Ya her şey korku üzerine kurulduysa

Yaşamımızda karşımıza çıkan her sistem, varlığını sürdürebilmek için, 'Korku' dediğimiz hissi kullanır.

Bu hissi kullanmayı düşünen şeytani zekanın, yine bu hissi ustalıkla kullanma biçimlerine çoğu zaman şapka çıkartırız.

'Aile' dediğimiz sistemin içinde 'Saygı' kavramının derslerini alırken, çoğu zaman sadece bizden fazla yaşamış insanlar için ki onlara aile büyükleri diyoruz, zorunlu olarak kendimizi arka plana atmanın da ilk temellerini oluştururuz. Bu saygı konusu asla hak etmekle işlemez, tek önemli şey karşımızdakinin bizden büyük olması ve aile ile ilgili; 'Anne, baba, amca, dayı, hala, yenge' gibi sıfatlara sahip olmalarıdır. Bize bu saygı konusu o kadar ciddi anlatılır ki karşımızdaki insana yapacağımız bir saygısızlığın cezası ölüm gibi bir şeydir.

Tabi ki sistem ayakta kalmak için sadece saygıyı kullanmaz, Bir süre sonra 'Sevgi' kavramı işin içine dahil olur. Yasak biraz daha yumuşamış, konuya olumlu bir duygu ilave edilmiştir. O kadar ilave edilmiştir ki hiç birimiz şu soruyu duymak istemeyiz; 'Yani sen beni sevmiyor musun?' Ölüm dediğimiz cezai sistem burada yerini 'Yalnız kalma' korkusuna bırakmıştır.

Zaman içinde katıldığımız iş hayatı da aklımıza gelmeyen korku yöntemlerini kullanır. Burada işin içine 'Başarılı olma' arzumuz girer ve bizler, zamanında işe gider, yılda sadece 15 gün dinlenme karşılığında konulan kurallara uyarız.

Nefes aldığımız her yerin kuralları vardır. Bu kurallara harfiyen uymaya çalıştıkça bize sorulan bir sorunun cevabını unutur, gideriz; 'Ne istiyorum?'

Hayatlarımız da bize bu soruyu sorduran an ise bizim kendi çocuklarımız dahil kimsenin karşısında bir türlü otorite olamama halimizdir. Bu olumsuz hal bardağı taşırır. Çocuklarımız sıkıştıkça ya ergen olurlar ya da Z kuşağı. Annemizin bir sosyal hayatı vardır. Sevgilimizin de özgür seçimleri.

Her yazımızda olduğu gibi bir sabah uyanır ve dönüşme kararı alırız. Aslında zaman içinde en olmak istemediğimiz kavram olan 'Asilik' bu dönüşümde çok işimize yarar. Asiliğin içine saklanmış o asil soru yaşamımızın mihenk taşı olur çıkar; 'Neden böyle bir kural var?'

Bu kadar basit bir soru ile bize kuralları hatırlatan herkes 'Çünkü' ile başlayan açıklama cümlesini devam ettiremez.

Neden mi?

O kadar uzun zamandır kuralara uymuş ve uyulmasını dikte etmişlerdir ki kuralın koyulma nedenini bile hatırlamıyorlardır.

100 yıl kadar önce, Dünyanın gözleri önünden bu korku sistemini yerle bir etmiş bir lider geçti.

Gitmek istediği yolda kararlı biriydi. Ufak ya da büyük sorunlar onu yolundan caydırmazdı.

Bağımsızlığına düşkün biriydi. Her kesinde böyle yaşamasını isterdi; bağımsız ve mertçe.

Yalan söylemekle işi olmazdı. Korktuğu kimse yoktu çünkü.

Araştırmacı ve çalışkan biriydi. Güneş Dil Teorisi ile bize bir Latin alfabesi hediye etti.

Kendini iyi tanır, nerede durup daha fazla o konunun üstüne gitmemesi gerektiğini bilirdi. Samimiyetle; Bir ülkeyi yönettim, bir kadını yönetemedim.' demişti. 

Herkesin hakkettiği o saygıya yanlış yapmak için şansını denediği ama her defasında kendini denizin dibinde bulduğu tartışılmaz bir keskin zekası vardı.

Kendi önceliklerine çok önem verirdi Sadece onlar için ölürdü. O yüzden ona kurallar sökmezdi.

Atamızı anlatmaya satırlar yetmez biliyorum.

Ama sıkıştığımız yerlerden çıkmak için onu hatırlamamız yeter de artar bile.

Bugün konuştuğumuz, yaşamalarımızda bizi sıkıştıran sorunlar, onun yaşamına baktığımız da biraz şımarıkça kalmıyor mu?

Tüm dünyayı kasıp kavuran bu kişisel gelişim öğretilerinin pek çok konusunu bu köşede yazarken çoğu zaman içimden tek şey demek geçiyor; Mustafa Kemal ATATÜRK

  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuz Tokgöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Başiskele belediye seçimlerinde hangi adaya oy verirsiniz?
Tüm anketler