İNCE ÇİZGİLER

Hocam, benim bir farkındalığım mı var desem yoksa sezgim mi bilemedim. Sizin anlattığınız pek çok konu ince çizgilerle birbirinden ayrılıyor. Ve biz o çizgiyi geçince hayatlarımız alt üst oluyor.

Bir örnek vermelisin ki kafanı kurcalayan konuya açıklık getirelim.

Mesela pratik zekalı davranarak kaosu hızlıca çözüme getirmeye çalışırken duygularımı kaybediyorum. Sevdiğim insanların çözümün bir parçası olduklarını atlıyor, onları kırabiliyorum.

Akıl çözümlerini sunarken, hızlı ya da yavaş hiç fark etmez, derinleşmek zorundadır. Bunu tabi ki o yapamaz. Sen hızını ayarlamalı ve derinleşmelisin. Hayatın zihnin tarafından yönetilmesi başlarda sana iyi gibi gelse de renksiz bir yaşamın olur. Duygu yaşamına renk katar. İleri doğru değil, aşağıya doğru düşünmelisin.

Anlamadım.

Sevdiğin kadın sana bir problemle geldi diyelim. Hani olmaz ya senden de bir çözüm istedi. İlk aklına gelen o sorunun hızlıca bitmesi için olasılıkları sıralayarak, sevdiğin insanı ileriye yani problemin bittiği yere doğru taşımaktır. Pratik zeka bunu emreder.

Hah hocam aynen öyle yapıyorum. O da bana bu çözümün çok mat ve acımasız olduğunu söylüyor. Bozuşuyoruz.

Şimdi sana gelen problem sana anlatıldığında birlikte olduğun insanın nelere hassasiyeti olduğunu düşün. Sana problemi asker arkadaşın mı anlatıyor yoksa sevgilin mi?

Şimdi anlamaya başlıyorum.

Sen kaosu çözmüyor, karşındakinden öç almaya çalışıyorsun. Ve bunu yüzünde ulvi bir gülümsemeyle yapıyorsun. Aklından 'Bir gün kucağıma düşeceğinizi biliyordum.' cümlesi bile geçiyor olabilir.

Valla öyle değil hocam. Hiç değilse bu kadar keskin değil. 'Hafif bir keyif.' diyebiliriz ona.

Seni ileriye doğru çözümlere iten tarafından bu egonu çıkarmalısın. Sana anlatılan problemi anladığın kadarıyla ona tekrar edebilirsin. Tabi ki özenli bir sesle. Aklına gelen çözümleri kalbinden geçirmeye başlayıp onun bu çözümleri bulacağı sorular sorarsan, bu konuyu hallettin demektir. Ha bir de bu çözümle ilgili bir beklentiye girme. Hiç bir iyilik cezasız kalmaz.

Anladım ona buldur, ödül bekleme diyorsun. Peki benzeri bir problemi bir süre sonra benim yaşamama ne diyorsun?

Karşındaki insanın çözüm aradığı konunun içindeki mesajı anladığından emin olmalısın, öncelikle. Mesajı almadıysa durmadan yaşar durur o sorunu. Sonra da 'Verdiğin aklı yapabilme kudreti var mı?' ona bakarsın.

Bu son anlattıkların da olayın derin yani aşağıya doğru olanları sanırım.

Bir an düşünsene sevgili diye bir kavramın olmadığını. Yaşam bir okul. Her gelen ya öğretmen ya öğrenci.

Ama benim sevgilim çok güzel. Bana her türlü dersi verebilir. Hazırım.

Peki o zaman. 40 yıl sonraya git bakalım. Bugünkü tüm koşullarına 40 yıl ekle.

Hocam belden aşağı vuruyorsun. Tüm yaşama sevincim bitti gitti. Yok onun gönlü de güzel hocam. Ah hocam beni zorla derinleştiriyorsun. Ama içimde garip bir ılıklık oldu. Bu senin sevgi diye anlattığın şey olsa gerek.

Galiba öyle. Sen ağlamaya başlamadan sana bir soru sorayım da konuyu toparlamış olalım.

Hocam bu kadar derin bir konu ile de eğleniyorsun ya pes.

Soruyorum.

Bekliyorum.

İnce çizgileri nasıl fark edeceksin? Hoşgörüyü, medet ummayı, kullanmayı, müdanasızlığı sevgiden nasıl ayırt edeceksin?

Hocam ben bunun için buradayım. Nasıl ayırt edeceğim gerçekten?

Bunları yapan sensen dikkatli olup egonun keyif çağrısına cevap vermeyeceksin. Bunlar sana yapılıyorsa karşındaki insana hissettiğin duyguları anlatacaksın. Anlar ve değişirse seninle bu yolu yürümeye niyetli demektir. Şimdilik...

Bak şimdi ya. Bir kelime ile beni nasıl dağıtıyorsun. 'Şimdilik' ne demek hocam?

Öncelikle ölüm var.

Eyvallah ya sonra?

Sen onun için, o senin için sadece bir seçimsiniz. Bugünkü koşullarda bir seçim. Koşullar, bakış açıları duygular ve de seçimler değişir. Aynı yere büyümeye özen gösterin ki uzun sürsün.

Ah be hocam sana kendimi kaptırmama ciddiyetiyle geliyorum her sefer. Ama sen ne yapıp edip bana uykusuz bir gece armağan ediyorsun. Ama olsun varlığına şükran.

Ölünce çok uyuyacağız. Takma uykuyu kafana. Senin de varlığına şükran...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuz Tokgöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?