Reklamı Kapat

Zenginler demokrasisi!

Demokrasi sözü “demos” (halk) ve “kratos” (egemenlik) kelimelerine dayanır. Yani birey, vatandaş, seçmem egemenliği, halk egemenliğidir. İktidarlar halkın oyları ile değişir. Yani gelip geçicidir. Demokrasilerde siyasiler halka/seçmene partiler aracılığı ile ulaşırlar. Bu yüzden “siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez temel unsurudur” diye tarif edilir.

Yurttaşların oy kullanmaları için asgari düzeyde siyasi bilinci yakalamaları için  devletin yurttaşlarına ücretsiz eğitim hizmeti vermesi, basının özgür, bağımsız ve tarafsız olması, bunun için basının ekonomik açıdan eşit olarak  desteklenmesi, adayların kitle iletişim araçlarını kullanarak halka ulaşmalarında ekonomik açıdan eşit koşullarda olması, eşit davranmayanların denetlenmesi ile seçimde adaletin sağlanması gerekir. Ülkemizde böyle bir şeyin olduğunu söylemek mümkün mü?

Bir tarafta cumhurbaşkanlığı gücü dahil devlet ve iktidar gücünü siyasi açıdan sonuna kadar kullanan, ekonomik açıdan da ezici bir şekilde siyasi propaganda yapabilen bir iktidar irtifakı. Diğer tarafta gerek siyasal eşitsizlik ve gerekse ekonomik eşitsizlikle boğuşan, hatta hapis tehditleri alan bir muhalefet ittifakı.

Yerelde bu iş daha da vahim… Kocaeli’ye bir bakın. Tüm reklam yerleri iktidar tarafından kapatılmış. İktidar bir kaç gazete dışında birçok gazetenin desteğini arkasına almış, hatta en önemli gazetelerden birisini satın almış, araç, gereç, para pul ne istersen var. Oy için iş mi isteniyor, hemen, vatandaşın çatısı mı akıyor, hemen, gazetelere para mı lazım kullan yerel iktidar gücünü hallet. Yazılı, görsel, her türlü propaganda araçlarını iktidar ve para gücünle etkile ki halk de etkilensin. Siyasal demokrasinin olmadığı bir yerde ekonomik demokrasi mi olurmuş? Seçimi al bak keyfine. Kocaeli’ye gelen büyük kaynaklar kötü kullanılmış, kent kasaba haline getirilmiş, kişi başına düşen gelirin en üst düzeyde olduğu bu kentte asgari ücretle çalışan yüz binler olmuş, uyuşturucu ve diğer suçlarda, cinayetlerde bu kentte patlama olmuş ne olacak yani. İktidar ve ona yakın olanlar mutlu ya gerisi önemli değil.

Demokrasi bir güvercin ise, ekonomik demokrasi onun kanatlarıdır. Ekonomik demokrasi olmadan gerçek demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Çağdaş demokrasilerde sosyal devlet kavramının, sosyal demokrasinin doğuşu da bu nedendir. Küçük bir ilçe belediye başkan adaylığı için adayın trilyonları bulması gerekir. Ya kendi kaynaklarını kullanacak yada sponsor bulacaktır. Buna da demokrasi denecek öyle mi?

Çıkartırsın bir siyasi etik yasasını. İlçe yada illerde adayların harcamaları gereken parayı onlara eşit olarak devlet kasasından gönderir. Sonra da onları denetlersin. Aksine davrananların adaylığını düşürürsün. Seçimde ekonomik adaleti sağlarsın. Siyaseti bir rant ve sponsor aracı olmaktan çıkartır. Parası olmayan ama kaliteli ve söyleyecek sözü olanların da aday olabilecekleri gerçek halk demokrasisini oluşturursun. Seçimde adaleti sağlar, siyasete erdem ve saygınlık getirirsin. Bunun yapılmadığı bir ülkede, belediyelerde parsel bazında imar değişiklikleri, ihale yolsuzlukları, yandaşa kaynak aktarmalarına son veremezsin. Demokrasi görüntüsü altında oligarşik bir yapıya devam edersin. Böyle bir ülkede halk demokrasisinden  değil, zenginler demokrasisinden bahsedilir. Sorunlar çözülmez, giderek büyür birbirimizi demokrasi var diye aldatır gideriz. Ama ne yazık ki ülkemiz ve geniş halk yığınları kaybetmeye devam eder.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Bahri Yavuz istifa etmeli mi?