SANA ÇOK KIZIYORUM...

Merhaba sana bir şeyler soracağım. Aslında bazı ruh hallerimin nedenlerini bulamıyorum. Bunları çözümlemem için yardımın lazım. İstediklerim uzun bir süre olmayınca önce acayip kızıyorum. Sonra da küsüyorum. Bu neden oluyor?

Kime kızıp, küsüyorsun. Biraz açar mısın?

'Bilmiyorum.' diyeceğim kızacaksın. O yüzden biraz düşüneyim. Sen sorarsın ya 'Ne istiyorsun?' diye. Ben yaşamımda istediğim şeyleri oldukça zor olsa da belirledim. Ama olmuyorlar. Önce sana kızıyorum. Sonra da belki hayata küsüyorum.

Sen bir şey istiyorsun olmayınca da bana mı kızıyorsun? Çok adaletlisin.

Yaa öyle değil. Kendimde kızacak bir şey arıyorum, bulamıyorum. Safça iste dedin. Talimatı sen verince de aklıma kızacak kimse gelmiyor.

Bana kızarken sana anlattığım doğadaki canlılar örneğini hatırladın mı?

O anlarda hatırlamadım evet. Şimdi bir tekrar edeyim. Yanlışım varsa düzeltirsin. İstekler bir şeyleri tatmin ediyordu. Açsam, doymak istiyor bir şeyler yapıyordum. Yiyeceklerimi satın alıp, pişirip sonra da yiyordum. Böylece doyuyordum. Yemek örneği benim istediğim sevgili kısmına pek uymadı ama. Sevgili bir yerlerde satılmıyor çünkü. İyi bir işte öyle. Aslında sen anlattın da ben parçaları birleştiremiyorum.

**

Ben seni doğru mu anladım? Sen istiyor ve o şeyin senin olmasını bekliyorsun. Bizim konumuz hiç bir zaman bu olmadı. Biz o istediğimiz için doğadaki canlılar gibi savaşmalıyız. Ama kendimizle. Kendimizi geliştirmeli, karşımıza çıkacak o sevgili ile yan yana yürüyebilecek hale gelmeliyiz. Bilgi toplamalıyız. Bunu okuyarak, eğitimler alarak, insanlarla konuşarak, etrafımızı izleyerek yapabiliriz. Ve zaman içinde bir kaç ilişkinin içinde kendimize bakmalıyız ki bilgilerimiz sonrası ne deneyimledik görelim. Duygularımız nasıl oluyor o ilişkide? Bunları atlatabiliyor muyuz? Yoksa duygusal mı kalıyoruz? Yeni bir iş ise konu o başka bir boyut.

**

Bunları hatırlıyorum elbette. Ben sana soruyu yanlış sordum galiba. Bir şeyi istedim. Kendimi geliştirdim. İlişkiye girdim. Sonra bitti. Sana orada kızıyor olabilirim. Yok yaa kıvırıyorum. Ben sana kızmaya, hayata da küsmeye yer arıyorum. Benim derdim istediklerimle yaşadığım hayatın sürekliliğini sağlayamamak olsa gerek. Ara ara kopmalar ya da kayıplar yaşayınca oluyor her ne oluyorsa.

**

Hayatını getirdiğin yeri görebildiğini umuyorum. Yıllar boyunca oldukça geliştin. Bu gelişimi hep istediklerini elde ederek, her şeye hep pozitif bakarak, kusursuz olmaya çalışarak sürdüremezsin. Sen bunların tam terslerinin varlıklarını kabul etmeli ve o olumsuzlukları yaşamayı göze almalısın. Bu karşılaştığın negatifliklerle baş etmeyi öğrenmezsen sürdürebilir bir hayatın olmaz. Olumsuzlukların sana göre öyle olduklarını, başka türlü bakınca da dönüştüklerini göreceksin. Sana taşınmak isteyen ya da eğitimi için yurt dışına gitmek isteyen partnerlerinden ayrıldın. Kendini daha düzgün anlatabilir, sabırla onların teklifleri sonrası neler yaşayacağını deneyimleyebilirdin. Evet istemek önemli. Onun için uğraşmak ta öyle. Lakin yaşam devam ederken başına gelen, karşına çıkan olumsuzluklar seni sadece büyütmeye gelirler. Büyümezsen çabucak küsersin, Hayata...

**

Ben seni bu sefer gömerim diyordum. Sen benim üstüme son toprağı atıyorsun. Şaka bir yana haklısın. Sana bir şey daha sormak istiyorum. Şimdi ben bir şeyle karşılaşınca neden donup kalıyorum. Yani yeni bir teklif geliyor önüme ve ben ilkokul çocuğu gibi tüm bildiklerimi unutuyorum. Kimi zaman sert görünmek için hayır diyorum. Bazen karşı tarafı uyuz etmek için zaman istiyorum. Bazen de evet diyorum, betim benzim atıyor. Uykularım kaçıyor valla.

**

Kararsız kalıyorsan elindeki veri bir cevaba gitmen için yetersizdir. Ya kendini o seçimin içinde hiç hayal etmediğin için konu sana yabancıdır ya da konfor alanının en hassas noktasıdır o yeni şey. Sen de donar kalırsın doğal olarak. Konuyu tartışacağın, masaya yatıracağın, sorularına cevap bulacağın kişi sana teklifi yapan kişidir. Ama muhtemelen sen bu öneriyi onun dışında onlarca başka insanla konuşup kararsızlığına kararsızlık katmışsındır. Ya bu teklif bir sürü güzel deneyimi başlatacaksa? Bunu hiç düşündün mü? Ama sadece güzel olmasını. Korkularını ziyaret etmeden... İstediğin şeyler, korktuğun kadar geç gelir ve beklediğinden daha az olur o hayal ettiğin.

**

Üzerime attığın toprağa bu son diktiğin tüy bana kendimi bayağı iyi hissettirdi. Sağol. Her şeyin suçlusu olmak ne kötü bir duygu, bilemezsin. Neyse bu da bir farkındalık. Bu zamana kadar olan halim buydu. Senin anlattıklarını uygulayıp, dönüştüreceğim yarım kalan taraflarımı. Kızarsam gelirim yine...

Başımın üstünde yerin var... 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuz Tokgöz - Mesaj Gönder

# yeni

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Başiskele belediye seçimlerinde hangi adaya oy verirsiniz?
Tüm anketler