Mısır şekeri / şurubu için farklı sesler (4.Bölüm)

                 [ 1,2 ve 3. bölümde olduğu gibi bu bölümde de mısır şurubu konusunda “Nişasta ve Glikoz Üreticileri Derneğinin gazetelerde yayımlanan ”Şeker Tartışmaları Hakkında Kamuoyuna Açıklama”sı (NÜD), Sağlık Bakanlığının “Nişasta Bazlı Şekerlerin (NBŞ) Sağlığa Etkileri Hakkında Bilim Kurulu Raporu” (BKR) ve bu konuda yapılmış bilimsel araştırmalar (ARAŞTIRMA) başlığıyla ortaya konulmaktadır. ]

NÜD: Dünyanın hiçbir ülkesinde mısır şekeri üretimi  veya satışı sınırlandırılmamış olup tamamen serbesttir. Tüm dünyada serbest piyasa koşulları geçerliyken, söz konusu ürüne kota uygulayan tek ülke Türkiye’dir.

      BKR: Her türlü şeker tüketiminin azaltılması için gerekli tüm tedbirlerin alınması, sübvansiyonların gözden geçirilmesi, vergilendirme, bilgilendirme ve farkındalık girişimleri vb, çerçevesinde aşağıdaki öneriler kamuoyu dikkatine sunulmaktadır:

  • Halen %10 olan NBŞ kotasının (üretiminin) artırılmaması ve gıdalarda kullanımının sınırlandırılarak sıkı denetiminin sağlanması,
  • Yiyecek ve içecek etiketleri üzerindeki şeker içeriğinin, elde ediliş kaynağı ve fruktoz oranı belirtilmek suretiyle Türk Gıda Kodeksi şeker tebliğine uygun şekilde  “şeker”, “glikoz şurubu”, “yüksek fruktoz mısır  şurubu”, “invert şeker” vb şeklinde açık olarak yazılmasının sağlanması,
  • Sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi çalışmaları kapsamında; endüstri tarafından reformülasyon yapılarak, yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanım miktarının asgari düzeye indirilmesine destek olunması,
  • Toplumumuzda şeker tüketiminin azaltılması için tüketicinin bilgilendirilmesi, tüm topluma bebeklik ve çocukluk çağından itibaren sağlıklı beslenme kültürünün tesis edilmesi konusunda dengeli beslenme politikaların geliştirilmesi,
  • Türkiye Beslenme Rehberi”nde ve DSÖ ile diğer uluslararası önerilerde; tüm serbest şekerlerden alınan enerjinin, günlük enerji (kalori) miktarının % 10'unu geçmemesi ve bazı ülkelerde ise daha da azaltılması.

ARAŞTIRMA:

San Fransisco  Üniversitesi Nature dergisinde bir makale yayınlamıştır. Bu makalede araştırmacılar, fruktozdan kaynaklı zararların alkolizmden  olanlara (hipertansiyon, dislipidemia, pancreatite, obezite vs) çok benzer olduğunu belirterek  son yıllarda tanık olduğumuz kronik hastalıkların yayılışını engellemek için herhangi bir tip şeker eklenmiş  besinlerin kullanımının alkol ve sigarada olduğu gibi yüksek  vergilerle frenlenmesi gerektiğini belirtmişlerdir.(3)

Eğer  yüksek oranda früktoz içeren mısır şekeri şeker hastalığının yayılması açısından risk oluşturuyorsa milli diyetetik yol gösterici hatları yeniden yazmak ve yeni tarımsal ticari politikaları yeniden  gözden geçirmek zorunludur.(2).

Beslenme uzmanlarına göre gündelik doz 25 gramı, aşırı kilolu olanlar içi 15 gramı aşmamalıdır. Bu da  kadınlar için  takriben  6 çay kaşığı, erkekler için 9 çay kaşığı şekere tekabül etmektedir. Şekerli bir konserve içecekte  10 çay kaşığı şeker vardır. (5)

Hal böyle iken besinlerin ambalajında glikoz-fruktoz şurup miktarı çoğu durumda yazılı değildir.  Bu durumda yapay olarak aroması sağlanmış ve şekerlenmiş  gazlı içeceklerden kaçınmak gerekmektedir. Bunların yerine su ve  tatlandırılmamış diğer içecekler tercih edilmelidir. Genelde karamel ve bisküvi gibi ambalajlı besinleri yememe alışkanlığı edinmeli, fast-food’dan kaçınmalıdır.

