İktidarın “sıfırı tüketme” gayreti

Bir ülkeyi ülke yapan nedir?

Kurumsal devlettir…

Demokrasidir…

Özgürlüklerdir…

Hukuktur…

Adalettir…

Erkler ayrılığıdır…

İnsan haklarıdır…

Laik eğitimdir…

Güçlü ekonomidir…

Bütün bunlar, “yaşanabilir bir ülke” için evrensel değerlerdir.

Bu değerler bir iki eksilirse, ülke topallamaya başlar.

Şimdi alın elinize kâğıt kalemi, sorgulamaya başlayın.

Ülkemizde…

*”Kurumsal devlet” var mı?

*”Demokrasi” var mı?

*”Özgürlükler” var mı?

*”Hukuk” var mı?

*”Adalet” var mı?

*”Erkler ayrılığı” var mı?

*”İnsan hakları” var mı?

*”Laik eğitim” var mı?

*”Güçlü ekonomi” var mı?

Bu soruların birine dahi “Evet, var” demek mümkün mü?

O halde daha neyi konuşuyoruz?

Bir ülkeyi ülke yapan değerlerin çoğu yerindedir, aksayan değerler vardır, oturursun bunları düzeltmek için çaba gösterirsin.

Ne acıdır ki, bizdeki çaba, “düzgün” olanı da “bozmak” yönünde.

AKP iktidarı değerlerimizi alt alta yazmış, bunları bir bir yok etmek, başka bir ifadeyle “sıfırı tüketmek” için uğraşıyor.

Hedefi, “yok olmuş değerleriyle Ortadoğu bataklığına sürüklenen Türkiye” olmalı.

Sizce izlenen bu yol, bataklık dışında başka tarafa çıkar mı?

En son örnek

Türkiye’nin bütün değerleri yok edildi, sadece arada vicdanı henüz kararmamış bazı vatansever görevliler sayesinde “doğru kararlar” alınabiliyordu.

Tahammül edemediler…

Nokta atışı ile vurmak istiyorlar.

Anayasa Mahkemesi’nden söz ediyorum.

Olup biteni biliyorsunuz…

Çatışma, 2 Şubat 2023’te başlamıştı.

“Zühtü Arslan başkan seçilmesin” dendi, seçildi…

“Can Atalay’a yol verilmesin” dendi, verildi…

Eee, bu kadar da “söz dinlememek”, “tek adamın karizmasını çizmek” olmazdı.

Hiç olmayacak, hiç kimsenin aklına gelmeyecek bir şey yapıldı.

Bırakın Türkiye’yi, dünya böyle bir “garabet” görmemişti.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, milletvekili Can Atalay ile ilgili “hak ihlali kararı” veren Anayasa Mahkemesi hâkimleri için suç duyurusunda bulundu.

Ülkemizin ve dünyanın en yetkin hukukçuları, bunu duyduklarında şaşkınlıklarından küçük dillerini yutacaklardı.

Anayasamızın 153’üncü maddesi açıktı:

“Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayınlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.”

Sokaktaki sıradan vatandaşa okutun, bu maddenin ne anlama geldiğini anlar.

Tüm kurumları, tüm kişileri, 7’den 77’ye herkesi bağlayan bir anayasa maddesi bu.

Yargıtay’ın veya bir başka mahkemenin, “Ben Anayasa Mahkemesi kararlarına uymuyorum” deme yetkisi, imtiyazı ve lüksü yoktur, olamaz da.

Yargıtay’ın tutumu, Anayasa Mahkemesi hâkimleri hakkında suç duyurusunda bulunması, ülkemiz için “vahim” bir durumdur.

Bu, Türkiye’de “hiç kimsenin hukuki güvencesi kalmadığı” anlamına gelir.

Kör topal işleyen yargı sisteminin “ucubeye” dönmesi demektir.

“Anayasal düzene” başkaldırıdır.

Dahası, darbedir.

Geçmişteki askeri darbeleri hatırlayın…

Yaptıkları ilk iş, “anayasayı rafa kaldırmak” oluyordu.

“Anayasada yazılanlar” yerine, “aldıkları kararlar ve verdikleri emirler” uygulanıyordu.

Bugün olup bitenin, darbe dönemlerinden ne farkı var.

