Reklamı Kapat

Beka sorunu!

31 Mart 2019 tarihinde yapılacak seçimler öncesi vatandaşlar arasında onarılması zor tartışmalar ortaya çıktı. Halbuki bizi yerelde yönetecek, yolumuzu yapacak, çöpümüzü toplayacak, hasılı bir belediyenin yapması gerekenleri milletin hizmetine sunacak kadroların seçimine gideceğiz.

Bugüne kadar en azından öyle biliyorduk. Ancak benim de anlamakta güçlük çektiğim şey, bu seçimin konusunun “beka meselesi”ne nasıl geldiği! Özellikle AK Parti ve MHP cephesinde oy verecek seçmen bu söyleme öylesine sarıldı ki, sanki cumhur ittifakına oy vermeyen kesim en hafif tabirle ülkesine ihanet ediyor gibi bir durum ortaya çıktı. Keşke vatanını seven insanların, ülkesinin bekasını her şeyin üstünde gören bu toplumun milli hassasiyetleri siyasi malzeme yapılmasaydı. Milliyetçilik söyleminin elbette siyasette getirisi olur, ancak bana göre toplumda yarattığı tahribat, getirisinden çok daha fazla olur.

Dedik ya, altı üstü belediye seçimi ve tüm bu insanlar her gün yüz yüze bakıyorlar. Şimdi geldiğimiz noktada, bir kesim ülkenin bekasını istiyorken, diğer kesim sanki Türkiye yansın bitsin kül olsun diyor. Yetmedi, benim de her daim takdir ettiğimi ifade ettiğim ülkenin içişleri bakanının da, başkanların bir kısmının seçilseler bile görevden alınacağını söylemesi tuz biber oldu. “Nasıl yani?” diye insan sormadan edemiyor. Savcılıktan temiz kağıdı almış, askerliğini yapmış, vergisini vermiş ve seçilme kriterlerine uygun olan kişiler, seçilseler bile, görevden alınacak! Seçilmiş başkan ya da meclis üyesi olsa bile, geçmişinde terör örgütüyle iltisakı olanlar tespit edilerek buna müsaade edilmeyecek! Bu söylemlerin gerçek olmamasını öyle çok isterdim ki! Bir insan devletin “sabıkası temiz” raporuyla seçilebiliyorsa, seçmene “bu aday temizdir” diye sunulabiliyorsa, o saatten sonra geçmişinde şu var bu var diyerek açığa alınması demokrasiyle bağdaşır mı?  Seçildikten sonra bir yanlış yaparsa, teröre destek verir ya da Pkk ile ilişki içinde olursa elbette saniyesinde gereken yapılsın. Ama bu şekilde bir söylem Ak Parti’ye zarar vermekten, ülkede yara açmaktan başka ne işe yarar?

“HDP’nin de oyuna talibim” diyerek, her HDP’li yi de PKK ile ilişkilendirmek de doğru değil. O zaman vatandaş da diyor ki, “HDP’li olmak suçsa, niçin bu partiyi kapatmıyorsunuz, neden milyonlarca lira hazine yardımı yapıyorsunuz?” Doğru mu, doğru! Bugün doğruları söyleyecek insan pek çıkmaz ama adım gibi eminim ki bugünkü söylem ve eylemlerden dolayı seçim sonrası başta Tayyip Erdoğan olmak üzere AK Partili kurmaylar özellikle Kürt seçmenin gönlünü alabilmek için yoğun mücadele verecek. Seçimde olup bitenler için helallik istenecek, kırdıysak affedin filan denilecek!

Siyaseten sen yanlışsın ben doğruyum dersin, ben daha iyisini yapacağım dersin, ama bu kadar hassas bir konu üzerinden toplumu ayrıştırmaya gerek yoktu. Yarın, bir gün, açılan bu yaranın tamiri elbette vardır ama inanın çok zor! Askerliğini yapmış, dedeleri bu vatan için şehit düşmüş, kendisi de tek saniye düşünmeden ülkesi için canını verecek ama Cumhur İttifakına oy vermeyecek o kadar çok insan var ki! Şimdi bu insanların gönlü nasıl alınacak?

Belediye seçimlerinde icraatlar tartışılıyor, “biz bunu yapacağız, siz seçmene ne vadediyorsunuz?” sesleri yükseliyor olsaydı...

Dünyada eşi benzeri olmayan yeni yeni projeleri konuşuyor, belediyecilikte çağ atlatacak yeni fikir ve düşünceleri tartışıyor olsaydık...

Ekonomik krize, çözüm odaklı belediyecilikle birlikte nasıl açılımlar sağlanabileceğini masaya yatırsaydık...

Tarım ve hayvancılık faaliyetlerine bağlı olarak gelişen bir toplum projeleriyle de tanışsaydık...

Ama yattık kalktık beka, yattık kalktık şu listelerde bu kadar PKK’lı var, onlar milli değil, biz şöyle vatanseveriz filan. Açılan yaralar da cabası... Umarım 31 Mart’tan sonra birlik ve beraberlik ivedi bir şekilde sağlanır. Kazanan hangi belediye, hangi parti olursa olsun, toplumun tümünü kucaklamazsa, korkarım herkes kaybetmiş olacak. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Bahri Yavuz istifa etmeli mi?