Değiştir

Tuzla maçının ardından klavyemin başına oturduğumda aklıma gelen ilk sözü başlık olarak kullandım.

Değiştir.

Yaşı benim gibi çoktan ortanın üzerine çıkmış olanlar hatırlayacaklardır.

Mehmet Ali Erbil’in programı mı desem, şovu mu desem, yarışması mı desem bilemedim.

Yarışmacı önce bir şarkı ile başlıyor, sonrasında Mehmet Ali Erbil’in “değiştir” sözü ile aniden afallıyordu.

Konumuz ünlü şovmenin ne şovları ne de magazinsel yaşamı olmadığına göre, sadede gelelim.

Kim ne derse desin, yöneticilik zor zanaattır.

Hele spor yöneticiliği çok daha zordur.

Daha önce de yazılarımda dile getirdim ki, batı bu konuda bizden çok daha ileri durumda.

Spor yöneticiliği üniversitelerde okutuluyor ve konu hakkında çok ciddi yaptırımları ve yasal düzenlemeleri var.

Şimdi diyeceksiniz ki, bizde de okutuluyor.

Konu eğitim sistemimiz de olmadığına göre, geçelim.

Başta zor zanaat dedik ama, kolayı da var aslında.

Baktın işler ters gidiyor, değiştir gitsin.

Kendini değiştiremezsin.

Çevreni değiştiremezsin.

Sporcularını değiştiremezsin.

Tabi ki kolayı seçeceksin.

Ben olsam ben de kolayı !!! Seçerdim.

Hazır alışmışken değiştirmeye devam da edebilirsin.

Sözlerimizi bilinen bir kıssadan hisse ile noktalayalım.

***

Eski sadrazam, yeni sadrazama görevi devrederken kapalı 3 zarf bırakır… Yeni göreve başlayan sadrazam masasının üzerinde not yazılı bir pusula ve üç kapalı zarf görür...

Not kâğıdının üzerinde “Başın sıkışırsa birinci zarfı, biraz daha sıkışırsa ikinci zarfı, çok sıkışırsa da üçüncü zarfı açarsın!” yazılıdır...

Yeni sadrazamın ilk yıllarında işler gayet iyi gider. Lakin bir müddet sonra halkın feryadı yükselmeye başlar...

Nerdeyse her şey kötüye gitmeye başladığı, işlerin kontrolden çıktığı bir anda; aklına eski sadrazamın kendisine bıraktığı zarflar gelir.

Birinci zarfı açar… Zarfta bir pusula: “Yapamayacak olsan bile sürekli vaatte bulun ve senden öncekileri kötüle!” diye yazılıdır...

Sadrazam başlamış eskileri, geçmiş siyasetçileri kötülemeye ve vaatleri peşi peşine sıralamaya…

Biraz rahatlamış, lakin işlerde bir düzelme olmamış. Sadece halk bu kötülemeler ve vaatlerle biraz avunmuş o kadar...

Bir müddet sonra şikâyetler ve homurtular tekrar yükselmeye başlayınca ikinci zarfı açar… Zarfın içinde “Etrafını kötüle!” diye yazmaktadır. Sadrazam bu defa başlamış kendi çevresindekileri kötülemeye. Yaşanan bütün olumsuzlukların sebebinin etrafındakilerin beceriksizliği yüzünden olduğunu her vesileyle söylemeye başlamış…

Halk, bir müddet bu etrafındakileri kötülemelerle biraz avutulmuş olsa da işler eskiye göre daha da kötüye gitmeye başlamış...

Şikâyet sesleri ve homurtular dinmeyince üçüncü zarfa müracaat etmiş... Üçüncü zarfın içinden çıkan pusulada “Kendinden sonra gelecek kişi için sen de üç zarf hazırla!” diye yazmaktaymış.

Kıssa bu şekilde, hissesine düşeni alan alsın, almayan ders alsın !..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah Malçok - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?
Tüm anketler