Milletin fakirleştiği sisteme demokrasi denilir mi?

Milletvekilleri, belediye başkanları, bakanlar, başbakanlar, yeni sistemde cumhurbaşkanı ve devletin tüm kademelerinde görev yapan kamu görevlilerinin tamamı millet adına görev yaparlar. Bunlar milletten alınan vergilerden maaş alırlar. Bunlardan birinin aşırı zenginleşmesi varsa, biliniz ki kamu görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan bir zenginlik vardır.

İşte demokrasi kamu görevlilerini, milletin bütçesinin nasıl kullanıldığını en iyi denetleyen rejimdir. Bu denetimin esası meclis yani yasama, iktidar yani yürütme, mahkemeler yani yargı denilen üç önemli gücün birbiri ile eşit güçte ve bağımsız olmaları esasına dayanır. Bunlar birbirlerini denetlerken esasında kamu adına görev yapan yukarıda genel olarak saydığım insanları denetler, onların kamu gücünü kendileri ya da yandaşları için değil, millet için kullanmalarını sağlarlar. Yani esas olan yönetenlerin iktidarı değil milletin iktidarının olması, milletin yönetenlerin hizmetkarı değil, yönetenlerin milletin hizmetkarı olması, yönetenlerin zenginleşmesi değil milletin zenginleşmesidir. Çağdaş demokrasilerde bunların örneklerini görürsünüz.Ama bizde tam tersi yaşanıyor.

Bakın, gelişmiş demokrasilere bakanlar, başbakanlar bisikletleri ile toplu taşıma araçları ile işlerine giderler. Oralarda müthiş bir denetleme sistemi vardır. Biraz yüklü bir hediye alan kamu görevlisi ya istifa ettirilir yada görevden el çektirilir.

Bir ülkede derin devlet daha da derinleşiyorsa demokrasi geriliyor demektir. Eğer devletin bazı kurumlarından bilgi istediğinizde size “o birim bir devlet şirketi bile olsa ticari sırdır” diyorlarsa orada “kamu denetimi yok ve derin devlet var” demektir. Orada millet için değil iktidar ve yandaşları için çalışılıyor ”demektir. Bu uygulama ülkemizde uzun zamandır merkezi iktidardan yerel iktidara kadar devam ediyor.

Mesela “Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin bağlı şirketlerine bilançolarını, verdikleri ihaleleri, yönetim ve denetim kadrolarını ve kaynaklarının nereden geldiğini sorun “size ticari sır” cevap vermiyoruz diyeceklerdir. Gidin tapu müdürlüklerine avukatınız bile bilgi almakta zorlanacaktır. Başka kurumlarda da durum böyle. İşte demokrasiyi rafa kaldırarak, kontrolü reddetmenin yani derin devleti derinleştirmenin iktidarın millete değil, kendi yandaşlarına ve kendisine çalıştığının en tipik örneği budur.

Böyle bir sistemde; Kamu ihale kanununun yüzden fazla maddesi keyfi ihale verebilmek için değiştirilir. Erzincan İliç’te maden ocağı millete değil, ABD’li Kanadalı iş adamlarını çalışır. Bizim madende bizim emekçilerimiz ölür, bizim milli değerlerimiz yok edilir, bizim insanlarımız tutuklanır, ama kaynaklar yabancılara gider. Memleketin bütün maden ocakları ruhsatlandırılarak büyük bölümü birilerine sessizce ihale edilir. Özelleştirme bahanesi ile memleketin işletmeleri, fabrikaları, kelepir fiyatına satılır, memleket üreten değil tüketen bir ekonomiye dönüştürülür. Kamunun ekonomi üzerindeki etkisi giderek azaltılır. Siyasetin finansmanı denetlenmez, iktidarlara destek verenler daha da zenginleştirilir. Gelir dengesizliği artar, zenginler daha da zenginleşirken geniş halk yığınları bu gün olduğu gibi daha da fakirleştirilir.

Bu şekilde iktidarlarını devam ettirmek isteyenler milletin temiz din ve milliyetçilik duygularını ile oynar. Cemaatlere kaynak ve güç aktarır. Toplumun sosyolojik yapısını kendine uydurarak oy depoları yaratır. Milletin ana damarlarına dokunarak onları kandırır ve bu düzen de öyle devam ettirilir. Derin devleti derinleştirmenin, totoliterleşmenin tarihte yaşanmış ve yaşanmakta olan birçok örneği var. Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok ki. Her 20 yılda bir yaşanan ve millete yüklenen bu ağır ekonomik faturanın nedeni budur.Türkiye hızla demokrasiden uzaklaşıyor,derin devlet daha da derinleşiyor.İşte ekonomik krizlerin ,kalkınmada geri kalmanın ve milletin yaşadığı ağır ekonomik krizin nedeni budur.Millet sürekli fakirleşiyorsa yaşadığımız sistemin adı demokrasi değil, başka bir şeydir. Bilesiniz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

.. .. - Su anki sistem cumhuriyet sistemi demokratik laik insan haklarına saygılı bir sistem mi yoksa tek adam padişahlık diktatörlük bölücü ötekileştirici sistem mi.milllet neye bulaştığını daha anlamadı.bu saray yanlıları iktidardan düşünce sen seyret şenliği.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 27 Şubat 13:52


Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?
Tüm anketler