Kadınların öfkesini denemeye kalkmayın

Güzelim ülkemde ne çok anma günü varmış, “Hele Kasım ayında!”

Haftada bir gün köşesi olan benim için hangisine değineyim, hangisini yazayım diye düşünüyorum. Kasım ayı geçti. Bu yazıyı zamanında yazamadığım için okurlarımdan özür dilerim. Dediğim gibi haftada bir gün yazı yazmanın zorlukları bunlar.

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü, 24 Kasım Öğretmenler Günü.

30 Kasım da şoförler günüymüş. Doğrusu bu günü bu yazıyı yazarken tesadüfen öğrendim. Onların da günü kutlu olsun. Geçmiş de olsa ben yine de kutlamış olayım.

Emekli bir öğretmen olarak 24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili bir yazı yazmak isterdim, ama kadınlara şiddet ve taciz konusunda çok hassas biri olarak bugünü yazmak istedim.

**

25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddeti Önleme Uluslararası Mücadele Günü.

Geçen yıl 23 Kasım günü yani Düzce depreminin olduğu gün. İstanbul Avcılar’da dört kadın 25 Kasım Kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi gününün önemini ve 25 Kasım’da İstanbul’da yapacakları eylem için bildiri dağıtırken güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındılar. Kadınlar o geceyi emniyette nezarette geçirdiler.

Her gün kadına şiddetin, kadın cinayetlerinin işlendiği bir ülkede siz 25 Kasım’da kadınların günlerini kutlamalarına izin verseniz ne olur vermeseniz ne olur? Konuşmalarına izin vermediğiniz ve etrafına polis ordusu yığdığınızı kadınlar kendilerine yapılan tecavüz, taciz ve kötü muameleye karşı seslerini yükselteceklerdi. Bundan mı korktunuz?

Neyse ki bu yıl kadınlarımız hiçbir engelle karşılaşmadan günlerini kutladılar.

Kadınların öfkesi başka öfkelere benzemez. Onlar öfkelenmeye görsünler. Onların öfkesi avucunuza aldığınız suyu sıktığınızda, parmaklarınızdan akan suya benzer. Kendilerine yollar bulurlar. Öyle olmasaydı. 1 Mayıs’lar, 8 Mart’lar, 25 Kasım’lar olmazdı. Bakın! İran’da kadınlar molla rejimini devirmek üzereler. Afganistan’da erkekler Taliban’dan kaçarken Afgan kadınları Taliban rejimine karşı direniyorlar. Cumartesi anneleri yıllardır direniyorlar. Her türlü baskıya, şiddete rağmen yılmadılar. Çamur, yağmur demeden her cumartesi Galatasaray’da buluştular. Neyse ki yeni İçişleri Bakanı Ahmet Yerlikaya kadınların toplanmasına izin verdi ve kendilerine şiddet uygulanmaması konusunda polis müdürlerine gereken talimatı verdi.

Kadınlarımız, kızlarımız öldürülüyor, şiddet görüyor, tacize uğruyorlar. Kasım ayının ilk 20 gününde 18 kadın erkekler tarafından öldürüldü. 2023 yılının İlk on ayında 348 kadın evdeki erkekler tarafından öldürüldü.

Aşkına karşılık alamadığı için, boşanmak istediği için, içkisine para getirmediği için öldürülen kadınlarımız anayasadan doğan protesto haklarını kullanmak isterken eğer gözaltına alınıyorlarsa, bundan utanmak gerekiyor.

Son yıllarda ülkemizde kadınlara uygulanan şiddet ve taciz katlanarak artmaktadır. Bunda siyasi iktidarın kadına bakışındaki önemini vurgulamak gerekir. Eğer ülkenin yönetiminde söz sahibi olanlar, “Çalışan kadının kaportası bozuktur. “Diyanet İşleri Başkanı”, 9 yaşındaki bir kız ile evlenilebilir” diyorsa, o ülkede kadına şiddeti ve tacizi önleyemezsiniz.

Kadına şiddetin azaltılması için ülkeyi yönetenlerin ve yetkililerin dillerine dikkat etmeleri gerekir.

Kadına şiddetin ve tacizin önlenmesi için bu tacizcilerin ve katillerin gereken cezayı almaları gerekir. Mahkemede kravat taktı diye “İyi hal indirimi” uygulanıyorsa, kadına şiddeti ve tacizi önleyemeyiz. Bu nedenle Türk Ceza Kanununda bu konuda yasal düzenlemeler ivedilikle yapılmalıdır. Lafa gelse ”Cennet anaların ayaklarının altındadır” diyoruz. Diyoruz da, aynı analar “Analar ölmesin, şiddet görmesinler, tacize uğramasınlar” diye ayaklarını devlet eliyle kırıyoruz.

Gelin şiddete ve cinsel tacize maruz kalan analarımıza, bacılarımıza, kızlarımıza sahip çıkalım. Bu konuda Cumhuriyet Halk Partisinin kurduğu iletişim bürosu çok önemli. Şiddete veya tacize uğrayan bir kadın, kız 4448582 nolu telefonu arayarak yardım isteyebiliyor. Yetkililer isterse, avukat, isterse psikolog gönderiyorlar.

Cumhuriyet Halk Partisinin kurduğu bu iletişim hattı çok önemli. Ancak bunun duyurusunun yeterince yapılmadığını düşünüyorum. Parti bu konunun önemini belirten el ilanları, broşürler düzenleyip, kapı kapı dolaşıp dağıtmalıdırlar. Partinin üst yönetimi, kadın kollarını bu konuda harekete geçirip, illerde, ilçelerde mahallelerde toplantılar düzenleyip, bu konu kadınlarımıza, kızlarımıza anlatılmalıdır.

Kadınlara da bir sözüm var. Türkiye’de kadın nüfusu erkeklerden fazla. Eğer kadınlar birleşirse, onların önünde hiçbir güç duramaz. Her zaman dünyaya barışı kadınların getireceğini savunanlardanım. Barış onların avuçlarının arasında. Kadına şiddetin önlenmesi için mücadele eden tüm kadınları selamlıyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Alim Okutan - Sayın yazar

"Cumartesi anneleri" anne de, Diyarbakır anneleri "anne" değil mi?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 04 Aralık 15:13


Anket Başiskele belediye seçimlerinde hangi adaya oy verirsiniz?
Tüm anketler