Son Dakika Kocaeli Haberleri

Ekolojik dengeyi bozmayalım

Ekoloji “İnsan ve diğer canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır.”  Günümüzde insan ve çevre ilişkilerini ifade eden bir terim olarak da kullanılmaktadır.  İnsanların diğer canlılarla ve çevreleriyle ilişkilerini dengede tutmaları çok önemlidir. Önlemsiz sanayileşme, korkunç silahlanma, sorumsuz ağaç kesmeler, çevre kirliliği, sağlıksız yapılaşmalar, kimyasal atıklar, çeşitli gazlarla atmosferin dengesini bozmalar birçok yerde tabiatı yaşanmaz hale sokmuştur. Balıklar karaya vurdu, ağaçlar kurur oldu, kuşlar havadan pat pat düşer oldu, ozon tabakası inceldi. İklimler değişiyor, fırtınalar yıkıyor, dünya çölleşiyor, denizler taşıyor, azgın seller toprağı ve yapıları alıp götürüyor. Dünyanın akciğeri bitki örtüsü yok ediliyor. İşte dünyamızdaki doğal dengeyi bozmamızın acı neticeleri… Önümüz bahar ve yaz. Acaba ilişkilerimizi diğer canlılar ve çevre ile dengede tutabilecek miyiz? Yoksa bencilliğimiz dolayısıyla diğer canlılara ve çevreye zarar mı vereceğiz? Eğer suyu, havayı ve toprağı çeşitli şekillerde kirletiyorsak şüphesiz bu zararı veriyor ve dengeyi bozuyoruz demektir.  Verdiğimiz bu zararlar da şüphesiz kendimize dönmektedir.

İslâm Dini yaşadığımız dünyanın ekolojik dengesinin bozulmamasına çok önem vermiştir. Dünyamızdaki bu dengenin bizler tarafından korunmasını istemiştir. Dengeyi korumamız kendi faydamızadır.  Bunun için Kur’an-ı Kerimde:

“Şüphesiz biz her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.” (Kamer,49)

“Yeri yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her şeyi bir dengeye göre bitirdik.” (Hicr,19.)

“O, göğü yükseltmiştir; dengeyi koymuştur. Artık dengeye tecavüz etmeyin. Dengeyi doğru tutun, dengeyi bozmayın.” (Rahman, 7-9)

Ayrıca Rahman sûresinin 7. 8. ve 9. ayetlerinde geçen “vezn” kelimesi birçok manayı ifade etmesinin yanında “ekolojik dengeyi” ifade etmektedir.

“Şüphesiz biz her şeyi belirli bir ölçüde yaratmışızdır.” (Kamer, 49)

Rum suresinin 41. ayetinde ise  insanların ekolojik dengeyi bozmalarının neticesinde büyük sıkıntılar çekeceği şöyle ifade edilmektedir:

“İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde bozulma (fesat) çıkar. Allah da belki geri dönerler diye yaptıklarının bir kısmının cezasını kendilerine daha dünyada tattırır.” (Rum, 41)

İşte bugün günümüz dünyası insanları ekolojik dengeyi bozdukları için bir takım doğa olaylarının sıkıntılarını çekmekte ve acılarını tatmaktadır.

Rahman suresinde “Dünya yalnız insanların değil bütün canlılar içindir.” (Rahman, 10) denilmektedir.

Bizlerin doğal dengeyi bozmamızın acı sıkıntılarını bitkiler, hayvanlar ve diğer canlılara da çektirmekteyiz. “De ki suyunuz yere batar kaybolursa söyleyin kim size temiz bir su kaynağı getirebilir?” (Mülk,30)

Çeşitli şekillerde çevreyi kirleterek ve evrendeki dengeyi bozarak kendi hayatını (ruh ve beden sağlığını) tehlikeye atan insanlar için Kur’an-ı Kerimde: “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız” uyarısı yapılmıştır. Günümüzde kendi ellerimizle kendimizi çeşitli tehlikelere attığımız da bir gerçektir.

Yukarda mealen verdiğim ayetler bize ekolojik dengeyi yaratıldığı gibi muhafaza etmemizi, dünyamızı çeşitli şekillerde kirletmemizi ve kendi hayatımızı tehlikeye atmamızı çok açık şekilde ifade etmektedir. Peki bizler dünyamızda bu ilahi ikazlara dikkat ederek yaşıyor muyuz? Yoksa tersini yaparak hayatımızı yaşanmaz bir şekle mi sokuyoruz? Bunun üzerinde ayrıntılı şekilde düşünmemiz gerekir. Zaten Kur’an  “düşünmez misiniz? Akıl etmez misiniz?” ifadeleriyle birçok ayetlerde bizleri uyarmaktadır. Düşünürsek ve ilahi ikazlara kulak verirsek kendimizi, diğer canlıları ve çevremizi tehlikeye atmayız. Dünyanın dengesini bozmamış oluruz. Bunun için çevreyi kirletecek, diğer canlılara zarar verecek hiçbir tutum ve davranışta bulunmamalıyız. Suyun, toprağın ve havanın kirlenmemesi için tedbirler almalıyız. O zaman denge bozulmaz, çevremizdeki canlılar ve bitkiler de bize fayda vermeye devam eder. Gelecek nesillerimize de dengeli ve temiz bir dünya bırakmış oluruz. Dünyamızı bir bal arısının çiçeklerden polen aldığı gibi kullanmalıyız. Arı, çiçeklerden poleni alır ama çiçeklere zarar vermez. Üstelik bunları bize bal olarak sunar. İbret almalıyız…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Kayadibi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (262) 323 39 17
Reklam bilgi

Anket Kocaelispor bu sene şampiyon olur mu?