Öğretmenler Gününde, Güllü Öğretmen ile eğitim üzerine…

Güllü Yaman Hanım ile yeni tanıştım. Kendisi öğretmenlik hayatını, öğrencilerini ve en önemlisi Atatürk’e olan sevgisini, hayranlığını, onu öğrencilerine de sevdirmek için elinden gelen her şeyi yaptığını anlattı. “Benim için en evrensel düşünce sistemidir” diyor Atatürkçü düşünce sistemi için… Ve gençlere Atatürk İlke ve Devrimlerine sahip çıkmalarını tavsiye ediyor. Kendisi gurur duyulacak bir öğretmen ve öğrencileri çok şanslı. Ben de kendisiyle yaptığım bu röportajı böyle özel bir günde sizlerle paylaşmak istedim. Güllü Yaman Hanım, Kandıra’da Kefken Şehit Oğuz Kır İlkokulu’nda sınıf öğretmenliği yapıyor.

Güllü Hanım, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

İlkokulu İç Anadolu’nun küçük bir kasabasında, ortaokul ve lise öğrenimimi Ankara Atatürk Öğretmen Lisesinde üniversiteyi ise Bolu’da okudum. İlk görev yerimde Bolu’nun merkeze bağlı bir köyüydü. Yedi yıl birleştirilmiş sınıfta öğretmenlik yaptıktan sonra taşımalı eğitimle birlikte merkezde görev yapmaya başladım. Örgütlü toplumun önemine inandığım için çeşitli Sivil Toplum Örgütlerinde üye, kurucu üye yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptım. Halen öğretmen olarak mesleğimi icra etmekteyim.

Öğretmenlik mesleğini seçmenizdeki en önemli etken nedir ve hedeflerinize ulaştınız mı?

Öğretmenlik mesleğini seçmek belki de bir kader ya da şanstır benim için. İlkokul öğretmenim bana kızdığında öğretmen olursun inşallah derdi. O dönemlerde 5’inci sınıftan sonra devlet parasız yatılı okulları vardı. 5’inci sınıfta sınava girerek İstanbul Kandilli Kız Lisesini ve Ankara Hasanoğlan Atatürk Öğretmen Lisesini kazandım. Ailemin tercihi nedeniyle Yatılı olarak Öğretmen lisesine gittim. Bizim okuduğumuz dönemde üniversite sınavı iki aşamadan oluşuyordu 1’inci sınavı kazandıktan sonra size tercih formları geliyor tercihlerinizi yaptıktan sonra 2’inci aşama sınavına giriyordunuz. Bu şekilde bende tercihlerimden Sınıf öğretmenliğini kazandım ve bitirdim. Hedeflediğim tek şey çocukların yaşamında güzel bir gelecek yol açmak onlara bu yolda rehberlik etmekti. Umarım bunu başarabilmişimdir.

Velilerinizle işbirliği yapıyor musunuz ve işbirliği yaptığınız bu dönemlerde onların yaklaşımı nasıl oluyor?

Velilerle iş birliğinde önemli olan amaç öğrencilerin her bakımdan iyi yetiştirilmesidir. Bu iş birliği öğrencilerin okula uyumunu kolaylaştırır. Bu ilişkide karşılıklı saygı, anlayış ve beklentilere dair ortak bir dil geliştirilmesi çok önemlidir. Öğrenci başarısı en önemli üç unsura dayanır. Okul, öğretmen ve aile... Bunlar düzgün bir şekilde işlerse başarı kaçınılmaz olur. Bugüne kadar velilerimle iletişime çok önem verdim. Velilerimiz yaptığımız tüm çalışma ve etkinliklerin ortağı oldular. Yapacağımız etkinlikleri ortak akılla ortaya koyduk. Bu yalnızca veli öğretmen iletişimini değil veli- veli iletişimini de ortaya çıkardı. Benden desteklerini hiç esirgemediler. Bundan dolayı tüm velilerime teşekkür ediyorum.

