Reklamı Kapat

Mısır Şekeri / Şurubu için farklı sesler (2.Bölüm)

[1.bölümde olduğu gibi bu bölümde de mısır şurubu konusunda “Nişasta ve Glikoz Üreticileri Derneğinin gazetelerde yayımlanan ”Şeker Tartışmaları Hakkında Kamuoyuna Açıklama”sı (NÜD), Sağlık Bakanlığının “Nişasta Bazlı Şekerlerin (NBŞ) Sağlığa Etkileri Hakkında Bilim Kurulu Raporu” (BKR) ve bu konuda yapılmış bilimsel araştırmalar (ARAŞTIRMA) başlığıyla ortaya konulmaktadır. ]

NÜD: Mısırdan elde edilen şeker esas olarak glikoz ve früktozdan oluşmaktadır. Pancardan elde edilen şeker olan sakarozun yapı taşı da glikoz ve fruktozdur. Her iki şeker de yaklaşık olarak aynı oranda glukoz ve fruktoz ihtiva eder.

BKR: Mısır şekerinin içeriğinde değişen oranlarda fruktoz ve glikoz bulunmaktadır (%58 glikoz-%42 fruktoz veya %45 glikoz-%55  fruktoz,). Sakkaroz yani sofra şekerindeki glikoz ve fruktoz moleküler düzeyde bağlı iken, mısır  şekerinde  yer alan fruktoz ve glikoz sıvı formda serbest yüzer haldedir.

ARAŞTIRMA: Hidroliz yoluyla mısır nişastasından elde edilen mısır şekerinin kompozisyonu aslında bildiğimiz şekere çok benzerdir. Ama mısır şekerinin esası fruktozdur. Bu durum onu damak için daha tatlı ve daha ekonomik yapmasının yanı sıra besinlere  daha iyi renk vs kazandırmaktadır. (2) Mısır şekeri genelde en azından  %42  fruktoz içerir. (Eğer  meşrubatlarda kullanılırsa bu oran  %55’e yükselir.) Geri kalanı  glikozdur. Yoğun tatlı ve renksiz bir sıvı söz konusudur (4)

Amido (Nişasta), sakkaroz ve mısır şurubu/şekeri karbonhidrattır ama aralarında büyük bir fark vardır: Nişasta, parçalamakta yani sindirmede zaman harcadığımız uzun bir glikoz zincirinden oluşmuştur. Sakkaroz sindirim zamanları daha kısa olan, fruktoz molekülüne kimyasal olarak bağlı olan   glikoz molekülünden oluşmuş bir disakkarittir. Mısır şekeri ise  aralarında bağlantı olmayan serbest formda %45 glikoz ile %55 fruktoz  karışımından oluşur. Bu nedenle hiçbir sindirim olayına tabi olmadan  hızla absorbe edilirler. (5)

İnsan organizması  glikoz ve fruttozu farklı şekilde metabolize etmektedir. (2) Fruktoz biz canlılar açısından en etkin problem oluşturan şekerdir. Bunun ana nedeni vücudun bütün hücreleri tarafından kullanılan glikozdan farklı olarak  sadece karaciğerde  metabolize edilmesidir.

Prof. Franco Berrino açıklıyor: Şeker sağlığımız için tehlikelidir. Bu tehlike sadece kanda şekeri yükseltmesinden değil, fruktoz içermesinden de kaynaklanıyor. Fruktoz, kandaki glikoz seviyelerini düzelten insülinin normal mekanizmasını bozarak karaciğerde yağların sentezini kolaylaştırıyor. Bazı çalışmalar glikoz şurubunun ve fruttozun tatlandırıcı olarak sürekli ve yoğun kullanımının  obeziteye ve şeker hastalığı gibi  metabolik hastalığın yaygınlaşmasına neden oluşunu ortaya koyuyor. (1)

Dr Berrino’nun da altını çizdiği gibi fruktoz ve glikoz kendi başına zararlı değildir: Düşünmek yeter ki meyve, sağlıklı beslenme için de vazgeçilmez bir yiyecektir. Çünkü vücudumuzun şekere ihtiyacı vardır. Bu nedenle beslenmede bütün şeker izlerini silmek mümkün olamaz. Ama kanda şekerin sürekli ve çok fazla olması problem yaratıyor. Bu durumda glikoz artık hücrelerin içine taşınmıyor, kanda dolaşıma katılıyor ve bu yüzden kan şekeri artıyor (1).

NÜD: Pancar, buğday, mısır gibi değişik bitkilerden elde edilen tüm şekerlerin tatlılık düzeyleri aynıdır.

ARAŞTIRMA : Mısır şekeri  besin sanayi  tarafından  70’ li yılların sonunda  çok sayıda deneme sonrası elde edilmiştir. O zamandan beri üretim maliyetinin düşüklüğünün yanı sıra sakkaroza  ( bildiğimiz şekere) göre tatlandırıcı etkisinin fazlalığı ve besine yumuşaklık vermesi nedeniyle rafine edilen klasik şekerin yerini alarak, artan miktarda kullanılmaktadır. Bu artışın bir başka nedeni bazı teknik avantajlar sağlamasıdır: Kullanılması ile elde edilen son ürünün donma noktası alçalmakta ve kaymak tabakası oluşumu yeterli olmaktadır. Bu özellikleri ürüne konserve edilme özelliği kazandırmaktadır (4).

NÜD: Ülkemizde mısır da dahil olmak üzere genetiği değiştirilmiş herhangi bir ürün yetiştirmek veya gıdada kullanım amacıyla ithal etmek kesinlikle yasaktır.  

BKR: ( Bu konuda görüş açıklamamıştır)

İnternette belirlediğim resmi bir bildiride şu yazılmıştır: “Biyogüvenlik Kurulu,  26 Mart 2012’de “yem amaçlı” kullanım için başvurusu yapılan 9 genetiği değiştirilmiş mısır çeşidinden 3'ü hakkında olumlu karar verdi.

Demek oluyor ki ;

a) Genetiği değiştirilmiş mısırı hayvan yediğinde, onun etini yiyen insana zararı yoktur !..

b) Türkiye’de Genetiği değiştirilmiş mısırın “mısır şekeri” imalinde kullanılması çok sıkı kontrol nedeniyle imkansızdır !..

Bu bölümde faydalanılan kaynaklar:

1) Berrino, F. 2018 Istituto Nazionale dei Tumori di Milano. Perché evitare lo sciroppo di glucosio e fruttosio.

(Türkçesi: Berrino. F. 2018.”Tümör Milli Enstitüsü. Glikoz ce fruktoz şuruplarından neden uzak durulmalıdır)       

2) Galileo.2012. Diabete, attenti allo sciroppo di mais .

 (Türkçesi: Galileo.2012. Şeker hastalığı, mısır şurubuna dikkat) 

4) Mozzi. P 2012. La dieta del dottor Mozzi. Gruppi sanguigni e combinazioni alimentari.

[Tükçesi: Mozzi,P .2012 Doktor Mozzi’nin dieti. Kan grupları ve beslenme kombinasyonları- (Mayıs 2012’de ikinci basımı yapılmış kitap)]

5) R. Debora.2016 (Nutrizionista presso l’ospedale Sant’Andrea. Università di Roma La Sapienza) Il nutriente che stimola la crescita dei tumori.

[Türkçesi: R.Debora. 2016     Roma  La Sapienza Üniversitesi. Sant’Andrea hastanesi beslenme uzmanı]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?