Ülke sirke döndü

Görüyor musunuz Türkiye’yi ne hale getirdik?

Tam sirk!

Akrobatlar…

Cambazlar…

Palyaçolar…

Sihirbazlar…

Trapezciler…

Tek tekerli bisikletçiler…

Büyücüler…

Hokkabazlar…

Ne ararsan var.

32 kısım tekmili birden!

“İllüzyon gösterisi” yapanı mı ararsın…

İpte yürüyen cambazları mı…

“Cambaza bak” deyip milletin cebindekileri yürütenleri mi…

Bütün rezilliklere rağmen halkı eğlendirmeye çalışan palyaçoları mı…

Şahsi çıkarı için bir taraftan diğer tarafa salınan trapezcileri mi…

Devletin temel kurallarını değiştirmeye kalkan akrobatları mı…

Dünyanın en ünlü sihirbazı David Copperfield’i sollayan yerli ve milli sihirbazları mı…

Dünyanın en büyük sirki Kanada’nın Montreal kentinde.

Cirque du Soleil…

Ama üzülmeyin, “Türkiye’deki sirk” de Cirque du Soleil’i aratmaz.

Bu nedenle uluslararası sirkler, Türkiye’ye uğramaz oldu.

Neden gelsinler, vatandaş zaten her gün gece gündüz “bedava sirk” izliyor.

*“Mala çökme” bizde.

*“Bir mahkemenin bir üst mahkemeyi mahkemeye vermesi” bizde.

*“Bir katilin iyi halden serbest bırakılması” bizde.

*“Anayasayı yok saymayı marifet sanma” bizde.

*“Devleti kurum ve kurallarıyla değil, kurumsuz ve kuralsız yönetmeye kalkma” bizde.

*”Dünya yeraltı dünyasının Türkiye’yi üs seçmesi” bizde.

*”Tıfıl bir banka müdiresinin futbol dünyasını soyup soğana çevirmesi” bizde.

*”Üretmeden tüketmek” bizde.

*”Kısa yoldan köşeyi dönmek ve borçla yaşamayı marifet sanmak” bizde.

*”Zorla bulabildiğimiz borçla caka satmak ve itibardan tasarruf etmemek” bizde.

*”Yüksek enflasyonla ülkeyi yaşanmaz hale getirmek” bizde.

*”Dünya bilim ve teknolojide ileri giderken, Türkiye’nin Ortaçağ bataklığına doğru yönlendirilmesi” bizde.

*”21.yüzyılı yaşamamıza rağmen, insanlarımızın din ve Allah’la aldatılmaya devam edilmesi” bizde.

*”Siyasetin zenginleşme aracı olarak kullanılması” bizde.

*”Evrensel hukuk kuralları uygulanmadığı için yatırımcıların ülkemizi terk etmesi” bizde.

*”Üniversite diploması sahte olanların, milletvekili ve belediye başkanlığı koltuğunda oturması” bizde.

*”Güç sahiplerinin suçsuz, güç sahibi olmayanların suçlu ilan edilmesi” bizde.

*”Dinci teröristlerin affedilmesi, gazeteci, aydın ve paşaların hapiste tutulması” bizde.

*” Cumhuriyet ve Atatürk’e hakaret edenlerin rektörlük gibi makamlarla ödüllendirilmesi” bizde.

*”95 bin cami varken, okulların da camiye dönüştürülmesi” bizde.

*”Atanamayan bunca öğretmen varken, atanamayan tek bir imamın bulunmaması” bizde.

Daha hangi birini yazayım?

Özetle “bir ülkeyi batırmak için, yapılması gereken her şeyin yapılması” bizde.

İktidarıyla muhalefetiyle tam “akıl tutulması” yaşıyoruz.

Türkiye sirke dönmüş; ortalık akrobat, cambaz, palyaço, sihirbaz, büyücü, hokkabaz kaynıyor; ülkemizin güya aydınları, güya gazetecileri, güya sivil toplum dinamikleri, güya akademisyenleri “üç maymunları” oynayarak seyrediyor.

Görmüyorlar…

Duymuyorlar…

Konuşmuyorlar…

“Sarı öküz” gideli çok oldu, sıra kendilerine geliyor, ama farkında değiller.

Ülkemizin ne yapıp ne edip sirk ortamından kurtarılması şart!

Akrobatların, cambazların, palyaçoların, sihirbazların, büyücülerin ve hokkabazların güçleri devam ettiği sürece, Türkiye’nin düzlüğe çıkması çok zor!

    

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

ADEM X - SORUN NE;

Bu toplumu ahlaklı,dürüst,çalışkan,erdemli,birbirine saygılı yetiştirmeyen aile,okul,çevre,iş hayatı ortamında bulunan bizleriz,

Kimi kime şikayet ediyoruz anlamadım.

1.derece deprem bölgesi olduğu bilinen şehirlerde yapılaşma,imar,kat yüksekliği,zemin sağlamlığı gibi değerlere bakılmadan sonuçları yargılamak yanlış.

