CÜZDANDAKİ HAİN KURT…

Sigara… Zevk ağacı… Baş belası… Ölüm makinesi…

Ve şimdi “CÜZDANI KEMİREN KURT”…

Her zaman yazarım, söylerim.

Devleti, ulusu, toplumu yönetenler, kendi inançlarını, dünya görüşlerini, alışkanlıklarını yönettikleri topluluklara, bireylere dayatmamalıdırlar. Bu zorlamayı çeşitli araçları kullanarak gerçekleştirmek, kişinin özgürlüğüne doğrudan tecavüzdür.

**

Sigara zararlıdır, öldürücüdür… Ama insanlardan bazılarının yaşam zevkidir.

Vatandaşlarını bu zehirden korumak yönetimin görevidir. Ama bu koruma insanın doğal hakkını engellemekle olmamalıdır.

Son yıllarda içkilere ve sigaraya yapılan zamlar, ölçünün dışına çıkıp, insan hayatını tehlikeye sokmakta, geçimini zorlaştırmaktadır. Merdiven altına üretilen kaçak içkiler ve sınırlardan geçirilen kaçak tütünlerin, yaşamsal ve ekonomik kayıpları sadece bireylere mi aittir.

**

Sigara hayatın bir gerçeğidir.

Sigaranın her ilk içende bir anısı vardır, acı, tatlı, bunu yadsımayalım.

Acısından başlayalım. Yukarıpazar, Düzyol sokaktaki evimizdeyiz o yıllarda. Çocuktuk… ‘ Yangın var!’ dediler. O zaman İzmit küçük bir kent. Böyle olaylar sık olmaz. Cankurtaran sireninin bile kırk yılda bir duyulduğu bir dönem. Çevrede bir heyecan… ‘’Sizin mahallede ‘’ dediler. Koştuk, bakkal Hasan Amca’nın dükkânından aşağıya doğru kalabalık akıyor. ‘’Daha aşağıda’’ sesleri uçuşuyor. Soluk soluğa daha aşağılara koştuk. Yenituran bayırının daha yukarısında dar bir sokak… Yolun sağında tek katlı bir ahşap ev, cayır cayır yanıyor. Hamamın yanında bulunan itfaiyedeki amcalar hortum tutmuşlar. Bir bağırış, çağırış… Aaa, tanığımız bir ev, içinde yaşlı bir amca yaşıyordu… Kimsesizdi. Yoldan geçerken camın kenarından bize bakardı. Saç sakal karışmış, bakımsız halini şimdi bile anımsıyorum. Eşi birkaç yıl önce ölmüş. Kimsesi yokmuş.

** Bazen onun görüntüsü ürküntü verirdi. Bazen de öyküsünü bildiğimiz için acı! Göğe yükselen alevler arasında ahşap ev kısa sürede yok oldu. Ortada kalan sadece enkazdı. Manzara çok kötüydü. O arada ‘’adam içeride kaldı, yandı’’ dediler. Yüreğime ateş düştü. Hava kararmıştı. Eve döndüm, kabus dolu bir gece geçirdim. Sabah erkenden yangın yerine koştuk. Böyle bir enkazı ilk kez görüyordum. Çocuk merakı bu ya… Hem korku, hem dürtü… Adamın yanmış cesedi neredeydi? Ciddi görünüşlü ve kıyafetli adamlar, ellerindeki kağıtlara bir şeyler yazıyordu. Biri ‘’ Yangın sigaradan çıkmış… Yatakta sigara içmenin sonu bu ‘’dedi. Yaşamım boyunca bu sözleri, hayalimde canlandırdığım ‘yatağında sigara içen adam’ı unutmadım…

** Sigara zevk, dedik ya… Herkes gibi benimde onunla bir tanışma öyküm var… Başlangıçlar hep meraktan doğar. Lisedeyiz. En yakın arkadaşlarım İsmet Üçüncüoğlu, Yaşar Kuzu. İsmet lise birden itibaren sigara içerdi. Hem de ne içerdi? Bafra’yı yakıp içine öyle bir çekerdi ki, biz görünce yutkunurduk. Ama zamanımız gelmediğine inandığımız için ikimiz de uzak durduk. Sonra bir gün vitrinlerdeki Bafra, Gelincik, Yenice, Samsun marka sigara paketlerinin arasına filtreli mentollü Çamlıca katıldı. Ambalajı bayağı fiyakalıydı… Yaşar’la şık sigara paketleri karşısında meraklandık. Artık ergendik, denememizin zamanı gelmişti. Harçlıklarımızı birleştirip bir paket satın aldık. Sonra kuytu bir köşede sigaraları tüttürdük. O tarihlerde gençlerin ulu orta herkesin yanında sigara içmesi ayıptı. Ne yalan söyleyeyim, o da ben de içtiğimizden hiç keyif almışa benzemiyorduk, ama bunu birbirimize söyleyemedik. Artık en azından sigarayı tadan gençlerdendik. O paketi bitirdik mi bitirmedik mi hiç anımsamıyorum… Yıllar geçti, yükseköğrenimlerimiz bitti, evlendik… Sevgili arkadaşımız İsmet avukat oldu. İki çocuk babasıyken genç yaşında akciğer kanserinden öldü. Yaşar ise Milli Eğitim Müdür Yardımcılığından emekli oldu, hiç sigara tutkusu olmadı. Ben mi? Onun da öyküsünü anlatayım.