Kaç yıldır öğretmenlik yapıyorsunuz, öğretmenliğe başladığınız zamanki ve bugünkü eğitim sistemini karşılaştırır mısınız?

Otuz üç yıldır öğretmenlik görevini sürdürmekteyim. Daha önceki eğitim sistemi gelişmemiş ve gelişmekte olan toplumların yaşam koşullarına göre farklıydı. Birinde teknoloji ağırlıklı dersler verilirken diğerinde günlük yaşama ve ekonomik kalkınmaya yönelik dersler verilmekteydi. Günümüzde toplum zengin ve fakir olmak üzere ikiye ayrılıyor fakir kesim devlet okulunu, zengin kesim ise kolej ve özel okulları tercih ediyor bu da eğitimde fırsat eşitliğinin önüne geçiyor. Tabi politik yönetiminde eğitim sistemine etkisi büyük oluyor her yeni bakanla yeni bir sınav sistemi, yeni bir müfredat değişikliği yapılıyor bu da toplumu derinden etkiliyor ve uyum sorunları yaşanıyor.

Bugün ya da gelecekte okumaları için öğrencilerinize tavsiye edeceğiniz kitaplar hangi kitaplar olur?

Hayal gücünü geliştirici, kültürleri tanıtan, eğlendirirken bilgilendiren ve araştırmaya yönlendiren kitapları ve çocuk klasiklerini tavsiye ederim.

Ben sizi tanıdığımda gönülden Atatürk sevgisiyle dolu olduğunuzu gördüm. Bunu öğrencilerinize de yansıtıyorsunuz mutlaka. Bize biraz bahseder misiniz?

Öncelikle Atatürkçülük nedir konusunu biraz açmak gerekir. Atatürkçülüğü ben çağdaş uygarlık düzeyine çıkmak, kavuşması için ülkemizin bugün ve gelecekte tam bağımsız, refah ve huzura kavuşması için aklın ve bilimin rehberliğinde izlenecek yol olarak öğrenmiştim. Bu nedenle ben Atatürkçüyüm. Benim için en evrensel düşünce sistemidir Atatürkçü düşünce sistemi. Okullarda Atatürkçülük konularının işleyişi şu şekilde gerçekleşiyor. Ya diğer ders konuları arasında ya da diğer derslerden zaman kalırsa... Böyle olunca Atatürkçülük yüzeysel anlatımdan öte gitmiyor. Hele hele bu konuda çok fazla materyal kullanıldığını da düşünmüyorum. Bana kalırsa Atatürkçülük ayrı bir ders olmalı ve bu derste kullanılabilecek tüm materyaller kullanılmalıdır. Çünkü biz her şeyimizi Atatürk’e borçluyuz. Ben sınıf öğretmeni olarak öğrencilerim okuma yazmayı öğrendiklerinde onlar için Atatürk’ün hayatı ile ilgili cep kitabı oluşturmuştum. Türkçe derslerinde Atatürk’ten anılara... Atatürk konulu şiirlere yer veriyor, görsel sanatlar dersinde Atatürk albümleri ve Atatürk’le ilgili kolaj çalışmaları yapmaya özen gösteriyorum. Hatta bu yaptığımız çalışmaları koridorda sergiliyoruz. Atatürk köşemizi öğrencilerimizin katılımıyla düzenlemeye özen gösteriyorum.

Çocukların nabzını tutabilmek, dillerini anlayabilmek, seviyelerine inebilmek her öğretmen için mümkün olmasa gerek, çocuklar sevgi görmek, bazen şımartılmak istiyor bazen de tam tersi ciddi bir disiplin gerekiyor. Ve bu duyguları farklı çocuklar aynı anda isteyebiliyorlar. Siz bu orantıyı çocuklar arasında nasıl sağladınız?