İmar rantı paylaşımından direk nemalananlar ve onlarla işbirliği yapanlar öncelikle AHLAKİ sorgulamadan,kanuni cezadan çekinmedikçe sonuç değişmez,hiç değişeceği de yok.odadar,dernekler,politik karar vericiler de de niyet yok.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 12:22
04

Osman Han - daha 5 yıllık Devlet Hastanesini boşaltıp, Şehir Hastanesine taşıyan, devleti borçlandıran, ama Şehir Hastanesinde KBB muayenesi için 15 gün sonraya randevu alınabilen bir acayip ülke olduk.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 06 Aralık 14:31
03

Jeol.müh. Behzat Gönül - Ülkemizin deprem ve kentsel dönüşüm konusunda sirk gösterilerine döndü. "Deprem ve Zarar Azaltılması" haberlerinin yorumlarına görüşlerini belirten insanlar, bu sirk dalkavukluğuna anlamlı mesajları ile kanmadıklarını cevap ve uyarı olarak yazdıkları halde, uzman olan bazı emekli ve görevdeki akademisyenler ile Prof.'ları şapkadan peluş tavşan çıkarmayı sürdürmekteler. Bu hafta, bir emekli akademisyen K.Maraş depremi sabahı gelen telefon ile saatlerce ağladığını mendille göz yaşlarını silerken anlatması sirk sahnesi değildir. 2021 yılında emekli ve mendille ağlayan bir akademisyen; deprem araştırması yapanlar, deprem tarihi verenler, deprem tahmini yapanlara şarlatan diyen bu emekli Prof., 2022 yılı sosyal medya hesabından ve tv ile basın haberlerinde " bu yerlerde deprem olacak, bakın ben geçen hafta ve 15 yıl önce söyledim ve bu depremi önceden bildim, ..." türü anlatımlar yapıp insanların aklını küçümsemesinin özgüveni nedir? Bu gelisme üzerine, ben de 20 yil önce basında çıkan haberlerimi ve bu Prof.'tan bir ay önce yaptığım deprem haber yorumlarımı ve de deprem olan yerdeki Belediye ve Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlarına yazdığım çalışma talep dosyalarımın kargo gönderi faturalarını gösterip, bu depremleri bu Prof.'tan önce bildiğimi kanıtlama sirkine katılmak zorunda kaldım.

Jeoloji Mühendisi olarak, başta 17/08/1999 yılı Ml:7.4' lük Kocaeli depremi ve halen depremleri önceden tespit yapabilmeyi sürdürmekteyim. Tv ve basında yer almaktadır. Şahitlerim ve delillerim var. Beklenen büyük İstanbul depremi bir şirk sahnesi olmayacaktır. Bugün insanların aklını küçümseyen bazı deprem uzmanları ve Prof.'ları gerçek sahnede ne yapacaklarını merak ediyorum. (Jeoloji Müh. Behzat Gönül / Kocaeli).

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Aralık 13:15
06

Jeol.Müh. Behzat Gönül - @Jeol.müh. Behzat Gönül 03 nolu yoruma cevabı: Meryem hanım, sizin yazdiklariniz benim için 1999 yılında kaldı. Günümüzde çok yol kat edildi. Gündemi sıcak tutmak, bilenlere hatırlatmakta, yeni görenlere doğru bilgi vermek gerek, bu sayede depremi bildiğini iddia edip iş insanları ve işletmelerin çeşitli kademelerde görevli müdürlerini kandırıp haksız kazanç elde edenler yakalanmaktadır. Şahitlerim arasında siyasi parti liderleri, eski bakan ve milletvekilleri, aktif bakan ve milletvekilleri, basın mensupları var.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Aralık 21:20
05

Meryem Zilzal - @Jeol.müh. Behzat Gönül 03 nolu yoruma cevabı: Benim de ;

Deprem öncesi beyin damarlarım şişmiş, baş, diş, mide ve bacaklarımda çok büyük ağrılar meydana gelmiş, saatim de durmuştu. Ağrı, diş etime vurunca 5'in üzerinde deprem oluyor. Saç tellerim acıyınca da 6 üzerinde deprem oluyor.

Kimse bana inanmıyor.

Yardım eder misiniz?

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 06 Aralık 16:32
02

Gölcüklü - Kocaeli özelinde

Tren istasyonlarını kapatıp, milleti otobüslerde üst üste taşımak bizde,

Pandemi dönemi Çamaşırsuyu ile yolları yıkayıp denizi kirletmek bizde.

Milletin vergileri ile kendi afişini ilçe girişine asmak bizde.

Kavaklı depremde sular altında kalmışken, haldıre ve değirmendere sahilini doldurmak bizde.

YAya üstgeçidi yapamayıp, köy okullarını "maliyet " diye kapatıp, yediemin işgalini engelleyemeyip, hiç kullanılmayacak hamamı restore etmek bizde.

Elektrik, su kesintilerini engelleyememek

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 06 Aralık 03:29
01

Aslan Aslaunutmaz - Ülkelerin zaman zaman demiryumrukla yönetilmesi anlayışını savunurum. Tabi kastım mazlumun tepesinde dönen demiryumruk anlayışı değil, sirke çeviren unsurların üstünde olması gereken! Sene 1980’ler, yer İzmit Sanatokulu bahçesi, her sabah öğrenciler okulun girişinde toplanıyorlar derse girmeden önce. Taş binanın iki girişinden sağdaki girişin önünde bulunan üç basamağı hızlıca tırmanıp öğrenciye gür bir ses tonuyla günaydın diyen Zonguldak’lı Başmüdür muavinini eminim o yılları yaşayan herkes hatırlıyordur. Disiplin ve toplum bilincinin aşılandığı o günlerden bugünlere gelene kadar yapılan hatalar artarak devam ediyor. Yıllar önce bir söz demiştim, belediye yönetmekle devlet yönetmek aynı şey değil diye , o günlerde bazıları bu sözü yadırgarlardı lakin geldiğimiz bunca zamanda kısmen olsa beni haklı çıkaranlar şu anda bu satırları yazıyor olmazdım yorumuma. Allah bu milleti ve devleti cahillerden korusun, ne diyeyim.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 06 Aralık 03:29


Anket Başiskele belediye seçimlerinde hangi adaya oy verirsiniz?
Tüm anketler