Son Dakika Kocaeli Haberleri

Patlıcan-biber fiyatları ayar vermekle düşer mi?

“Hal Yasası”nı değiştirmekle…

“Tanzim satış mağazaları” açmakla…

“Kabzımallara ve stokçulara ayar” vermekle…

Sebze ve meyve fiyatları acaba ucuzlar mı?

Ucuzlamaz.

Ne zaman ucuzlar?

*Üretim planlaması yapıp, arz ve talep dengesini tutabilirsen, ucuzlar.

*Üretimi artırabilirsen, ucuzlar.

*Üretim ve nakliye maliyetini düşürebilirsen, ucuzlar.

Ortada “ürün” yoksa sen neyin tanzim satışını yapacaksın ki?

Şehirleşme oranı yüzde 92.5 olmuşsa, köyler boşalmışsa, herkes bey-paşa havasında yaşamaya başlamışsa, sen kimi bahçede tarlada çalıştıracaksın ki?

Sen tohumu, ilacı, gübreyi, enerjiyi dolara bağlamışsan, vatandaş ürünü kaça mal edip kaça satacak ki?

Sen Türk köylüsünü “çiftçi” yapamamışsan, sen emperyalist devletlerin oyununa gelip gıda ithal etmeye başlamışsan, Türk üreticisine vermediğin desteği ithalat yaptığın ülkelerin çiftçisine veriyorsan, ülkemizde sebze, meyve ve et fiyatları nasıl ucuzlasın ki?

Sen IMF’nin baskısıyla tüm “dolaylı destek” programlarından vaz geçip “Doğrudan Gelir Desteği” gibi ucube bir sistem kurmuşsan, “üretimi” değil de “toprak mülkiyetini” esas alarak köylüye para dağıtıyorsan, bu yöntemle “tarıma desteği” değil de “tarımdan vazgeçirmeyi” amaçlamışsan, ülkemizde “gıda fiyatları” nasıl ucuzlasın ki?

Sevgili okurlarım, gıda emperyalizmi, 1950’li yıllarda hatta biraz daha önce 1945-1946’larda giriş yaptı, 12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra varlığını iyice hissettirdi, bütün koalisyon dönemlerinde etkisini sürdürdü, son 17 yıldır da bütün ipler elinde.

Bu yaşadıklarımız; öyle stokçuların, kabzımalların işi filan değil.

Bu fiyat artışları, “tarımda çöküşün” göstergesi.

Sen istediğin kadar “tanzim satış mağazaları” aç, yeteri kadar üretilmiyorsa, neyi satacaksın?

Ayar vermekle filan bu işler düzelmez.

Ekonominin temeli, üretimdir.

Üretim yetersizse, gerisi “boş laf”tır!

Enkaz altında ölenlerden, o “saygıdeğer parmaklar” sorumlu

                                      ********

Gazeteler, televizyonlar yanlış yazıyor:

“Kaçak bina”…

“Kaçak kat”…

“Kaçak bina çöktü, ölü ve yaralılar var”…

Ne kaçağı kardeşim!

Kaçak maçak bitti.

“İmar affı” çıktı, hepsi fıstık gibi “yasal” oldu.

Ben de dahil, bundan sonra “kaçak” sözcüğünü ağzımıza almayalım.

Çoğu defolu, çoğu çürük, çoğu yıkılma tehlikesi taşıyor, ama yasal!

Bundan böyle…

Kentleri ve ülkemizi yönetenlerin, “kaçak” bahanesi olmayacak.

“Efendim, binayı kaçak yapmışlar…”

“Efendim, kaçak kat çıkmışlar…”

Sen neredeydin?

Neden görmedin?

Neden gereğini yapmadın?

“İmar affı”nı neden çıkardın?

Her neyse…

Saygın TBMM’de, saygıdeğer milletvekillerin parmakları kalktı, “kaçak” binalar “yasal” hale geliverdi.