Duyguları farklı öğrenciler için bir öğretmen olarak cesaretlendirici, ilgili, destekleyici ve özgüven kazanmalarına yardımcı olmaya çalışıyorum. Disiplin konusuna gelince okul ve sınıf kurallarını öğrencilere iyi anlatmaya ve bu kuralları uygulamada da kararlı ve tutarlı olmaya özen gösteriyorum.

Meslek hayatınız boyunca yaşadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

O kadar çok anım var ki hangisini anlatsam bilemedim. İlk aklıma gelenlerden bir tanesi öğretmenlik yaptığım okullardan biri olan Cumhuriyet İlkokulu’nda 1’inci Sınıf 2’inci Dönem zaman ölçüleriyle ilgili saat yapma ödevi vermiştim. Ödev teslim günü yapılan ödevleri değerlendirdim. Daha sonra öğrenciler değerlendirme sonuçlarını isteyince aldıkları notu söyledim. Tabi o zaman 5’lik not sistemiydi. Miray adında kız öğrencim kızarak benim o saati yapmak için ne kadar çok çalıştığımı biliyor musun? Diye bağırdı bende 5’in en iyi not olduğunu açıklamaya çalıştım ama ikna edemedim. Sonra dedi ki ya ben bilmiyorum ben hep yarışmaları izliyorum orda yalnızca 1’incilere, 2’incilere ve 3’üncülere ödül veriyorlar ben 5’inci oldum bunun neresi iyi demişti.

Yaşadığımız salgın döneminde öğrencilerinizle ilişkileriniz nasıldı ve tekrardan böyle bir dönem yaşanacak olsa aynı mı yoksa farklı bir yol mu izlersiniz?

Uzaktan eğitim dediğimizde avantajları ve dezavantajları aklıma geliyor. Avantajları yüz yüze öğrenme imkanı bulunmayan öğrencilere erişebilir farklı eğitim gereksinimi duyanların ve mevcut eğitim sisteminin bunu karşılayamadığı durumlarda yeni olanaklar geliştirmesidir. Ama biz öyle bir anda uzaktan eğitime geçtik ki sanki dezavantajları fazlaydı. Öğretmen ve öğrencilerin bir kısmı bu olanaklara erişemedi. En önemlisi İlkokulda kendi kendine çalışma alışkanlığı olmayan öğrencilerde planlama sorunu yaşandı. Online eğitim öğrencilerin sosyal ilişkilerini sınırladı. İsteksiz öğrencilerin derse katılımını da azalttı. Sınıfımda uzaktan eğitime katılım %100 oranındaydı. Okul ve belediye iş birliğiyle teknik donanım eksiliği giderildi. Biz, çocukların dışarı çıkış saatlerinde haftada bir kez olmak üzere okul bahçesinde mesafeye uyarak buluştuk. Temas etmeden farklı oyunlar oynadık. Aynı şeyleri yapardım.

Son olarak geleceğin gençlerine neler söylemek istersiniz?

Geleceğin gençlerine Atatürk İlke ve Devrimlerine sahip çıkmalarını tavsiye ediyorum. Atatürk’ün Küçük hanımlar, Küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.”  Sözünü anımsatmak istiyorum.

Güllü Hanım, değerli cevaplarınızla bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim. 

Asıl ben teşekkür ederim Gül Hanım.

Öğretmenler Gününde, Güllü Öğretmen ile eğitim üzerine…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Nursen ozoglu - Gullu Yaman ogretmenimiz,sizi tebrik ediyoruz,kutluyoruz...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Ocak 17:42
02

Nursen Ozoglu - Gullu ogretmenimiz,sizi tebrik ederiz,kutluyoruz...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Ocak 17:25
01

Binnur Alev - Güllü Yaman hocam okulumuz ve öğrencileri için bir şanstır. Bulunduğu her ortamı ışığıyla aydınlatır.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Kasım 08:09


Anket Başiskele belediye seçimlerinde hangi adaya oy verirsiniz?
Tüm anketler