** Lise son sınıf bitti. Yaz tatili geldi. Doğuş Gazetesi Gölcük’e taşınmıştı. Birsen Özkaya ağabeyim bir gün ‘’Gelmiyor musun’’ dedi. Gitmez olur muyum? O yıllarda Üsküdar faciasından sonra Körfez’de; Çengelköy, Beylerbeyi ve Vaniköy Vapurları çalışıyor. Tabuta benzeyen Üsküdar’dan sonra bunlar birer lüks yolcu gemisi. Sabahları vapurla gidiyor, akşamları dönüyorum. Körfez’de seyahat etmek büyük bir zevkti. Deniz pırıl pırıl… Hava mis gibi ve vapurlar büyük olduğu için oldukça tenha. Mentollü Çamlıca’dan zevk almadığım için bir de o günlerde yeni çıkan filtresiz Yeni Harman’a taktım kafayı. Kutusunu çok beğendim. Vapura kont gibi oturuyor, havalı bir biçimde güzel paketten çıkarıp bir sigara tutuşturuyordum. Bunun kokusu da lezzeti de, havası da farklıydı. Tanıdıklardan gören de yoktu. Oh tam bir keyif… Ama bende İsmet gibi tutku yoktu. Hiçbir zaman da olmadı. Liseyi bitirip Üniversiteye başladığım yıllarda, o aralıklı sigara içme olayı aynen devam etti. Okulun üçüncü ayında Milliyet Gazetesinde işe başladım. Hafta sonları İzmit’e eve geliyorum. Bir Cumartesi akşam yemeğinden sonra tatlı tatlı söyleşirken babam sigara paketini açıp bana bir Gelincik uzattı. Neye uğradığımı şaşırdım. Bana ‘’ Sigara içtiğini biliyorum. Yemekten sonra bir tane iyi gider…’’ dedi. Ben ‘’baba- ama’’ diye kekelerken gülümseyerek şöyle devam etti… ‘’ Bana yanımda sigara içmeyerek saygı göstereceksen kalsın öyle saygı…’’ Sigarayı aldım, nasıl yaktım hatırlamıyorum, bir de o sigarayı yedim mi, yoksa içtim mi, onu da!’…

** İzmit Ticaret Odası, Sanayi Odası ve Fuarlı yıllarım sigara ile iç içe geçti. Çünkü başkanım Şahabettin Bilgisu tam bir sigara tiryakisiydi. Baba oğul gibi her gün birlikte olduğumuzda tüttürdük durduk. Favorimiz Samsun’du. Sonra Maltepe’ye döndük. İkimizin de bir korkusu vardı: Genel Sekreter rahmetli Tahir Şekersoy tam bir ‘otlakçı’ydı. Onunla birlikte çalıştığımız yıllarda bir paket sigara satın aldığını görmedim. Ama masa üzerindeki her pakete sırıtarak ulaşır, bizden fazla keyifle tüttürürdü. Beni öyle sigara kolik falan sanmayın. O zamanlarda sigaranın zararları hakkında fazla bilgimiz yoktu. Sigara düşmanlığı bugünkü gibi gündemde değildi. Bir cumhurbaşkanının vatandaşın sigara paketlerine el koyup, içmeyeceğim diye söz verdirmesi aya gitmek kadar sansasyon yaratırdı.

Bugünlerde karnını doyurma savaşı veren vatandaşların, yapılan ölçüsüz zamlardan sonra sigara tiryakisi olarak ne büyük güçlük çektiğini tahmin etmek güç değil…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Filiz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ismail - Yeni Harman yassı kutusunda filtresiz çok sert bir sigaraydı. Tahir Şekersoy beyefendi satırlarına geldiğimde istem dışı gülebildim:)) Güzel bir tatil günü yazısı, teşekkürler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Ocak 09:40


Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?
Tüm anketler