BELEDİYELERİN YENİ YÜZÜ VE HÜSEYİN EROL

Belediye başkanları seçildikleri yerlerde yaşayanların babalarıdır. Bir ailede baba ne gibi önemli sorumlulukları taşıyorsa, belediye başkanlarınınki bir adım ilerdedir. Yakın zamana kadar belediyelerin ve onları yönetenlerin sorumlulukları daha azdı. Kentte yol, elektrik su gibi temel hizmetler iyi yönetiliyorsa, çöpler düzgün toplanıyorsa ve bu hizmetler kentlerin büyümesine paralel yürütülüyorsa bu başarı kabul edilirdi. Artık başarılı sayılmak için bunlar yetmiyor.

Toplumun ekonomik ve sosyal değişime bağlı olarak çağın gerektirdiği, çoğalan ve çeşitlenen ihtiyaçları, yeni beklentileri ve istekleri, yepyeni bir hizmet anlayışını gündeme taşımaktadır. Ülke içinde yerleşim birimleri arasında dengesiz ekonomik farklılıklar, nüfus artışına bağlı göçler, bu farklılıkların artışını körüklemektedir.

İşin gerçeğini ararsak, bugün ülkemizde alt yapısını, ulaşımını, imarını, tümüne yakın tamamlamış bir yerleşim olduğunu söylemek hiç doğru olmaz. Bütün kentlerimizde yaşantımızı zorlaştıracak tüm eksikler, yanlışlar bir ejderha gibi karşımızda duruyor. Örneğin büyük Marmara depremi beklentisi altında İstanbul’da tam 300 bin konutun yıkılacağı hesaplanıyor.

Her bir metre kare toprağı, bütünüyle yıkıcı deprem tehlikesi altında bulunan yurdumuzda Kahramanmaraş depreminin gözlerimizin içine soktuğu acı manzaralar, bu yaşamsal eksikliğin en yakın örneğidir. Resmi olarak 50 bin, gayri resmi olarak daha fazla olduğunu bildiğimiz insan kaybı, eksikliklerin, ihmalin, vurdumduymazlığın, kısacası insana değer vermeyen anlayışın abideleşen kanıtlarıdır. Son iki yıldır iklim değişikliği nedeniyle illerimizi, ilçelerimizi vuran doğal afetleri de bu facialara ekleyebiliriz.

İçinde yaşadığımız çağın gerekleri, belediye hizmetlerinde yeni bir kapıyı açtı. “Sosyal Belediyecilik”.

Artık belediyeler sorumlu oldukları yerlerde yeni bir hizmet anlayışı ile çalışmak zorundalar.

Gelişmiş ülkelerin yıllar önce uyguladıkları, vatandaşlarına yönelik sosyal hizmetleri, ülkemizde neredeyse ilk kez 2019 seçimlerinden sonra özellikle CHP’li başkanların yönettiği belediyeler tarafından uygulanmaya başladı.

Kreşler, öğrenci yurtları, ulaşımda annelere ücretsiz seyahat imkânı, kütüphanelerin çoğaltılması, tarihi yerlerin restorasyonu, bölgelerde çocuklara yönelik çeşitli eğlencelerin düzenlenmesi, devlet eliyle gerçekleşemeyen acil yardımların organizasyonu, çocuklara günlük süt servisi, yoksul ailelere gıda ve yakacak, düşük maaşlı emeklilere aylık para yardımı, evsiz ve kimsesizlerin barındırılması, askıda fatura, askıda ekmek projeleri, iş arayanların istihdamı, doğal afet bölgelerine el uzatılması… Daha insana el atan birçok hizmet…

Ve bu iyiliklerin Türk geleneklerine uygun, reklamdan uzak, partizan bir kayırma anlayışının dışında gerçekleştirilmesi.

Devletin her şeye yetişemediği gerçeği ile gerçekleştirilen hizmetler sosyal dayanışmayı sağlayan yeni belediyecilik anlayışıdır.

Yeni bir yerel seçimin eşiğindeyiz.