Kartal’da çöken binadan ve bundan sonra çökecek binalardan, enkaz altında hayatını kaybedenlerden ve edeceklerden, artık o “saygıdeğer parmaklar” sorumlu.

Hırsız, bizim hırsızımız…

                                      *******

Daha neler göreceğiz bakalım.

Siyasi hırs uğruna ne gibi saçmalıklara tanık olacağız?

Seçim öncesi ya, saçmalayan saçmalayana…

Saçmalayan, bu kez Mersin Çamlıyayla’dan!

AKP İlçe Başkanı Ali Yetiş, seçim konuşmasında bakın neler söylüyor:

“Vatan hainlerinin yanında yer almaktansa, hırsız bizim hırsızımız, biz yanında yer alırız…”

Yaklaşımı, mantığı görüyor musunuz?

Yukarıdaki cümleyi tersinden okursak, İlçe Başkanı Ali Yetiş herhalde şunu demek istiyor:

Senin hırsız olman önemli değil, bizden olman önemli. Bizden ol, hırsız da olsan biz senin yanında yer alırız…

Şu değer yargısına bakar mısınız?

Hırsız hırsızdır…

Hain haindir…

Bunun “bizdeni-sizdeni” olur mu?

Siyaset ve siyasetçi

                            *******

“Tarihte nasıl kralların, imparatorların, padişahların, firavunların, diktatörlerin, cumhurbaşkanlarının, başbakanların yardımcıları, bürokratları, komutanları, danışmanları, büyücüleri, din adamları, soytarıları olmuşsa; aydınları, yazarları, şairleri, bestecileri, ressamları da olmuştur. Tüm bunlar insan malzemesinin çürümesinde, toplumun çözülmesinde rol almışlardır.

Bu çürüme günlük yaşama, sanata, bilime, bürokrasiye, siyasetin diline yansımıştır. Bu dil kabadır, saldırgandır, kavgacıdır. Küfür, hakaret doludur. Tehdit eder. Hedef gösterir. Ötekileştirir, düşmanlaştırır, kutuplaştırır, şeytanlaştırır.

O nedenle siyasetçinin, konumuna ve ününe koşut bir itibarı yoktur. Dilinden “halk” ve “millet” kavramları düşmese de, halk dalkavukluğunda önde koşsa da, halkçı değildir. Samimiyetten uzaktır. Sadece oy avcılığı yapar.” Barış DOSTER

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

07

Çöp Fab - ÇÖP FAB. UNUTMADIK TANZEL BEY...

Yanıtla . 0Beğen 11 Şubat 14:34
06

Cenk - Bilindiği gibi,İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlıkları su fiyatlarında yılbaşından itibaren geçerli olmak üzere yüzde15-30 arası indirmde bulundular. Benzer indirim Kocaeli Büyükşehşirden de halkımız için talep edildi de , "Efendim borç ödüyoruz!" denilerek bu talep reddedildi ! Şimdi, sebze fiyatlarındaki fahiş fiyat artışlarını aşağı çekmek ve milletimize ucuz sebze sunmak için İstanbul ve Ankara Büyükşehirleri mobil tanzim satış noktaları oluşturacakmış-oluşturuyor. Peki ya bizim büyükşehir bu konuda nedüşünüyor acaba ?. Yan gelip yatmayı mı?

Yanıtla . 0Beğen 11 Şubat 09:34
05

levent - TÜM SORUN VE OLUMSUZLUKLARDA AKPE NİN HİÇ SUÇU YOK DIŞARIDAN MUHALEFET SANKİ BU KADARINA DA PES DİYORUM... BİR MERMİ KAÇ PARA HABERİN VAR MI YI NEDEN DEDİ ANLAMADIM

