Rusya'da yaşanmış bir gerçek, Stalin’in tavukları

Bir asırdan daha fazla bir zaman önce Rusya'da Stalin ve Lenin ikilisinin devletin başında bulundukları bir dönemde yaşanmış bir hikaye olarak tarih sayfasında yerini almıştır.

Devleti idare edenler çıkarılan Devrim Kanunlarını oturtmak için büyük bir çaba içindeler.

Halk yokluk, fakirlik içindeler.

Ama o kadar yoğun baskı altında oldukları için korkularından dolayı seslerini çıkarmıyorlar.

Stalin denetim ziyaretlerinde annesinin bölgesine gelince annesini ziyaret etmeyi ihmal etmez.

Annesi geçimini temin etmek için evinin bahçesinde tavuk beslemektedir.

Bir gelişinde annesi oğul halk çok kötü bir durumdadır. Halinden kimse memnun değildir.

Sen gittikten sonra kimileri rica ediyor, yalvarıyor durumu sana iletmemi istiyor. Bu halkın durumunu düzeltin diyor.

Bu ziyaretlerden sonra halk Stalin'e hakaret ve küfür etmeye başlıyor.

Annesi artık tepki ve hakaretler nedeniyle komşularının yüzlerine bakamaz oluyor.

Nihayet Stalin'in bir gelişinde annesi büyük bir tepki gösteriyor. Bir daha buraya gelme. Sen gittikten sonra herkes sana hakaret ve küfür ediyorlar. Bana da hakaret ediyorlar diyor.

Stalin tavuk kümesini araya tahtalar koyarak ikiye bölüyor.

Bölünen kümesi bir tarafındaki tavuklara yem vererek onları doyuruyor.

Öbür bölümdekiler tabii ki açlar.

Bir müddet sonra kümesin kapakları açılınca tavukların hepsi dışarıya çıkıyor.

Tok tavuklar su içip bahçede kanat çırparak geziyorlar.

Aç tavuklar bahçede toprağı gagalayıp yiyecek aramak için konuşturup duruyorlar.

Stalin annesine tavukları kümese toplamasını ister.

Annesi sert yüz ifadesi ve sert sözlerle oğluna tepki gösterir.

Kendisi bir miktar yem alarak kümesin bir bölümüne sepeler.

O anda aç tavukların tamamı kümese yem için koşarak girerler.

Tok tavukları kümese sokmada zorlanır. Bir çoğu da girmez.

Stalin annesine bu örneği niye yaptığını şöyle açıklar.

Bak anne biz zor şartlarda yapılan bir devrimi oturtmaya çalışıyoruz.

Endişelenme, yokluk içinde fakir ve aç olan insana umut aşılamakla veya, az vermekle onları idare etmek daha kolaydır der.

O felsefe ile koskoca Sovyetler Birliğini 1989 yılına kadar idare etmeye çalıştılar.

Bu yaşanmış olay ve uygulama anlayışı bütün emperyalist ülke ve düşüncelerde mevcuttur.

İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın anlayış ve düşüncesine ters yaşanmış bir hikayeyi sizinle paylaştık.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilal Dündar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?
Tüm anketler