Reklamı Kapat

INTERNAT mı, TOHM mu?

Başlıktaki sözcüklerin ikisi de aynı amaca hizmet üzere şekillendirilmiş kuruluşlardır. Birincisi, özellikle Doğu Bloku ülkelerinde eğitim ve sporu birleştiren bir yapının izlerini taşır. İkincisi ise, ülkemizde “Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezi” adı altında geçmişi 6-7 yılı bulan bir sporcu yetiştirme sistemidir.

Bu sistemlerin yapılandırılmasında ciddi miktarlarda bir harcama gerekmektedir. Doğu bloku ülkelerinde bunun finansmanı devlet tarafından karşılanmıştır. Bizde de benzer durum görülmektedir. Bu çalışmalar için çeşitli sporlara dönük merkezler belirlenmiş, sporcuların seçilmesi ve bu merkezlere gönderilmesinde ilgili spor federasyonlarına başvurulmuştur. Merkezlerde görevli antrenör ve diğer görevlilerin belirlenmesinde çeşitli kurumlar yetkili kılınmıştır.

Yüzlerce sporcu, onlarca antrenör ve bunların tamamının her türlü ihtiyacının karşılanmasında gerekli olan bütçe, yanlış hatırlamıyorsam o zamanki Herkes için Spor Federasyonu üzerinde sisteme aktarılıyordu.

Buraya kadar herşey yolunda gözüküyor. Ama bazı sorunların varlığını göz ardı etmememiz gerekiyor. Bir kere, sporcular nasıl seçilmiştir ve bunların seçilmesinde kullanılan kriterler nelerdir? Bu konuda ciddi eksiklikler bulunuyor. Bu adaylar için Olimpiyat sporcusu olmaları üzerine çalışılmaktadır. Dolayısıyla kimdir olimpiyat oyunları için aday olabilecek sporcular? Öte yandan bu sporcularla çalışan antrenörler nasıl seçilmektedir? Seçilen çalıştırıcıların, eğitim, formasyon, koçluk, pedagojik gibi alanlardaki seviyeleri nedir? Ve en önemlisi bu teknik adamlar Dünyayı takip edebilecek yabancı dil bilgisine vakıf mıdırlar?

Herkesin inanmakta zorlanacağı bir başka konu, bu sporlar için karar verilen merkezlerde devlete ait sporcu eğitim ve kamp merkezlerinin olmayışıdır. Çoğu merkez olarak özellikle yemek ve yatak konusunda şehirlerdeki yüksek yıldızlı oteller seçilmiştir. Kültür olarak buralara alışık olmayan sporcular çoğu zaman bu merkezlerde sorunlar yaşamıştır. Keza sporcuların özel beslenmeleri gerekirken açık büfe sistemi ile hazırlanan menülerle daha fazla kilo aldıkları ve vücut yağ yüzdelerinin arttığı görülmüştür.

Birçok branşta ise mekanik konular ön plana geldiğinde (Örneğin; Bisiklet) yeterli malzeme ve mekaniker sorunları ile karşılaşılmıştır.

Hepsinden önemlisi, bu kadar yıldır devam eden bu çalışmalarda toplam kaç sporcu antrenmanlara katılmış ve bunların ne kadar Olimpik Baraj derecelerini yakalamıştır? Yani mutfak tamam ancak yemek masasına ne kadar sayıda iyi sunum gelmiştir?

Spor, ülkelerin dışa açılan en önemli kapısıdır. Sağlıklı bir neslin yetiştirilmesinde son derecede güçlü bir araçtır. Bu sebeple oyuncuların, eğitmenlerin seçilmesinden başlayıp, sporlara, kamp merkezlerine, oralarda çalışan kişilere varana dek çok hassas değerlendirmeler yapılarak kararlar alınmalıdır. Buralarda ortaya çıkan sorunların çözülmesinde Gençlik ve Spor Bakanlığı daha ciddi bir çalışma gayreti içinde olmalıdır.

Son bir cümle, kamp merkezi inşaatları başlayan ve bir türlü bitirilemeyen bu yerlerin isimleri nereleridir?

İyi bir hafta dileği ile…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yavuz Taşkıran - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Bahri Yavuz istifa etmeli mi?