Dünya Sağlık Teşkilatı  her gün tüketilecek şekerin maksimum limiti olarak  günlük kalori ihtiyacının %10’unu belirlemiştir ve bunun % 5 in de altında olmasının daha iyi olacağı belirtilmiştir. (Aynı öneri BKR’de de  yapılmıştır)

Kahveye ve çaya koyduğumuzu gözümüzle görüyoruz.  Ya.. ambalajlı  besinlerde ve içeceklerde bulunduğu halde göremediklerimiz.  Bunlar çok zararlı olabilir. İngiliz ve ABD’li bir grup araştırmacı besin endüstrisinde geniş ölçüde kullanılan bu şekerler konusunda şimdi alarm veriyorlar: Olayın merkezinde mısır şurubu var (2).

NÜD: Sağlık, beslenme ve gıda konularında toplumun “doğru bilgilendirilmesi” adına; konunun paydaşı kurum, kuruluş ve kişileri “bilimsel doğrulara” sahip çıkmaya, dolayısıyla toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesine  katkı sağlamaya  davet ediyoruz.

Bu daveti kabul etmemek mümkün mü?. Ben zaten bu yazıyı onun için yazdım. Toplum doğru bilgilensin diyerek…

”Bilimsel doğrulara” sahip çıkılması öneriliyor. İşte Bilimsel Kurulların raporları, Bilimsel Araştırmaların sonuçları…Net olarak ortada. “Okumayan” bu toplumun nasıl sahip çıkacağını gel de merak etme…

Bu bölümde faydalanılan kaynaklar:

1) Berrino, F. 2018 Istituto Nazionale dei Tumori di Milano. Perché evitare lo sciroppo di glucosio e fruttosio.

(Türkçesi: Berrino.F. 2018.”Tümör Milli Enstitüsü. Glikoz ce fruktoz şuruplarından neden uzak durulmalıdır)    

2) Galileo.2012. Diabete, attenti allo sciroppo di mais .

 (Türkçesi: Galileo.2012. Şeker hastalığı, mısır şurubuna dikkat)

3) G.Antonio (Direttore dello Sbarro Institute for Cancer Research and Molecular Medicine della Temple University di Philadelphia). Scienza e Salute. Il lato oscuro dello zucchero. 2016

(Türkçesi: G Antonio.Filedelfia. Temple Üniversitesi, Sbarro; Kanser Araşatırma ve Moleküler Tıp Enstitüsü Müdürü. Bilim ve Sağlık.Şekerin karanlık yüzü. 2006

4) Mozzi. P 2012. La dieta del dottor Mozzi. Gruppi sanguigni e combinazioni alimentari.

[Tükçesi: Mozzi,P .2012 Doktor Mozzi’nin dieti. Kan grupları ve beslenme kombinasyonları- (Mayıs 2012’de ikinci basımı yapılmış kitap)]  

5) R. Debora.2016 (Nutrizionista presso l’ospedale Sant’Andrea. Università di Roma La Sapienza) Il nutriente che stimola la crescita dei tumori.

[ Türkçesi: R.Debora. 2016     Roma  La Sapienza Üniversitesi. Sant’Andrea hastanesi beslenme uzmanı]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Dr Ersoy Kandemir - Keşke bir tane gazeteci ÇIKIP tek tek hükümetteki bakanlara sorsa BİR ÇOĞUNUN FİKRİ bile olmadığı ortaya çıkacağına inanan biri olarak SAĞLIK ve TARIM BAKANLARINI son üç dönemdekiler başta olmak üzere KINARIM!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Aralık 13:13

Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?