Galatımeşhur

Benim şair bir arkadaşım var. Hüseyin Özdemir. Ortaokul sonrası gittiği dört yıllık Trabzon Orman Tekniker Okulunu ve daha sonra Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesini bitirmiş. UNESCO 1972 “Dünya Kitap” adıyla yapılan bir yarışmada  “Soruların Ölümü” isimli şiiriyle  birincilik kazanmış bir şair.

Arkadaşım bana  “Ormanın romanı” isimli şiir kitabını gönderdi. İçindeki bir şiir özellikle çok hoşuma gitti.  

YASA

Dayanışmadır varoluşumuz

çimlenirken daha

elele veririz her yandan

birliktedir hareketlerimiz

yararken toprağı köklerimiz

uzar atbaşı gövdelerimiz

 

Düşmanlığı hiç bilmeyiz

yan gözle bakmaz kimse kimseye

güneştedir gözlerimiz

herkes kendi üretir ekmeğini

birbirimizin kazancını yemeyiz

 

Tek bir türkümüz vardır

mutluluk

oyunumuz halaydır

 

Hep beraber

hep beraber

hep beraber

delinmesin birliğimiz

yok oluruz hep beraber

 

Kanunumuz budur bizim

Bu şiirle ağaçların ve ormanın,  yaşam için yaptığı iş birliğini ne kadar güzel anlatmış. Çünkü ormanı oluşturan ağaçların ve diğer bitkilerin yaşam için yaptıkları  iş birliği dünyada hiçbir ekosistemde yoktur. İnsanlar arasında da yoktur. Çünkü bu  ekosistemde ölen bitkiler bile yaşamını sürdüren ve yaşama yeni başlayacak bitkiler için faydalı olmaya devam ederler.

Buradan “galatımeşhur”a geleceğim; diyeceksiniz ki bu ne demek? Genelleştiği için yanlışlığına önem verilmeden  kullanılan  söz, deyim, terim.

Bu konuda en güzel örnek ”taburcu olmak”. Yani tedavisi bitince hastaneden ayrılmak. Savaş sürerken yaralı asker hastanede tedavi olup iyileşince taburuna dönecek duruma geliyor, yani taburcu oluyor. Sadece savaşan askerler için kullanılan bu deyim Türkçemizde hastaneden ayrılan her insan için kullanılıyor. Tam bir galatımeşhur.

Şimdi size soruyorum: “Orman Kanunu” deyimi hepimizin bildiği orman tanımı açısından bir “galatımeşhur” değil midir? Kesinlikle evet. Ormanda süregelen düzenin “orman kanunu” denildiğinde ifade edilenle hiçbir ilgisi yoktur. Bu deyim örneğin İtalyanca, Fransızca ve İngilizce dillerinde de vardır ama onlarda, bildiğimiz ormanla ilintisizdir. Onlarda, bu deyimdeki  orman karşılığı kelime halkın bildiği ormanı (Foresta- Forêt- Forest ) değil, “cangıl”ı (Giungla-Jungle) gösteriyor. Bu nedenle  bu dillerde orman kanunu  “La legge della giungla”  “La loi de la jungle” ve  “The law of the jungle” şeklinde ifade edilir. Cangıl, “balta girmemiş bir çalılık ya da karmaşık tropik bitki örtüsüsüdür ve içinde gezmek vahşi hayvanlar nedeniyle ölümcül düzeyde tehlikelidir. Bildiğiniz ormanın bir alt türüdür.

Gördüğünüz mü !.. Batı ile farkımız “galatımeşhur” konusunda bile ortaya çıkıyor

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?