak bu söylemlerin bütününü görmeyip, bir kenarından tutup yorumlarsanız, ortaya bambaşka bir tablo çıkar ki; o zaman devletin tüm ciddiyetini ortadan kaldırmış olursunuz. Vatandaşa hizmet etmekten aciz sözüm ona yöneticiler, devletin bu tasarruf atağını adeta kendi başarısızlıklarına kalkan etmeye çalışıyor. En küçük hizmeti yapmaktan aciz “hizmetkar” diye seçilen ya da atananlar, “Cumhurbaşkanı yasakladı” diyerek vatandaşın hizmetine set koymaya başladı. Kendilerini kurtarmak, vatandaşın gözünde iş yapmayan biri gibi gözükmemek için ülkenin cumhurbaşkanına iftira atmaktan geri durmayan bir kafa türedi. Her yerde, her kademede, en alttan en üste kadar bu gözüküyor. Cumhurbaşkanının gölgesine sığınarak siyaset yapıp, menfaati için yine O’nun adını kullanmaktan çekinmeyen siyasetçilere karşı hala bir şey yapılmıyorsa, bu zaten ayrı bir sendrom! Küçücük bir hizmeti yapmaktan kaçınarak “Cumhurbaşkanı öyle dedi” demek, ihanet değil de nedir?

Devletin içerisindeki bu hizmet yoksunu, beceriksiz, liyakatsız ve halkla devlet arasına duvar ören insanların acilen ayıklanması gerekiyor. Paralel yapılanmanın farklı bir versiyonu da işte bu zihniyet. Devletin işleyişine kendi menfaatleri uğruna set koyarak farklı uygulamayla yoluna devam eden anlayışın paralel yapılanmadan ne farkı var?

Krediye % 10 indirim

Ekonomide yaşanan şu sıkıntılı dönemde içimizi serinletecek haberler de gelmeye başladı. Dolar ve Euro’nun ateşinin kısmen de olsa düşmesinin ardından bir iyi haber de kredi oranlarından geldi. Bakan Albayrak 1 Ağustos tarihi itibariyle kredi oranlarında % 10 düşüş sağlanacağını söylemiş. Bu söylemler elbette piyasaların toparlanması için yeterli değil. Ancak toplum psikolojisinin bu tür haberlere ihtiyacı var. Umarım yerli ve milli kalkınma hamleleri de şu süreçte süratle atılır ve bu sıkıntıları bir daha yaşamayız.

Dolar düşüyor ama…

Dolar biraz artınca “dolar yükseldi fiyatlarda artış oldu” diyenlerin, düşüş olduğunda “fiyatlar da düştü” dediğini hiç duydunuz mu? Ben duymadım… Doların kademeli artışı sonrası sürekli fiyat güncelleyenler, yaşanan bu düşüş sonrası kılını kıpırdatmıyor. Bu nasıl bir ayar ki, vatandaşın lehine olduğunda hiç kıpırdamıyor. Sanırım ekonomik sıkıntıdan ziyade ahlaki bir erozyon yaşıyoruz. Ekonomi bozulur, toparlanır, düzelir ama bozulan toplumsal ahlakımızın düzelişi hiç de kolay olmayacak gibi…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder 200 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Süleyman - çok doğru bir yazı olmuş tebrikler

Yanıtla . 0Beğen 12 Ekim 15:35

Anket Gebze Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?