Yanıtla . 1Beğen 11 Şubat 09:05
04

ahmet - Son zamanlarda kentimizde bulunan avm.leri dolaşıyorum ve sık sık gözlem yapmaya çalışıyorum.En son pazar günü Özdilek avm.ye gittim,dışarıda müthiş araç kalabalığı vardı hatta arabamı avm.nin dışında epey uzağa mahalle aralarına park edebildim.Mereak ettim acaba gösterimi var diye içeri girdim ,baktım hiç bir sosyal faliyet yok,peki bunca araçtan inen insanlar nerede diye biraz göz gezdirdim.Tekzen tarafına girdim içerisi çokta kalabalık değildi hele kasaların önünde tek tük işlem yapanlar vardı.Yan tarafta tekstil mağazasına bir göz attım orada da epey kalabalık vardı ancak kasalarda çokta yoğunluk yoktu.Gıda tarafına girdim içerisi müthiş kalabalıktı özellikle çocuklu aileler yoğundu,ailelerin ellerinde alışveriş arabası yok denecek kadar azdı,küçük sepetle dolaşanlar çoğunluktaydı,ancak çocukların oyuncak,çikolata vs için aileleri ile mücadeleleri yoğundu.Halbuki 2-3 yıl hatta 1 yıl öncesi buralarda alış veriş arabalarına,bir taraftan çocukların bulduklarını yerleştirmeleri,anne babalarınında hoş karşıladıkları görürdük.Kasaların önünde hiçte şakır şakır hesap ödeyen,kuyruk olan yoktu.Hele içki tekel reyonu sinek avlıyordu.Yukarı kata çıktım tekstil reyonuda kalabalıktı ilginçtir burada da kasaların önü tek tük hareketliydi.Sinemaya gidenler yoğunluktaydı.Ortalıkta koridorlarda dolaşan insanlar mahşeri kalabalıktı.Bütün bunlar saat 15.00 sularında yaşananlardı.İnsanların alışverişten kaçındıkları net bir şekilde görülüyor.Hafta içinde de avm.lere uğrarım ,buralar sinek avlıyor,kanımca belediyelerde bu ticarete rakip olursa avm.lerin işleri dahada zorlaşacak..Dün Metroya gittim buradada kalabalık vardı fakat gişelerde kuyruk,itişme ,sıra kapma yoktu.Bazı aileler alışverişten sonra dışarı çıkıp biz ne aldık bukadar tuttu diye fatura kontrolü yapıyorlar.Hatta karı koca doktor tanıdığım bir aileyi çaktırmadan biraz izledim arabaya yerleştirirken biz ne aldık bukadar tuttu diye aldıklarını adeta sayım yapar gibi kontrol ediyorlardı.

Yanıtla . 0Beğen 10 Şubat 23:35
03

Nurettin Öztürk - masalcı milletten bu çıkar.

Yanıtla . 0Beğen 10 Şubat 23:34
02

Kartepeli - Bundan iyisimi var haydi bir daha.....

Yanıtla . 0Beğen 10 Şubat 20:10
01

Cenk - Sayın T.Ünal,

Konu sizin dediğiniz ve çok karamsar bir tablo çizdiğiniz gibi değil ! Yani, Sebze ve meyve fiyatlarındaki artış bunların olmamasından değil, bilakis suni ve yapay bir artıştır ! Yani, işleri-güçleri iktidara düşmanlık olan kesimler dolar 10 TL. olacak diye avuçlarını oğuşturdular ama, bu bir türlü gerçekleşmeyince iktidarı başka ekonomik yollardan boğazlamaya çalışıyorlar ! Depolarda stoklanmış olarak yakalanan tonlarca soğan ürünün kıtlığını değil, stokçuluğun hortlamasını göstermektedir! İktidarın da bu konuda elbetteki hataları ve yanlışları vardır ve oluyor ! Ama, hakikati olduğu gibi gösrmek ve göstermek lazımdır vesselam !

Yanıtla . 0Beğen 10 Şubat 18:48

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (262) 323 39 17
Reklam bilgi

Anket 31 Mart seçimlerinde Kartepe'de CHP'li Karakadılar'ı mı, AKP'li Kocaman'ı mı destekliyorsunuz?