Demokratik ülkelerde yüksek yargı birbirini şikayet etmez. AKP iktidarında bu da oldu?

İktidarların görevi toplumsal kalkınmayı, huzur ve güveni tesis ederek ülkenin kalkınmasını sağlamaktır. Devlet gücünü sonuna kadar kullandığı için de bu işleri büyük bir ciddiyet ve sükunet içerisinde yapar. İktidarlar kavganın, tartışmanın ve hakaretin değil, bunları önleyen merkezin tam kendisi olmalıdır.

Ama ne var ki: 21 yıllık AKP iktidarı, bağırma, çağırma, kavga ve hakaret üreten, sürekli muhalefet ile hatta zaman zaman devlet organları ile kavga eden ve bunlardan da nemalanan bir görüntü sergiledi. İktidarlar mahkeme kararlarını tanımıyorum diyebilir mi? İktidar gücünü kullanarak kamu ihale kanunu dahil bir çok konuda keyfi kanunlar çıkartarak toplumsal rekabeti ve adaleti ortadan kaldıracak işler yapabilir mi? İktidarlar devletin kurucu liderlerine hakaret edebilir mi? Saymakla bitmeyen bu tür davranışları belki toplum olarak kanıksadık.

Ama bu kavganın yüksek mahkemeye sıçramasına, mahkemelerin birbirlerini şikayet etmelerine siyasi tarihimizde ilk defa tanıklık ediyoruz.21 yıllık iktidar sonunda ülkemizi artık “tuz da kokmaya başladı” denilecek çok tehlikeli bir noktaya da getirdi.

**

Avrupa insan hakları mahkemesinde ciddi insan hakları ihlalleri nedeniyle aleyhine en çok başvuru yapılan ülkelerin içine giren Türkiye bunu iç hukukta önleyebilmek için 2010 yılında AİHM.ne gitmeden önce Anayasa mahkemesine başvuru şartı getirdi.Buna yaparken aslında demokratikleşerek ihlal başvurularının da içerde önlenmesini sağlaması gerekirdi.Ama nerde….

Bunu yapmadığı için bu defa bu tür davalar Anayasa Mahkemesine yığılmaya ve AYM yi çalışamaz duruma getirmeye başladı. Çünkü Türkiye demokratikleşmiyor, hukuk devletinden sapıyor, adeta bir kanun devleti gibi çalışarak otokratikleşiyor, insan hakları ihlalleri daha da çoğalıyordu.

**

Hatay milletvekili seçilen Can Atalay konusunda Yargıtay 3 Ceza dairesinin yeniden yargılama ve tahliyeye ilişkin AYM kararını tanımaması ve AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunması diğer alanlardaki sertlik ve kavganın devletin en üst noktasında bulunan Yüksek Yargıya da sıçradığını gösterdi. Aslında yargı atamalarındaki yetkisini fütursuzca kullanan iktidarın yüksek yargıyı da bu kavganın içine çektiğini gösteriyor.

**

Anayasanın 153 maddesi açıkça “ Anayasa mahkemesi kararları kesindir. Yasama, yürütme ve YARGI organlarını ,idare makamlarını,gerçek ve tüzel kişilikleri bağlar” hükmünü taşımaktadır.Bir çok benzer olaylarda Yargıtay daireleri bu hükmü uygulamış ve AYM kararlarını yerine getirmiş olmasına bu  defa Yargıtay’ın 3 Ceza  dairesi bu anayasal düzenlemeye uymama cesaretini,hatta daha da ileri giderek AYM üyelerinin suç işlediği gerekçesi ile haklarında suç duyurusunda bulunma cesaretini gösterdi.

**

İşte bu son örnek AKP iktidarı ile başlayan hakaret ve kavgaların, ağır siyasi tartışmaların yüksek mahkemelere de sıçradığına, mutlak iktidar olan AKP’nin ülkeyi ne hale getirdiğine dair çok tehlikeli bir örnek .Eğer iddia edildiği gibi bir yasal boşluk varsa(ki yok) bunu da oluşturan 21 yıllık AKP iktidarı oldu.Nereden tutsak elimizde kalıyor.Ekonomik krizin yanında yaşanan yüksek yargıdaki dağınıklık çok tehlikeli bir yere varmaya başladı.Muhalefetteki parçalanma bu sorunun hızlıca çözülmesini sağlayamıyor.

**

O zaman temiz eller operasyonunu başlatan İtalyan yargısında olduğu gibi burada artık yargı kurumlarının,özellikle barolar ve barolar birliğinin,her zaman susmayı tercih eden hakim ve savcılarımızın da bir memleket sevdalısı olarak ellerini taşın altına koymaları ve Ortadoğu ülkeleri anlayışına dönen yargısal tartışmalardan ülkemizin sıyrılmasını sağlamaları gerekir.

Hatta sendikalar,iş dünyası temsilcileri ,diğer sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlarımızın örgütlenmesi ile bu duruma bir son verilmesine çalışmaları gerekir.

Yoksa bu tartışma artık demokratik sistemi iyice tehlikeye sokacak gibi duruyor.

Bu hukuksuzluğa son vermek bir memleket meselesi halene geldi.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?