Reklamı Kapat

Son düzlük!

Yerel seçimler öncesi son haftaya girildi. Önümüzdeki haftadan itibaren yorumdan ziyade çıkacak netice üzerine konuşuyor olacağız. Seçimden önceki son değerlendirme yazısına, geçtiğimiz hafta öne çıkan birkaç başlıkla devam edelim. Bunlardan ilki Saadet Partisi’nin tanıtım toplantısıydı. Meclis üyeleri ile projelerin tanıtıldığı toplantı Kartepe Doubletree By Hilton Otel’de yapıldı. Son derece gösterişli olan ve ilçeye büyük bir değişim katan Hilton’da ilk kez böyle bir toplantı gerçekleştirildi. Otele girişten itibaren güler yüzlü otel çalışanlarının toplantının yapılacağı kata gidene kadar ilgisi ve yönlendirmesi eksik olmuyor. Salonda da her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş; dev sunum ekranı, ses sistemi, oturma düzeni, dışarıda kalan misafirler için masalar… Prestijli bir toplantı için uygun bir mekan seçimi olmuş. Gelelim toplantıya... Aslına bakarsanız bu kadar kalabalık olacağını düşünmüyordum. Ancak salona adım atacak yer olmadığı için Saadet Partisi’nin programını dışarıdan takip etmek durumunda kaldık. Kartepe Belediye Başkan Adayı İbrahim Bıyıklı’nın konuşmasını hayli beğendim. Sanki Ak Parti’nin adayı gibi bir görüntü vardı. Şiirlerle başladığı konuşmasında sık sık Erdoğan’ın da belediye başkanlarını uyardığı “liyakat, dürüstlük, işin ehli olma” gibi kavramları öne çıkarttı. “Bizim başkan olmamıza en çok cumhurbaşkanımız sevinir” sözü salondakiler tarafında şaşkınlıkla karşılansa da, sonrasında yaptığı “dürüst olmayan başkanları almaktan yoruldu” açıklamasıyla ifadesine açıklık getirdi.

Bıyıklı hiçbir partiyle ittifak yapmadıklarının altını ise defalarca çizdi. Bu konuda kendilerine iftira atıldığını belirterek, “biz sadece milletimizle ittifak yapıyoruz” dedi. Beka meselesine de değinen Bıyıklı bu konuda öyle sözler sarf etti ki, salondakiler tarafından dakikalarca alkışlandı. Dedesinin Çanakkale şehidi olduğunu, büyük dedelerinin de Kıbrıs ve Yemen’de şehit düştüğünü söyleyen Bıyıklı, “her şey bir kenara, beka konusunda benim kanım zaten buna müsaade etmez” dedi. Salonda coşku ve heyecan konuşmanın sonuna kadar devam etti. Bu arada Bıyıklı’nın projeleri de dikkat çekici; çocuk üniversitesi, turizm projeleri, eğitim projeleri, hastane ve üreten belediye modeli kapsamında su ve süt projeleri... Kısacası Saadet Partisi’nin düzenlediği programda gördüğüm tablo böyleydi.

Gelelim bir diğer konu başlığına; Millet ittifakının CHP’li adayı Cumhur Karakadılar’ın listesinde terörist olduğu söylemine... Bakın söylem diyorum, bu bile açıkçası bir topluluk için yakıştırılan en berbat durum. Konu ulusal medyaya kadar yansıdığı için listede sanki terörist varmış gibi bir hava oluşturuldu. Haliyle Cumhur Karakadılar da bu duruma isyan ederek algı oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Bunlar oldukça hassas konular olduğu için sadece şunu ifade etmek istiyorum. Şayet böyle bir şey varsa elbette gereği yapılsın. Ancak her şeyden önce meclis üyesi olabilmek için sabıka kaydının istendiğini biliyorum. Temiz kağıdı alınmadan listeye yazılamayacağına göre, bahsedilen kişinin sicili temizdir. Geçmişinde HDP ile bağlantısı var ve bu yüzden terörist yakıştırması yapılıyorsa, o daha da vahim bir durum. Öyle ya, HDP de bu ülkenin yasal partisi. Üstelik hazinden milyonlarca lira yardım alıyor. Her şey yasal çerçevede ilerliyorken siyaset uğruna ötekileştirmenin, kamplaştırmanın ve özellikle de “terörist” yakıştırması yapmanın siyasi getirisi olabilir ama uzun vadede bu ülkeye çok şey kaybettireceğini de düşünmek gerekiyor.

Gelelim Ak Parti’nin Kocaeli mitingine... Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı sevgi ve ilgi her ilde olduğu gibi Kocaeli’de de hayli fazla. Zaten Erdoğan sevgisi olmasa, bugün çoğu insan bir baltaya sap olamazdı! Düşünün bu adam öylesine seviliyor ve ilgi görüyor ki, partide nefret edilen kişiler de olsa, yine Erdoğan için Ak Parti’ye oy veren insanlar var. Ak Parti’de en önemli sorun zaten bu değil mi? Baş taraf sevilen ve ilgi gören bir figürken, partiyi adeta kuşatanlar ise altını boşaltmak için var gücüyle çalışıyor. Neyse, gelelim tekrar mitinge. Kocaeli mitinginde yine rakamlar konuşulsa da, bu rakamların çok öneminin olmadığını düşünüyorum. Doğrudan Ak Parti’ye ya da Erdoğan’a oy verilmediği için o mitinge gittiği halde oyunu Ak Parti’ye vermeyecek insan bile olabilir. Erdoğan sevgisi başka, ilçede oy vereceği belediye başkanı başka diye düşünen insanlar var. O yüzden kalabalıklar üzerinden değil de sessiz çoğunluğun vereceği tepki üzerinden değerlendirme yapmak gerekiyor. Ki bunu kestirebilmek de oldukça zor. Kocaeli özelinde, Erdoğan’ın kredisinde herhangi bir düşüş olmadığını ama buna rağmen bu seçimde beklediği oyu almasının biraz zor olduğunu düşünüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Bahri Yavuz istifa etmeli mi?