Yeni bir ruha, yeni bir heyecana ihtiyacımız var

Çok kötü gidiyoruz, çok!

Bütün kurumlarımız, bütün değerlerimiz sapır sapır dökülüyor.

Devletin neresinden tutsan, elinde kalıyor.

Gerçek aydınlar, ülkemizin kötü yönetiminden son derece tedirgin.

Bu aydınlardan biri de Dr. Recep Sanal.

Sanal, devletimize uzun yıllar “kaymakam” ve “içişleri bakanlığı mülkiye başmüfettişi” olarak hizmet etti.

Süleyman Demirel ve Ahmet Necdet Sezer’in cumhurbaşkanlığı dönemlerinde “önemli yolsuzluk iddialarını” soruşturdu.

Daha sonraki dönemde, baktı ki devlet yönetiminde “liyakat” değersizleşiyor, 49 yaşında emekliye ayrıldı.

O günden bugüne, siyasetçilerin devlet yönetimiyle ilişkilerini gözlüyor, tespitlerini kitap ve makale olarak yayınlıyor.

Recep Sanal, benim de düzenli okurlarımdan biri.

Yazılarımla ilgili görüşlerini ara sıra paylaşır, bana güç verir.

Kalemi keskin, görüşleri nettir.

Bugün üç mesajını köşeme alıyorum.

Vatan evlatlarımızın acısı

*****

“Tanzer bey merhaba,

Kötü yönetimin kurbanı olan vatan evlatlarımızın acısı, biz Türk aydınlarının yüreğini yakmaya devam ediyor.

AB, ABD, Çin, Rusya... Bunların hepsi kendi aydınlarının yazdıkları senaryoları kendi yetiştirdikleri devlet adamları marifetiyle gerçekleştiriyorlar.

Bizim şimdiki senaryomuzu bilen var mı? Oysa ilk senaryomuzun ruhu "Milli Mücadele ile Milli Devletin kurulması" idi. Fakat 10 Kasım 1938'den başlayarak bu ruhun aşama aşama nasıl söndürüldüğünü gördük?

Onun bunun peşine takıla takıla, devletler okyanusunda dümeni kırık gemiye döndük. Gelinen aşamada yeni bir ruha, yeni bir heyecana ihtiyacımız var. Fakat büyük adam taklidi yaparak ortalıkta gezinen ipsiz, sapsız, çapsızlarla bu iş olmaz.

Mevcut sistem bir çadır tiyatrosundan ibarettir ve seçme/seçilme sisteminde radikal reformlar yapılıp, kof particiliğin yerine "Bağımsız siyaset" anlayışı yerleştirilmeden hiç bir şey değişmez.

Hele ki kendi aydınına saygısı olmayan ve zaten çok zor yetişen devlet adamlarına da 'enayi' muamelesi yapan bir toplumun, aydınlık yarını kesinlikle olmaz.”

Devlet kirlenince…

*******

*Tanzer bey, kaleminize sağlık. Ülkemizin içinde bulunduğu durum bundan daha iyi özetlenemezdi. Devlet kirlenince her şey kirleniyor. Bunun nedeni ise seçme/seçilme sisteminin ticari usullerle kirletilip, siyasi alanın tezek harmanına çevrilmesidir. Siyaset ticarete dönüşünce, siyasi partiler de koltuk kanepe satan mobilya mağazalarına dönüştüler. Oralarda fikir değil, para konuşuluyor artık. Siyaset düzelmeden hiçbir şey düzelmez. Seçme/seçilme sistemi "Bağımsız adaylık" ekseninde yeniden yapılandırılmadan, devlet adamı niteliğine sahip aydınlar söz ve karar mevkilerine getirilmeden ülkenin yönetimi düzelmez. İtalya'daki "Beş Yıldız Hareketi" kirli bir ülkede temiz siyasetin nasıl yapılabileceğine en somut örnektir. Not: İyi Partinin 200 kurucusundan biriydim. Partinin kısa sürede yozlaşıp şirkete dönüştüğünü görünce, oradan ilk ayrılanlardan biri oldum. Zira bugünlerde ortaya iyice saçılan rezillikleri daha o zaman görmüştüm.”

Siyaset düzelmeden hiçbir şey düzelmez

******

“Tanzer Bey merhaba. Kötü yönetilen ülkelerde sorundan bol bir şey olmaz. Hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir sisteminiz ve bu sistemi çalıştıracak nitelikli devlet adamlarınız yoksa, kötü sistemdeki kötü yöneticilerin ürettikleri sorunlarla ilelebet boğuşmak zorunda kalırsınız.

