Atatürk’ün sanata ve sanatçıya bakışı…

"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir." Mustafa Kemal Atatürk

Cumhuriyetten bugüne edebiyatla ilgili konular hep ilgimi çekmiştir. Ve bu konuyla ilgili dergilerde çıkan makalelerim hatta kitap haline getirdiğim araştırmam vardır.

Cumhuriyet deyince hepimizin aklına ilk önce Atatürk gelir. Peki, Atatürk’ün Cumhuriyet döneminde sanata, sanatçıya bakış açısı nasıldı? diye sorabiliriz kendimize.

Atatürk, sanatı seven, sanatçılara değer veren ve onları destekleyen eşsiz bir kişidir.

Atatürk; Edebiyat başta olmak üzere, bütün güzel sanatları milli kültürün özü, ayrılmaz bir parçası kabul etmiştir. Bu inançla:

“ Bir milleti yaşatmak için bir takım temeller lazımdır ve bilirsiniz ki, bu temellerin en mühimlerinden biri sanattır. Bir millet sanat ve sanatkârdan mahrumsa, tam bir hayata malik olamaz.” diyerek; sanata ve sanatçıya verdiği değeri dile getirmiştir Mustafa Kemal Atatürk.

Atatürk, sanatın tanımını şu sözlerle açıklamıştır:

 "Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu anlatım sözle olursa şiir, ezgi ile olursa müzik, resim ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık olur."

 

Dediğim gibi benim ilgi alanım edebiyat olduğu için öncelikle Atatürk’ün edebiyata olan ilgisinden bahsetmek istiyorum size.

Atatürk’ün kendi sözleriyle edebiyata bakış açısı; “Edebiyat denildiği zaman şu anlaşılır; söz ve manayı, yani insan dimağında yer eden her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yapmak sanatıdır.”

Mustafa Kemal Atatürk’ün yetişme tarzında kitap çok önemli bir yerdedir. Hayatının her evresinde kitap onun için en değerli varlık olmuştur. Cephede bile kitap okumuş, kalabalık sofralarında edebiyat tartışmış ve dönemin birçok yazarını sık sık evine davet ederek fikirlerinden yararlanmıştır. 

 

Gençliğinde edebiyata yakınlık duyan Atatürk’ün başarılarında da bu okuma sevgisi ve alışkanlığının rolü büyüktür. Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı boyunca kesin sayısı net olmamakla birlikte dört bin civarında kitap okuduğu düşünülmektedir.

Atatürk’ün yazdığı on iki kitap mevcuttur. Bunlardan en önemlisi “Nutuk” adlı eseridir. Bu kitaplarından bazıları ( Nutuk, Geometri, Zabıt, Medeni Haller, Güneş Dil Teorisi, Anafartalar) Atatürk zamanında yayımlanmış diğerleri ise Atatürk öldükten sonra yayımlanmıştır.

Yazmış olduğu kitapların yanında kendi yazdığı "Oğuz Oğulları" adlı şiir de Atatürk'ün şiir konusundaki yeteneğini sergileyen bir eserdir.

Atatürk, edebiyat dışında müziğe de büyük bir ilgi duymuş ve bazı Rumeli türküleri, onun sesinden notalara dökülmüş ve müzik repertuarımızda yer almıştır.

Atatürk, askeri ataşe olarak Sofya'da görevli bulunduğu dönemde çok sesli müziğe ilgi duymaya başlamış, klasik müzik konserlerine ve operalara giderek bu müzik türlerini tanıma fırsatı bulmuştur. Cumhuriyet’in ilanından sonra, ülkemizde bu müzik türlerinin sevilmesini ve müzik kültürümüzde yer almasını sağlamak amacıyla yapılan çalışmalara önderlik etmiştir. Ülkemizde müzik sanatının gelişmesi için bütün olanak ve imkanlarını kullanmıştır.

Atatürk'ün, edebiyat ve müzik dışında da tiyatro, bale, heykeltıraşlık, mimari, resim gibi sanat dalları ve sanatçılarla ilgilenmesi, onları desteklemesi Atatürk'ün sanatla çok yakın bir ilişki içinde olduğunu göstermektedir.

"Bir millet sanata önem vermedikçe büyük bir felâkete mahkûmdur,"

"Dünyada medenî, ileri ve gelişmiş olmak isteyen herhangi bir millet, mutlaka heykel yapacak ve heykeltıraş yetiştirecektir." “Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz.” “Bir milletin sanat yeteneği, güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.”“Milletimizin güzel sanatlar sevgisini, her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.” “Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki, o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”

Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından, toplumsal dehasını bir kez daha göstererek Türk Ulusunun kültürel alanda da gelişiminin şart olduğunu belirtmiş, kültür ve sanat alanında da birçok yenilik getirmiştir.

