HEMŞERİ SEÇİMİ Mİ? 

Demokratik bir düzende seçim,  “yönetilenlerin” kendilerini yönetecek kişileri, “kendi iradeleri” ile seçmeleriyle başlayan ilk adımdır. 

Demokrasi, vatandaşların “bilinç ve iradeleriyle” oluşabilir.  

Bilinç ve iradenin ilk adımı da “ EĞİTİM” olmalı. 

Ülkemizde “eğitim sefaleti” bilinen bir acı gerçek!  

Eğitim düzenimiz, “siyasal iktidarın siyasal hesaplarına göre” biçimlendiriliyor!  

Oysa, gerçek bir demokratik düzende “ulusal eğitim” değerleri üzerine bir sistem kurulur. Zaman içinde, çağın bilimsel ve teknolojik gelişmelerine göre de yenilenir. 

Bu ülkede gazete satışlarının sürekli düştüğü acı bir gerçek. 

Gazetelerin “tarafsızlık” ölçütleri de tartışmalıdır! 

Egemen güçler, “ medya egemenliği” ile toplumu biçimlendirmeye çalışırlar!  

İnsan kişiliklerini bir başka biçimlendirme yöntemi; “dini cemaatlerle” toplumu yönlendirme yoludur!  

Ama, demokrasinin ilk adımı olan “SEÇİM” öncesi kuruluyor düzen! 

Yaşadığımız toplumda, “işi eline ver” sözü hem Kur’an hem de “akıl” ölçüsüdür.  

Ama bu ölçü yerine, özellikle yerel seçimlerde temel ölçü “HEMŞERİ” ölçüsüdür!  

Dikkat ediniz; hemen bütün siyasi parti adayları kapı kapı “hemşeri dernekleri” ziyaretleri yapıyorlar!  

Hangi hemşeri derneği ziyaret edilecekse, randevuyu o derneğin bir üyesi aracılığı ile alınır! O derneğin adetlerine göre gerekli “gönül alıcı hizmetler” yapılır!  

Aday, kendisini o derneğe ne kadar yakın olduğunu kanıtlamak için elinden gelen her şeyi yapar!  

Yalnızca siyasetçiler mi? 

Hemşeri derneklerinin yöneticileri de “siyasal pay” almanın hesabı içindedirler! Bu ilişkide başarılı olursa, bir adım sonrası sıra onlara da gelebilir!  

Kentin temel sorunları ve çözüm yolları” çok önemli değildir!  

“BİZİMKİ” seçilirse, bize ne kazandırır? sorusu egemendir! 

Seçtiğimiz kişi bu işin EHLİ mi? sorusu pek akla gelmez! Gereği de yoktur!  

İşte, bu yüzden kentlerimiz BETON YIĞINI oluyor! 

“PLANLAMA ve ÖNCE ALTYAPI bilinç ve kültürü olmadığı için her şiddetli yağış sonrası kentleri seller basıyor!  

Ciddi “zemin etütleri” yapılmadan, gerekli malzeme kullanılmadan, denetlenmeden, “hatır gönülle” iş yapıldığı için her depremde on binlerce insanımız hayatını kaybediyor!  

Sonra, yaşadığımız depremlerde belediye başkanları, belediye teknik ekibi, Meclis Üyeleri, İmar Komisyonları da yargılanmıyor!  

Birkaç müteahhit, göstermelik cezalarla bedel ödüyor, oyun aynı kirliliği ile sürüp gidiyor!  

Kentleri yönetmek için illa “Şehir Planlama uzmanı, mimar-mühendis” olmaya gerek yoktur elbette. 

Öncelikle, bu mesleğin uzmanlarına ve o kentte yaşayan insanlara saygılı olmak yeterlidir!  

Belediye başkanları ve Meclis üyeleri yalnızca belli bir “hemşeri grubuna” değil, o kentte yaşayan tüm insanlara eşit ve doğru hizmet vermekle yükümlüdürler.  

Bir insanın ailesine, yakınlarına, eşe-dosta, hemşerisine sevgi ve saygısını saygıyla karşılarım.  

Ancak, “HALKIN BÜTÜNÜNE HİZMET” sorumluluğunu unutmadan! 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?