Reklamı Kapat

O okulun velileri panikte!

Hangi okul, bunu herkes biliyor.

Bugünlerde eğitim çevreleri hep onu konuşuyor.

Yok, satıldı…

Yok, filanca vakfa devredildi…

Yok, sahibi ekonomik kriz içinde, çekleri yazılıyor…

Yok, öğretmenler birkaç aydır maaş alamıyor…

Yok, öğretmenler önümüzdeki yıl için başka okullarla görüşüyor…

Yok, veliler kayıt yenilemiyor…

O okulla ilgili her gün telefon ediyorlar, mesaj atıyorlar.

Öğrenci velileri ve öğretmenler panik içinde!

Tabii en kötüsü de, öğretmenlere ve öğrenci velilerine gerçeklerin söylenmemesi.

Soruların “yuvarlak laflarla” geçiştirilmesi…

Bakalım, bu filmin sonu nasıl bitecek?

Bana sorarsanız, hiçbir şeye acımıyorum da, o okulun “adına” acıyorum.

Marka değeri, her geçen gün düşüyor!

Bütün bunlar sorun değil de, “beka” mı sorun?

Seçmenin nabzını tutmak için ilçelere yaptığımız ziyaretler çok verimli geçiyor.

Ne “cevher seçmenlerle” karşılaşıyoruz bir bilseniz.

Bir dil var, bir anlatım var, şaşar kalırsınız.

Pazartesi günü Gölcük’te bir seçmenle sohbetteyiz.

Açtı ağzını yumdu gözünü…

Makineli tüfek gibi sıralamaya başladı.

Bir ara durdu, “Bunları yazmayacaksan, boşuna beni konuşturma” diye de çıkıştı.

İşte söyledikleri:

*Türkiye daha yeni 200 bin ton patates ithal etmeye karar verdi, hem de gümrüksüz… Bu sorun değil de, “beka” mı sorun?

*Soframızdaki her şeyi ithal ediyoruz… Et, buğday, mercimek, nohut, kuru fasulye, kavun, karpuz, sarımsak, kereviz, marul… Aklınıza gelen her şeyi… Bu sorun değil de, “beka” mı sorun?

*Tohuma zam, ilaca zam, gübreye zam, akaryakıta zam! Bu zamlar sorun değil de, “beka” mı sorun?

*Enflasyon büyüdü, borçlar büyüdü, dolar büyüdü, faizler büyüdü… Bunlar sorun değil de, “beka” mı sorun?

*Geçen yıl son üç ayda yüzde 3 küçüldük. Bir yılda kişi başı gelir 970 dolar azaldı. Bunlar sorun değil de, “beka” mı sorun?

*Şirketler patır patırkonkordato ilan ediyor veya iflas bayrağını çekiyor. Ekonomik kriz sorun değil de, “beka” mı sorun?

*İşsiz sayısı her geçen gün artıyor. Bu sorun değil de, “beka” mı sorun?

Bunları sıraladı sıraladı, sonra da “Şu beka ne demek, birisi çıksa da bir anlatsa” dedi.

Adını sordum, “Aman abi, beni yakarsın” diyerek uzaklaştı.

Adı, “vatandaş Ahmet” olsun.

Vatandaş Ahmet’in soruları cevap bekliyor.

İyi Belediyecilik Andı

Antlarımız arasına, bir de “İyi Belediyecilik Andı” eklendi.

Anlamışsınızdır, andı hazırlayan İyi Parti.

Oturmuşlar, iyi belediyecilik nasıl olur bunun kriterlerini belirlemişler, metin haline getirmişler, tüm adaylara ant içirmişler.

“Belediye başkanı seçilirsem şu kriterlere uyacağım” anlamını taşıyor…

Andın sözleri şöyle:

*Vatandaş memnuniyetini esas alan; milli, çoğulcu, katılımcı bir yol izleyeceğime,

*Gece gündüz ayırmadan, yılmadan, yorulmadan çalışacağıma,

*İşimde hızlı ve çözümcü, hesabımda temiz, tutumlu ve şeffaf olacağıma,

*Tarihi ve kültür değerlerimizi saygıyla, doğayı ve çevreyi sevgiyle koruyacağıma,

*Kimsesizlerin kimsesi, evsizlerin de yuvası olacağıma,

*Gariplerin suyunu, aşını, ilacını, gurebanın da duasını almaya çalışacağıma,

*İyi Belediyecilik anlayışımızdan, büyük ve güçlü Türkiye ülkümüzden, yaratılanı ‘Yaratanın Emaneti’ görüşümüzden asla ayrılmayacağımıza,

*Aziz Türk milleri huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim.

İyi Parti’nin “İyi Belediyecilik Andı” böyle.

Bekleyip görelim, İyi Parti’den belediye başkanı seçilecekler, anttaki bu kriterlere uyacaklar mı, uymayacaklar mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Bahri Yavuz istifa etmeli mi?