Atatürk bir konuşmasında; “Ulusumuzun güzel sanatlar sevgisini her türlü araç ve önlemlerle besleyerek geliştirmek ulusal ülkümüzdür. Ulusal, ince duyguları, düşünceleri anlatan, yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir gün önce, genel son müzik kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak, bu güzeyde (gölgede kalan) Türk ulusal müziği yükselebilir, evrensel müzikte yerini alabilir.” demiştir.

Atatürk’e göre “Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu ifade sözle olursa şiir, ezgi ile olursa müzik, resim ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık olur.” “ Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür” diyen Atatürk, güzel sanatlar alanındaki çalışmaları kendisi yönlendirmiş ve başarılı sanatçıları ödüllendirmiştir.

Atatürk’e göre sanatçı, toplumda uzun çalışma ve çabalardan sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır.

Güzel sanatların gelişmesi ve halkın günlük yaşamında bir ölçüde yer alabilmesi Atatürk döneminin kültür ve sanat politikasının bir sonucudur

Atatürk bütün sanat dallarını severdi ama musikinin onun gözünde özel bir yeri vardı. Atatürk musikiyi, Türk inkılabının en önemli unsurlarından biri olarak görmüştür. Nitekim O’na göre, inkılap hareketinde en çabuk ve en önde götürülmesi gerekli olan sanat dalı musikidir. Bir milletin musikideki değişikliği algılayıp kavrayabilmesi, inkılabın toplumda yarattığı değişimin başarısında bir ölçüdür. Bu anlamıyla musikide gelinen nokta bir milletin gelişmişlik seviyesini gösterir. Hayatın neşesi, ruhu, sevinci anlamına gelen musikinin hayatın kendisi olduğunu ve musikisiz bir hayatın düşünülemeyeceğini belirterek bu konu ile ilgili düşüncelerini açık bir şekilde ifade etmiştir.

Atatürk’ün musikide en sevdiği sanatçılar Müzeyyen Senar ve Safiye Ayla’dır.

Kimseye Etmem Şikayet, Havada Bulut Yok… Müzeyyen Senar

Dayler Dayler, Çile Bülbülüm Çile… Safiye Ayla en sevdiği şarkılardan sadece birkaçıdır.

Atatürk, sanatın yaratıcısı ve taşıyıcısı sıfatıyla sanatçılara değer vermiştir. Çünkü sanatkarlık doğuştan gelen bir özelliktir. Sanatçının yaratma özeliğinin kaynağını sevgi ortaya çıkartır. Sanatçılar toplumu yüksek ideallere ulaştıran insanlardır. Toplumun aynası olmaları nedeniyle bir milletin gelişim sürecini sanatçıları takip ederek anlamak mümkündür. Bu anlamda sanatçılar zor ama önemli görevler üstlenmişlerdir.

“Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkar olamazsınız. Sanatkar el öpmez, sanatkarın eli öpülür.”

 Atatürk’ün bu sözü sanatçılara verdiği değerin önemli bir kanıtını göstermektedir.

Bu yazı yayımlanmadan iki gün önce İzmit Belediyesi’nin hazırlamış olduğu ve benim de içinde olduğum oluşum,  bin kişilik koro halinde, Cumhuriyetimizin 100. doğum günü kutlamalarında Atatürk’ün en sevdiği şarkıları söyledik. Gururla, mutlulukla, sevgi ve özlemle söyledik.

Sen rahat uyu Atam, bizler buradayız.

Kaynaklar

ATATÜRK’ÜN SANAT ANLAYIŞI VE SANATÇIYA BAKIŞI Prof. Dr. Fikri AKDENİZ Çukurova Üniversitesi

-Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri

 

Atatürk’ün sanata ve sanatçıya bakışı…
Atatürk’ün sanata ve sanatçıya bakışı…
Atatürk’ün sanata ve sanatçıya bakışı…
Atatürk’ün sanata ve sanatçıya bakışı…

“Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkar olamazsınız. Sanatkar el öpmez, sanatkarın eli öpülür.”

**

“Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz.”

**

“Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki, o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”

**

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Başiskele belediye seçimlerinde hangi adaya oy verirsiniz?
Tüm anketler