Çocukları kitap okumaya nasıl özendirebiliriz?

Bu konu başlığını ilk önce çocuklar üzerinden ele almak gerekir. Anne – Baba okumayı seviyorsa cevabı bulmakta kolaydır. Tek çözüm “örnek olmak” Bu konuda çocuğa yöneltilen klasik bir söylem vardır, “oku yavrum” Oysa bunun tek çözümü ve örneği kendi kitabımızı elimize alıp hiçbir şey demeden okumak, çocuğun kendisini bu eyleme katılmasını beklemek ve gelişen durum dahilinde düzenli olarak çocuğu bu eyleme katmak. Çocuğun içinde okuma sevgisi gizli bir şekilde varsa, bir yerlerde duruyorsa zaten o sevgi zamanla ortaya çıkacaktır. Örnek olmak tabii ki önemli ama sadece bir eylem olarak kalmamalı. Çocukla o kitap üzerine konuşmalı, kitabın değerlendirmesi yapılmalıdır.

Okumayı sevmesi istenilen çocuğun yanında üçüncü bir kişi ile birlikte, çocuğu konuya katmadan, özendirecek bir şekilde okuyacakları kitap hakkında konuşmalı. 

Mesela bir örnek vardır,

“baba, çocuğuna, verdiği kitabı okursa para vereceğini söyler, iki üç gün sonra çocuk okudum diyerek parayı ister babasından. Baba, çocuğuna kitabı okumadığını, eğer okusaydı paranın kitabın arka sayfasında olduğunu göreceğini söyler.”                                                                                                             

Bu örnek güzel bir örnek değil bence. Çocuğa okumayı sevdirmek adına para teklif etmek yerine çocukla kitap hakkında konuşacağını, tartışacağını söylemek çocuğa daha cazip hale gelebilir. Çünkü çocuk büyükleriyle iletişim kurma hevesi içindedir. Bu da iyi bir fırsattır. 

“Unutma, kitabın içinde gittiğin yollar hiç dar değil...” diye bir sözüm var benim ve bu söze açıklık getirmek gerekirse,

Kitap okuyunca neler olur? Sorusu geliyor aklımıza.

 Farklı bir bakış açısı kazanmak, ufkumuzun genişlemesi, konuşma ve yazma üzerine düzgün ifadeler kullanma, hayal dünyamızın gelişmesi, yeni yerleri keşfetmek. Kitaba eleştirel bir yaklaşımla yaklaşılmasını sağlamak amacıyla kitapta ki beğenip beğenmediğimiz kısımları sohbet halinde ayrı ayrı konuşmak, kitap içinde beğendiğimiz bölümleri işaretleyerek ya da not alarak belirtmek. Toplumsal gerçeklere ışık tutmak, evrensel değerler etrafında birleşerek insanlığı birbirine yaklaştırmak. İnsanlığı kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmak... Toplumu aydınlık bir geleceğe ulaştırmak gibi cevapları verebiliriz bu soru için.

Okumak bildiğimiz gibi en eski eylemdir.

Edebiyatçıların ortaya koydukları yapıtlarda işledikleri her şey edebiyatın konusunu, içeriğini oluşturur. Edebi yapıt okuyanı etkilemelidir ve insanı okumaya yönlendirmelidir.

Bu doğrultuda, okumayı sevdirmek ve özendirmek için,

Her yere mini kütüphaneler yapılabilir, kitap seminerleri, toplantıları çoğaltılarak düzenlenebilir. Kırsal kesimlere kitap tedarik edilir. Askıda kitap uygulaması var, bu uygulama çoğaltılarak devam ettirilebilir. “Ağaçlar çiçek açtı” uygulaması sadece senede bir kere değil öğretmen – veli – çocuk koordinasyonuyla daha çok uygulanabilir. 

Okullar tarafından kitap fuarına getirilen öğrenciler bilinçlendirilmeliler. Mecburiyet karşısında oraya getirilme düşüncesinden uzaklaştırılmalılar. Öğrenci, fuara “buraya geldim kitap almaya mecburum” düşüncesiyle değil, seveceği bir kitabı bulma ümidiyle gelmeli, bu düşünceyi gerçekleştirecek olan ve öğrenciye bu düşünceyi sevdirecek olan tabii ki öğretmendir.

Dolayısıyla okuma sevgisi çocuklukta başlar bunu hepimiz biliyoruz. Bunun için de aile, öğretmen, birey, edebiyatçı ve toplum olarak okumayı sevdirme eylemleri çoğaltılmalıdır. Okumak, boş zaman geçirme eylemi değil,  yaşamın bir parçası haline getirilmelidir.

Kitap fuarının açılmasına az bir zaman kaldı. Çocuklarımızla birlikte hangi kitapları alacağımız hakkında fikir alışverişinde bulunabiliriz.

Sizlere şimdiden iyi okumalar diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?