ZOR DEĞİL…

Her sofrada olması gereken bir et yemeğini yerken, lokmalarınız boğazınızda düğümleniyor mu?

Televizyonda bir çikolata ya da dondurma reklamı izlerken, “keşke çocuklar bunları görmeseler “ diye düşünüyor musunuz?

Bu aşırı duyarlığınız hakkında “oluyor bana” diye kendinize soruyor musunuz?

Sanırım şimdiye kadar bu duyguları yaşadığımız hiç olmamıştı.

Oysa şimdi, Türkiye’nin İkinci Yüzyılında inanıyorum ki binlerce, milyonlarca insan bu duygularla savaşıyordur.

Bunca ekonomik kriz yaşadık. Sıkıntılarımız boyumuzu aştığı yıllar çok oldu. Ama kişisel olarak ben, yukarıda belirttiğim kahredici hali hiç yaşamamıştım. Her zaman duygusal olanların dışında bugün çoğunluğun aynı hissiyat içinde olduğununa inanıyorum. Çünkü yaşadığımız, izlediklerimiz bir tiyatro değil, gündelik gerçek hayat öyküleri.

YAPMAYIN…

Ne acı değil mi, yıllarca çalışıp çabalayıp, her türlü vatan borcunu ödedikten sonra, sevdiklerinizle, bu güzel dünyaya veda etmeye az kala, bir bardak çay içip içmemenin hesabında kararsız kalan milyonlarca emeklimiz var.

Devletten karşılıksız para değil, yıllarca ödedikleri “ Sosyal Güvenlik” primleri karşılığında alacakları emekli maaşları ile ele güne muhtaç olmadan yaşamak isteyen yaşlılarımıza reva görülenlere bakın. İç acıtıyor. Onlar “sosyal atık” olarak değerlendirilmeyi hak ediyorlar mı?

Bir yanda et, süt, yumurta gibi temel gıda maddelerinden uzak, tam gelişme çağındaki çocuklarımızın durumu, öte yanda 3-5 lira için kendileriyle, maddi durumları ile oyuncak edilen yaşlılarımız…

Çocuklukla emeklilik arasında bulunanların yoksul - varsıl, hangi gurupta olursa olsun gelecek belirsizliği…

AH GENÇLER!

Gençlerin çaresizliği, mutsuzluğu, umutsuzluğu…

Toplumun gelişmiş uygar batı anlayışı ile hurafelerle soslanmış din istismarı esintisi arasında, ne olacağının, ya da hangi kapıdan geçileceğinin korku ve kuşku ile beklediği bir dönem…

Vatandaşın en temel insan hakkı olan seçimin, adil yapılıp yapılmayacağının kuşku bulutuyla gölgelendiği günler…

Ülkenin ekonomik ve onun doğurduğu ağır yaşamsal sorunlar varken, seçim meydanlarında politikacıların çağın hatta halkın ne kadar gerisinde kaldıklarının trajik komik hallerine bakıp saç baş yolmak…

Bu güzel ve ana kadar şefkatli, bereketli ülkemizde hak ettiğimiz bu mu?

İşimiz zor değil, çok zor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Filiz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?
Tüm anketler