Bence en temel sorunumuz siyasetin tümüyle yozlaşması ve asıl misyonundan uzaklaşmasıdır. Siyaset düzelmeden de hiçbir şey düzelmez. Çünkü siyaset meydanı; devlet yönetiminden anlamayan, sorun çözme kapasitesine sahip olmayan, servet ve şöhret düşkünlerinin birbirleriyle yarıştığı bir hipodroma dönüşmüş durumdadır.

Siyasi partiler de siyasethaneden ziyade ‘ticarethane' oldular ve mobilya mağazası misali koltuk pazarlamakla meşguller. Tüm bunlara gerçekten çok kötü olan bir ucube başkanlık sistemi ile amacından tümüyle saptırılmış, seçme/seçilme sistemi de eklendiğinde ortaya çok vahim bir siyaset manzarası çıktı.

Parlamenter sistemi ayakta tutan kuvvetler ayrılığı ilkesi, ucube bir sistem yüzünden başkalaşıma uğrayarak ‘kuvvetler yapışmasına' dönüştü. Kamu varlıklarını dilediği gibi yağmalamak isteyen güruhların devlet kurumlarını kendi şahsi çıkarları için kullanmaları ‘ensest yolsuzluk' kavramını dünya yolsuzluk literatürüne hediye etmemize neden oldu.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

06

Lâle tığ - Aydın bir kişiden gerçeklerin altını çizerek okumakla fikirlerimiz örtüşüyor .

Maalesef durum bu .

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ocak 20:04
04

ADEM X - RUH:

Öncelikle Ceset düzgün oluşacak.

El,kol,göz,kulak sağlam ve iş görür olacak ki.

sonradan yüklenecek Ahlak,Adalet,erdem,vicdan,namus kavramları

da yerli yerince değerli olsun.

Yerli yerince olan değerlerin bir üst Alanı RUH olduğundan.

geri dönüşümde toprak olacak cesedin sorumluluğu da RUH İle birlikte HESAP verici olacak.

Ağzından Yalan,iftira,Elinden

cinayet,hırsızlık,gözünden,kulağından diğer ahlaksızlıklar geriye döndürülerek YAFTA olarak boynumuza asılıp,önümüze serilecek.

SAKAT ve özürlü CESET den yeni ruh,taze ruh hikayesi oluşmaz.

Kör,topal,sağır,dilsiz RUH temelinden beklentiye devaaaam.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 12:40
02

Ruh Kadar Yürek Olacak - 20 senedir iyi bir ruh yakaladık çok güzelde gidiyoruz işi kelege gelen çıkarları menfaatleri sakal işleri elden gidip her gün bizim sakal işimiz ne zaman gelecek diye yolları gözleyenlerin ne ruhu kaldı ne gelecek heyacanı şimdilik tuz ruhu çamaşır suyu ile bir yerleri yanıyor

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 28 Aralık 01:02
05

Yalan Söyleyen Tarih - @Ruh Kadar Yürek Olacak 02 nolu yoruma cevabı: yazılacak söylenecek belgelenecek o kadar çok şey varki ikinci vitesten sonra koskoca yassah hemşerim tabelasına yada önüne çin seddi gibi gerilen yasaya çarpıyorsun demekki sağlam bir ruh ile çarpa çarpa sedleride yıkacağız

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 15:47
03

ADEM X - @Ruh Kadar Yürek Olacak 02 nolu yoruma cevabı: Evet haklısınız.Aynen doğru.

70-80 yıldır Ruhsuz cesetlerin 3-5 tekerlemesi olan Cumhuriyet,demokrasi,çağdaşlık,laiklik edebiyatı ile ülke uyuşturulup uyutuldu.

Bu tiplerin sazcılarıları tarafından bir tür TAPINMA ayini ile Yiyin ağalar yiyin,Aksırana kadar,

tıksırana kadar yiyin özlemleri devam etti.Böylece 2,5 nesil süründürüldü.

Eğitimden,sağlığa,ulaşımdan enerji,güvenlik alt yapısına kadar gelişmeye, başarısına gözü kör,kulağı sağır RUHSUZ cesetlere işimiz anlatmak,izah etmek,nasihat olsun.

Demirel,A.Necdet Sezer iyi örmek.

senelerce Emperyalizmin her oyununa maşa oldular.

Kürt-Türk,Sağ-sol,İlerici-gerici,Alevi-sünni fitnesi ile,Fetösü,Aposu bozgunculuğun en belirgin TAŞERON piyonları idi.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 12:19
01

Ersoy Kandemir - Devletimizi liyakatsizleştiren herkese dava açan bir merci olsa, cemaatlere tarikatları devletimizin içinden söküp atan bir formül olsa bile demem, Türk Gençliğini okumak yeterlidir bana göre

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 27 Aralık 23:56


Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?
Tüm anketler