Reklamı Kapat

Atatürk’ün ağaç sevgisi

Ağaca olan sevginin iki türlü oluştuğunu düşünüyorum.:

Birinde, yaşamını ağaç zenginliğinden çok uzak bir ortamda sürdüren kişi, bir nedenle ağaçlarla bezenmiş bir ortamda bulunduğunda, gördüğü güzellikten yoksun yıllarına adeta acıyarak, ağaç sevgisi ile donanır.

Diğerinde kişi çocukluk ve gençlik çağını ağaçların çok olduğu bir ortamda yaşamıştır. Bu nedenle ağaç sevgisi yaşamının ilk yıllarıyla oluşmaya başlar ve  artık onlarsız olmayı düşünemez.

Bunun en güzel örneği büyük Atatürk’tür.

Onun doğup büyüdüğü Selanik ve çevresi ağaçlarla kaplıdır. Babasının ölümünden sonra yerleştikleri dayısının çiftliğinde yaşamı ağaçlarla adeta içiçe olmuştur. Bahar geldiğinde yeşermeleri ve çiçeklenmeleri  yaşama sevincine katkı yapmıştır. Onların, güzellik yaratma dışında diğer bitkiler, hayvanlar, yöresel iklim, su rejimi ve toprak üzerinde olumlu etkilerini fark etmiştir. Ağaca olan sevgisi adeta benliğine işlediğinden asker yaşamında bulunduğu, ağaç ve ormanlardan yoksun yerlerde ağaçlara duyduğu özlem ve sevgi hep canlı kalmış ve artmıştır.

Atatürk’ün yaşamında bu sevginin izleri hiç silinmemiştir.

Ankara’ya ilk geldiğinde ikamet için, çevresinde sadece birkaç karakavak ve söğüt ağacı olduğundan Çankaya’yı seçmiştir.

Ankara'nın çevresi bozkırdır ve her zaman öyle olmuştur. Çünkü yerleşim alanının deniz seviyesinden yüksekliği bir zamanlar bu yöredeki ormanların bulunduğu alt sınır yükseltiden daha düşüktür.(1) Bunun doğal sonucu olarak şehrin içinde ve çevresinde kendiliğinden yetişen ağaçlar yoktur. Büyük ihtimal buna da dayanılarak Atatürk Orman Çiftliğinin kuruluşu için hazırlattığı raporda arazinin ağaçlandırmaya uygun olmadığı belirtilmiştir. Ama kendisi çevrenin ağaçsız oluşuna sebep olan doğal şartların çiftliğin kapsayacağı alanda yapılacak uygulmalarla değiştirilebileceğini görmüştür. Bu yüzden o raporun altına “Burası vatan toprağıdır ve kaderine terk edilemez” notu yazmıştır. Sonuçta haklı çıkmış, ağaçlandırmada başarı sağlanmıştır.

Kendisine takdim edilen Ankara şehir bütçesini inceledikten sonra “Şehrin ağaçlandırılması için ayrılan ödenek başka bir bölümde mi?”diye sormuştur. (Bu sorusu üzerine Ankara’da kent içi ağaçlandırma için Orman Genel Müdürlüğü tarafından ödenek  ayrılmıştır.)

Yalavo’daki Atatürk Köşkünün bahçesindeki Çınar ağacının, duvara temas eden bir dalının kesilmesi yerine köşkü döşenen ray üstünde 4,80 m kaydırtmıştır.

Çankaya köşkünden Meclis binasına giderken her zaman gördüğü ve yanından geçtiği iğde ağacının yol inşaatı nedeniyle kesildiğini öğrendiğinde ağlayacak kadar üzülmüştür.

Atatürk’ün tarihe geçen aşağıdaki sözleri onun ağaç ve orman sevgisinin başka ürünleridir:

“Ormansız ve ağaçsız toprak vatan değildir.”

“Çevreyi korumak aklın gereğidir.”

“Yeşil görmeyen gözler renk zevkinden mahrumdur. Burasını öyle ağaçlandırınız ki, görmeyenler bile yeşillikler arasında olduğunu anlasın.”

“Ağaç, çiçek ve yeşillik uygarlık demektir.”

Türk milleti!..Atatürk’ü dinleyin…Özellikle ”toprağın vatan olarak kalması” için yaptığı uyarıyı  sakın unutmayın.            

Kaynak:

Birand H.1968. Alıç ağacı ile sohbetler.    

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Corona virüsü için alınan tedbirleri yeterli buluyor musunuz?