Fazıl Say’ın Truva Sonatı

Geçtiğimiz hafta İzmit ve Sabancı Kültür Merkezi yine muhteşem bir konsere tanıklık ve ev sahipliği yaptı. Ben Fazıl Say’ın konserine ilk defa gittim. Daha önce gitmek istesem de bir türlü kısmet olmamıştı.

Geçen sene arkadaşımla birlikte gittiğimiz satış noktasında son iki bilete denk gelmiş, yerini beğenmediğimiz için bileti almamıştık ve Sabancı Kültür Merkezi gişesinden alırız ümidiyle ayrılmıştık oradan. Gişede biletin kalmadığını öğrenip, satış noktasına geri döndüğümüzde ise o iki biletin de satıldığını görmüştük. O yüzden bu sene geleceğini öğrenir öğrenmez bir ay öncesinden harekete geçtik. Bu sefer zafer bizimdi. Biletleri almanın gönül rahatlığı içindeydik. O bir ayın nasıl geçtiğini bilmiyorum. Konser günü geldiğinde inanın doğru söylüyorum bayram sabahı bayram yerine gidecek olan çocuğun sevinci ve heyecanı vardı içimde. Konser sonrası için diyebilirim ki bundan sonra herhalde İzmit’e geldikçe (erken davranmak şartıyla) hiçbir konserini kaçırmam.

“KÜLTÜR ELÇİSİ” UNVANI ALMIŞ

Konser kısmına geçmeden önce biraz Fazıl Say’dan bahsetmek istiyorum…

Fazıl Say dört yaşında piyano dersleri almaya başlamış. Aldığı eğitimler saymakla bitmez. 1995 yılında New York’ta yapılan kıtalararası yarışmanın birincisi olarak sanat kariyerine başlamış. Yeni bir başarı dönemine geçişle birlikte oratoryolar, piyano konçertoları, çeşitli formlarda orkestra, oda müziği ve piyano eserleri, şan ve piyano için şarkı bestelemeye başlamış.
2015 yılında Nazım Hikmet Korosu’nu kurarak genel müzik direktörlüğünü üstlenmiş.

Bu yazdıklarım aslında Fazıl Say’ın gösterdiği başarıların sadece birkaçı. 2008 yılında Avrupa birliği tarafından “Kültür Elçisi” unvanı almış ve bu unvan Fazıl Say için dünyaya açılan kapı olmuş.

Fazıl Say’ın bu yazdığım ve yazmadığım başarılarıyla Dünya sanatçısı unvanı alması boşuna değil.

TRUVA FESTİVALİ

truva-1540989647.jpg?

Sizlere Truva Destanından da bahsetmek istiyorum; çünkü Fazıl Say Truva destanından esinlenerek bestelemiş bu eserini. Çanakkale Belediyesi elli beş yıldır düzenlenen 2018 yılı  Uluslararası Troia Festivali,( Truva festivali ) için özellikle Fazıl Say’dan üç bin yıllık Truva Destanı´nı anlatan bir eser yazmasını istemiş. Fazıl Say bu eseri yaklaşık altı ayda bestelemiş

3 BİN YILLIK DESTAN

Anadolulu Ozan Homeros’un üç bin yıllık destanı Truva savaşını anlatan eserleri, bildiğimiz gibi dizilere, filmlere ve sanat eserlerine de konu olmuştur. 

"İlyada" destanında, Yunanlıların, Truvalılarla savaşıp, onları yenmeleri anlatılır. Ayrıca bu destanda eski Yunanlıların gelenek ve görenekleri, dini ve felsefi inançları ve Çanakkale yöresinin tarihi coğrafyası hakkında önemli bilgiler vardır.

"Odysseia" destanında ise Truva'nın yıkılışından sonra, yurduna dönmek için yola çıkan Odysseus'un on yıl süren yolculuğu sırasında başından geçen olaylar anlatılır.

HER ŞEY ÇOK GÜZELDİ

Konser akşamına dönersek; Sabancı Kültür Merkezine girdiğimde her şey çok güzeldi, kalabalığın olması, konsere duyulabilecek ilginin çok olduğunu gösteriyordu. Girişte kitap ve cd. satışı vardı, son kitabını merak ediyordum, ( Akılla Bir Konuşmam Oldu ) imza bahanesiyle belki konserden sonra kendisiyle görüşür hem de yazım için bir şeyler konuşurum dedim ama üzülerek söylemeliyim ki konserden hemen sonra ayrılıyormuş oradan. Kitap demişken, okumaya başlamadan karıştırdığım sayfalarında bir cümle dikkatimi çekti. Beş yaşındayken ders aldığı hocası Mithat Fenmen her derse doğaçlamayla başlarmış. “Bugün neler gördün sokakta, okulda, trafikte, oyun oynarken, anlat bakalım piyanoyla” derdi, diyor Fazıl Say, hocası için. Bugün piyanoyu içinden geldiği gibi çalması, kendinden geçmesi, hareketliliği, belki de kendi içinde yaşadığı ruh halini yansıtması, yüz mimikleri o günlerde hocasından aldığı derslere dayanıyor.

KARMA BESTELER

Salona girdiğimizde yan merdivenlere ek sandalyeler konulmuştu. Daha önceki konserlerinde sahneye de sandalyeler konulduğunu duymuştum. Dediğim gibi salon sonradan bir kişilik yer kalmayacak şekilde doldu. Fazıl Say gelip kısa bir konuşma yaptıktan sonra aralıksız kırk dakikası Truva Sonatı olan yetmiş dakikalık muhteşem bir konserle bizleri adeta büyüledi. Kalan otuz dakika ise karma besteleriyle taçlandırdı konserini.