Aday adayları belirleniyor. Bir süre sonra partilerin kentlerimizi, beldelerimizi yönetmeye talip belediye başkan adayları kesinleşecek. Yarış başlayacak. Bu yarışlarda büyüyen kentlerde vatandaşa aday adaylarını, sonra adayları tanıtmak için çalışmalar yapılacak. Partiler ve adayları kendilerini tanıtmak için çeşitli çalışmalar yapacaklar.

Bu konuda biz gazetecilere de görev düşüyor. Kenti, ihtiyaçlarını, adayı, geçmiş hizmetlerini yakından tanıyıp, objektif bir değerlendirme ile kişisel görüşünü ortaya koymak iyinin seçimi için bir meslek görevidir.

Uzun yıllar bu kenti yaşamış, hizmet vermiş, insanlarını değerlendirmiş bir kişi olarak benim adayım Hüseyin Erol’dur.

Kim olduğuna gelince: İzmit’te doğmuş büyümüş, , köklü bir aileden gelmiş, aile kurmuş, çok genç yaşından itibaren sosyal çalışmalara büyük katkı sağlamış bir İzmit aşığıdır.

Belediye ve belediyeciliği bilen, çevreyi tanıyan, insanlarla ırk, din, mezhep, siyasi farklılık gözetmeden ilişki kurması ile tanınır. İhtiyacı olanlara hiçbir resmi bağı olmadan yıllarca yardım kurumu gibi, sadece kendi ve hayırsever İzmitlilerin imkânları ile yardım eden bir yardımseverdir. Yıllar önce internette kurduğu “Biz İzmit’iz” platformu ile binlerce İzmitliyi birbirinden haberli kılmaktadır. Ayrıca en son olarak da “İzmit Kent Konseyi Başkanı” olarak önemli görevler gerçekleştirmektedir.

Onu sadece seven değil, tanıyan, gönül yoluyla değil akılla değerlendiren, ölçüp biçip bir kişi olarak, belediye başkanlığına değer görüyorum. Kendisinden beklenen çalışmaları gerçekleştireceği düşüncesi ile tanıtıp, destekliyorum. Aynı özellikleri taşıyan bir aday çıkarsa ona da aynı ilgiyi ve desteği göstereceğimden emin olun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Filiz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Özgür Gazetecilik - Aklım erdiğinden bu yana Özgür gazeteciliği savundum ama siz Syn Erol ile ilgili şahsını ilgilendiren de değil partinin itibarını kadına saygı ve değer ilkelerini ve kentimizin geleceğini ilgilendiren aday olmaması gerektiği ile ilgili yorum yazdım fakat yayınlamamışsınız.Gazeteliz Syn. Erol tarafı gibi ama özgür kalemler taraf tutmamalı,halktan yana kalemini kullanmalıdır çünkü yakın çevresinin sevmesi adaylık için yeterli olamaz.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 11 Aralık 10:33
01

Siyaseten Hayır - Adnan Bey yazılarınızı takip ettiğim yılların basın emekçisisiniz hatasız insan olmaz ama siyaset maalesef farklı bir arena.Sosyal medyada;kadına,tüm kadınları içeren aşağılayacağı paylaşım yapan,medyaya düşen,parti tarafından ihraç istemiyle disipline verilen,yanılmıyorsam hakkında dava açılan bir kişi ilke olarak kadın haklarına ,kadına değer veren bir partiye aday olabilir mi?Kadınlar yıllar geçse de asla unutmaz bir kadın olarak ben de doğru bulmuyorum.Ülkemiz için hayati önem taşıyan bu seçimlerde CHP’nin böyle bir hata yapma lüksü olmamalı.Seçilebilmesi için yakın çevrenin sevmesi yetmez.Sizin gibi yılların kalem ustasının kadınlar söz konusu olunca tüm sözcüklerin yetersiz kalacağını düşünmeniz gerekmez miydi?Saygılarımla...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 11 Aralık 00:09


Anket Başiskele belediye seçimlerinde hangi adaya oy verirsiniz?
Tüm anketler