Ben nerede yanlış yaptım?

Hocam başıma ne geldi inanamazsın. Hayata dair tüm bakış açılarım alt üst oldu. Senin söylediğin sözler kulağımda çınlayıp durdu. 'İnsanların yaşam planlarına karışma. Dikkatli fikirler ver. Dikkatli yardımlar yap.' Lakin sonra söylediğin başka bir söz geldi aklıma. 'Yardım biraz derin bir konu. Birine yardım edeceksen sonuna kadar yanında ol. Ayakları üzerinde durmasını sağla.' Bu iki söylediğin konuda bir şeyi yanlış anlamış olmalıyım. Birine yardım ettim. Eğitimler almasını sağladım. Sadece bir teşekkür bekledim. Bırak teşekkürü bir de herkesin içinde hakarete uğradım. Beni biraz aydınlatman lazım. Ben nerede yanlış yaptım acaba?

Aslında bir yanlışın yok. Sadece ‘gerçeklik' dediğimiz tanıma hayal ilave edince yaşanıyor tüm bunlar. Dünya üzerinde, karşısındaki insanın gelecekte olabileceği iyi hali görüp ona aşık olan bir sürü hayalperest yaşıyor. Uzun zaman önce ben de bu insanlardan biriydim. Darbelerden yorulup, acı heybem dolunca vazgeçtim, hayalperestlikten. Gerçeklik insanların olumlu ve olumsuz özelliklerinin toplamından oluşuyor. Ve dünyada nedense kendi olumsuz yanlarını göğsünü gere gere anlatmayı hiç kimse seçmiyor. Biz de onları bu yüzden oldukça geç tanıyoruz. İş işten geçince.

Ben karşımdaki insanın gerçekliğini mi görmedim? Ondan mı başıma geldi tüm bunlar. Daha dikkatli olmalıyım. Ama yaşamın tadı da insanlara yardım edince çıkmıyor mu? Bilemedim?

Yardım etme isteğin, insana hizmetin önemli bir koşulu. Ama Rahibe Teresa gibi yaşamı ıskalayarak yapmamalısın bunu. Öncelikle şunu unutma; 'Her çırak, önce ustasını öldürmek ister.'

Ne diyorsun hocam. Bu çok mantıklı ama. Ben de seni az öldürmeye çalışmadım. Kendimden biliyorum. Utandım şimdi.

Utanma. Bu bir nefis mücadelesi. Bak ben hala hayatındayım. Kiminle yaşadıysan bu olayı o da tekrar gelecek yaşamına, merak etme. Gelmezse nefis savaşını kendi adına kaybetmiş oluyor; o çırak dediğin. Senin en çok dikkat etmen gereken konu şu aslında; insanlar bugünkü hallerinden daha zengin, daha bilgili olduklarında değişiyorlar. Bu değişim çok normal. Biz sadece bu değişimin iyi mi, kötü mü olacağını bilemiyoruz.

Aslında şu an fark ettim ki sen beni daha gerçekçi olmaya davet ediyorsun. Mantıklı. Hayallerim için de daha yaza çize ve programlı olmam gerektiğini söylemiştin zaten. Sorumluluk tanımın geldi aklıma. 'Neyi nerede bırakacağını bilmektir, sorumluluk.' demiştin. Haklısın. Hayat bir denge işi. İnsanlara dokunup bırakmak en akıllıcası.

Aslında en akıllıcası ne biliyor musun? O ileride yapacağın şeyler için şimdiden bir karar alma. Yaşamın içinde o olaylar yaklaşınca içinden gelen en bilinçli şeyi seç. Bu seçim seni mutlu ederse devam et seçmeye. Yok mutlu değilsen yeni bir şey seç. Tabi ilişkilerinde bunu biraz daha dikkatlice uygula. Nerede duracağını bildiğinde her şey daha kolay olacak, eminim. İnsanların geç devreye giren mutlu olma planları hep niyetleri yüzünden bunu unutma. Niyetleri düzelince her istedikleri kolayca oluyor. Aslında bugünkü planlarımızı bir anlamda hak etmiş oluyoruz. Al sana yeni bir bilmece işte. Olumsuzluğu yaşayan fark etmediği hangi yanlış niyette acaba?

Ooo iyi soru. Ama o bilemeyince biz nereden bileceğiz. Mesafe ayarı önerini kabul edip huzurlarından saygıyla ayrılıyorum.

Estağfurullah... Huzur ne demek. Kapım sana her zaman açık. Yine gel...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuz Tokgöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Başiskele belediye seçimlerinde hangi adaya oy verirsiniz?
Tüm anketler