Onlar da anayasayı uygulamıyorlardı, sen de uygulamıyorsun.

Son yıllarda “hukuk devleti” iyice yıpratılmıştı, son gelişmelerle ayaklar altına alındı.

Cumhurbaşkanı da milletvekilleri de görevlerine başlarken “Anayasaya bağlı kalacaklarına” ant içiyorlar.

Nerede içtikleri ant?

Anayasal düzeni kaldırırsan, “devlet” değil “aşiret” olursun.

Hedef bu mu?

Kabul edelim ki, olay “hukuki” değil “siyasi”dir.

“Siyasi erk” tarafından alınan kararın, talimatla “yargı erki” tarafından uygulanmasıdır.

Türkiye, bunca sorun içinde debelenirken bir de “hukuk kaosu” yaşamaya başladı.

Bu duruma “Bana ne, bize ne” diyemeyiz.

Hepimiz bunu dert edinmeliyiz.

Yoksa hepimiz enkaz altında kalırız.

Yazımı sonlandırırken finans merkezlerine para aramaya giden Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e ve Merkez Bankası Başkanı Gaye Erkan’a çağrı yapmak istiyorum.

Gelin hiç çenenizi yormayın, kendi Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını uygulamayan bir ülkeye hiç kimse metelik vermez.

Devlet, “düzen” ister.

Düzen de “yasalarla” ve “yasalara saygıyla” sağlanır.

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

06

Selim - kocaeli büyükşehirin gölcük çekek yeri projesi niye durdu? sorun bakalım

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Kasım 12:25
05

Mert - tren istasyonları 10 yıldır kapalı iken , teleferik ile vatandaşı kandırmak. trene ayda 20 gün binersin teleferiği yılda 5 kere ..bakın bakalım teleferiğin işletme elektik maliyetleri sebebi ile kaç ilde seferleri durmuş.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 11 Kasım 21:40
04

Ortadoğu Bataklığı - Maalesef milli,yerli diye diye milleti kandırarak güzel yurdumuzun yerli,milli neyi varsa ya sattılar ya da kapattılar.Üretim yok neredeyse her şey dışarıdan döviz kuru ile alınıyor,her gün zam oluyor halk perişan,işsizlik devasa artıyor,iktidarımız da işsizler vakit geçirsin yatsınlar diye bol bol millet bahçeleri yapıyor.Halkın hassas noktası din siyasete alet edilerek Kuran daki İslam değil uydurulmuş İslam ile halk kandırılıyor,bilerek cahilleştiriliyor yetmedi milyonlarcs mülteci alınıyor batan ekonomiz daha da bayıyor,mültecilerle toplumsal çöküş,sosyolojik çöküş,ahlaki çöküşler yaşıyoruz.Ülkece tüm değerlerimiz yok ediliyor.Halk çok daha geç olmadan gerçeklerin farkına varmazsa Ortadoğu bataklığı gibi olabiliriz.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 11 Kasım 16:36
03

Laik Demokrat - sn. yazar, adalet mülkün temelidir . mülkün ( yani devletin) ayakta kalmasını isteyen kim istemeyen kim?

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 11 Kasım 14:49
02

kont - maddi olarak da tüketiyor hem de vatandaşın gözünde iş yapıyormuş gibi yaparak. Ben gölcük İlçesinde yaşıyorum. Bizim sorunu muz ulaşım. Gar yeni yerine taşınınca ulaşıma ne faydası olacak? Mevcut mezbahayı da yıkarak yapıldı. Madem mezbaha işlemiyordu Büyükşehir İzmit e niye mezbaha açtı? Kurban bayramında kurban kesmek için biz niye köylerde sıkışık trafiğe kalıyoruz? Yeni gar için yapılmış bir etüt çalışması var mı mesela? Eski gar a mı ulaşım daha kolaydı yeni gar a mı? Adnan Menderes bulvarına asfalt atıldı yağmur gideri - tane . Su birikiyor. Yazık değil mi? Bu yol aylarca kazılı kalmadı mı? Denizevler moloz döküm sahası gibi. Burası gölcüğün merkezi, tır parkı olmuş.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 11 Kasım 13:46
01

Atatürkçü - filistine yalandan ağlayanlar emeklinin canına okuyorlar

Yanıtla . 8Beğen . 2Beğenme 10 Kasım 20:15


Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?