 Truva Sonatını en kapsamlı piyano solo eseri olarak bestelemiş Fazıl Say.

Eser on bölümden oluşuyor.

 Bölüm başlıkları Mustafa Toygun Özdemir’in çizimleriyle dev ekranda yansıtıldı performans boyunca.

Bölümlerin sıralaması ise şöyle;

I- Ozan anlatıyor-Homeros, II- Ege rüzgarları, III- Troya kahramanları, IV- Sparta,

V- Helen-Aşk, VI-Troya, VII-  Aşil, VIII-  Savaş, IX- Truva Atı, X- Sonsöz.

EGE RÜZGARLARI

fazil-say-1540989640.jpg?

Fazıl Say Truva destanını bizlere farklı bir müzik diliyle hissettirdiğini düşünüyorum.  “Ege rüzgarları” adlı bölümde rüzgarı hissetmemek mümkün değildi, Fazıl Say bu eseriyle dinleyiciyi farklı bir yolculuğa çıkarıyor sanki. Belki de Homeros un içinde yaşadıkları fırtınayı açığa çıkartıyor vurgularıyla. Ben konserin ilk kırk dakikası, bildiğim mitolojik hikayeyi devamlı gözümde canlandırdım. Özellikle “Troya Kahramanları” ve “Truva Atı” bölümünde piyano tuşları dışında yaptığı vurgulamalarla Truva atının kıyıya çıkartılışı, içinde saklanan askerler geldi gözümün önüne. “Savaş” adlı bölümde tamamen kendinden geçiyor Fazıl Say. “Helen-Aşk” bölümü biraz daha klasik geldi bana, insanın ruhunu dinlendiriyor.

NAZIM ORATORYOSU

Konser bittiğinde görüşlerini aldığım tanıdık simalarla da karşılaştım. Hepsinin görüşleri benim için çok kıymetliydi.

Muhammet Şengöz  İzmit’in yakından tanıdığı değerli bir sanatçı, Ressam, karikatürist.

“En çok “Truva Atı” bölümü hoşuma gitti. Fazıl Say hissederek kendinden geçerek çalmasıyla dinleyiciyi peşinden sürüklüyor. Ben de kendimden geçtim. ikinci bölümdeki “Nazım Oratoryosu” bence harikaydı.

Beğenmediklerim de var elbet. Ekrana koyduğu çizimleri beğenmedim. Belki kıskandım, böyle de bakabilirsiniz ama üzerinde fazla uğraşılmamış ve içine çekmiyor

Gördüğüm; İzmit Fazıl'ı seviyor tüm dünya gibi, Fazıl'da İzmit’i. Fazıl Say iyi ki İzmit’ten geçiyor.”

Çiçek Polat konsere beraber gittiğim şair arkadaşım. Onun da görüşünü almadan yapamadım.

 “Uzun zamandan beri Fazıl Say konserine gitmeyi çok arzu ediyordum. Ancak bu hafta sonu Truva Troy-op 78 konserine gitme fırsatı bulabildim. Çanakkale Belediyesinin talebi ile hazırlanan ve on bölümden oluşan konserin tümü başarılıydı. Ama benim açımdan “Ege Rüzgarları" ve "Savaş" isimli bölümleri daha etkileyici idi. Anlatılan konunun duygusunu seyircilere geçirebildi.  Konserin son bölümündeki caz yorumları da çok keyifliydi.”

Seda Kırankaya, Fazıl Say ile birlikte çalışan bir Mezzo Soprano, çalışmalarından daha önce kendisiyle yaptığım röportajda bahsetmiştim.

 “On bölümlü ve her bir bölümünde yeni bir tema işleyen "Truva Sonatı " Fazıl Say'ın son eserlerinden biri... Truva Hikayesinden esinlenerek yazılmış olan bu eseri pazar gecesi İzmit'te dinleyebilen seyircilerinden biri olarak, eseri yalnız dinlemekle kalmayıp, aynı zamanda piyanistin jest ve mimikleri ile de hissedebilmenin ayrıcalığını yaşadığımızı söylemeliyim. "Savaş" " Aşil" ve "Aşk" bölümleri en keyif aldığım bölümler oldu. Özellikle "Aşil " bölümü Fazıl Say'ın virtüözitesinin bir kez daha altını çizen yüksek nabzıyla seyirciyi etkileyen özel bir bölümdü. Enerjisi ile piyano çalmanın ötesine geçen Fazıl Say 'ı canlı dinlemenin zevkinin apayrı olduğu kanaatindeyim.”

 Bizleri içine alan, dinleyiciyi coşturan güzel bir konserdi dinlediğimiz. Truva Sonatı “sonsöz” bölümüyle bitiyor. Benim de sonsöz eklemem gerekirse, yazımın başında da yazdığım gibi, Fazıl Say’ı çok severim ama hiç canlı performansını izlememiştim. Bizler Fazıl Say ile Beethoven, Mozart ve daha nicelerini içimizde yaşatıyormuşuz bunu anladım.

Fazıl say 2019 yılında İzmit’e iki kere geleceğini söyledi. Hangisi olur bilmiyorum ama mutlaka birisine giderim ve bundan sonra İzmit’te gerçekleşecek hiçbir konserini kaçırmayacağımı düşünüyorum.

Muhammet Şengöz’ün dediği gibi, “Fazıl Say iyi ki İzmit’ten geçiyor.”

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Başiskele Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?