Servet üzerinden alınan vergiler yeniden düzenlenmeli mi?

Ülkemizde ne zaman ekonomik darboğazlarla karşılaşsak ilk aklımıza gelen çözümlerden biri de servet vergisi olmaktadır. Son günlerde gerek deprem harcamaları gerekse yeterince bütçede tasarruf etmediğimizden ayrıca kayıtdışı ekonominin de büyüklüğü nedeniyle bütçe rekor düzeylerde açıklarla (ilk iki ay 304 milyar TL bütçe açığı )yoluna devam etmektedir. Dünyada ve ülkemizde son günlerde bir kerelik servet vergisi alma, hatta düşük oranlı olarak bunu sürekli hale getirme fikri tartışılmaktadır.

Servet vergisi, gerçek ve tüzel kişilerin sahip oldukları varlıkların toplamı üzerinden alınan vergiler olup ,bu varlıkların yanı sıra borçların bu tutardan düşülmesi halinde Net Varlık Vergisi söz konusu olmaktadır. Tarihsel olarak bakıldığında ağırlıklı olarak varlık vergileri, ülkelerin ekonomilerinin zor duruma düştüğü zamanlarda(savaş yılları, Pandemi yılları, ciddi bütçe açıkları verilen yıllar gibi)geçici olarak uygulaması yapılmıştır .Ülkemizde de bu tür uygulamalar yapılmış olup ,yakın tarihimizde ilk aklımıza gelen 1994 krizi sonrasında uygulanan net aktif ve ekonomik denge vergileridir.

Ülkemizde sürekli uygulanan servet üzerinden alınan vergiler de mevcut olup ;emlak vergisi ,motorlu taşıtlar vergisi ,veraset -intikal vergisini örnek olarak verebiliriz.1940’lı yıllarda uygulaması yapılan ve maliye tarihimizde kara leke olarak duran, uygulaması kötü yapılmış varlık vergisini de örnek olarak verebiliriz. Avrupa’da yalnızca 3 ülke net servet vergisi uygulamakta olup;bu ülkeler Norveç,İspanya ve İsviçre’dir. Fransa ve İtalya ise seçilen varlıklar üzerinden servet vergisi almakta olup bireyin net serveti üzerinden vergi almamaktadırlar.

Dünyada varlık vergileri ;beklentilerden az vergi toplanması, hukuki belirsizlikler yaratmaları, girişimciliğe zarar vermeleri ve uzun vadeli büyümeyi olumsuz etkilemeleri yönleri ile eleştirilmektedir. Daha çok servet vergilerini artırmak ,reform yapmak yerine bu vergilerin kaldırılmasının daha doğru olacağı da sıkça ifade edilmektedir.

Bugün üzerinde durmak istediğim konu, bir varlık vergisi olan değerli konut vergisidir. Bilindiği üzere değerli konut vergisi, 5.12.2019 tarihli kanun ile gündeme gelmiş ve Emlak Vergisi Kanunu’na değerli konut vergisi kısım başlığı altında eklenmiştir. Söz konusu kanuna göre, Türkiye sınırları içerisinde bulunan mesken nitelikli taşınmazların bina vergi değeri 2023 yılında 9.967.000 Türk Lirasının , 2024 yılı bina vergi değerinin 12.880.000 Türk Lirasının üzerinde olanların ,2024 yılında değerli konut vergisi beyannamesi vermesi gerekmektedir. Tek konuta sahip olanların bu vergiyi beyan etmediğini de belirtmek isterim.

Yasa ilk çıktığında tapu kadastro genel müdürlüğü tarafından belirlenen değer üzerinden ve belirlenen tutarı aşan meskenler değerli konut vergisine tabi iken ,7221 sayılı kanun ile değiştirilerek Emlak Vergisi Kanunu’nun 29. maddesine göre belirlenen değer esas alınmaya başlanmıştır. Bu değer bilindiği üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ortak çalışması ile ilan edilen kamuoyunda emlak vergi değeri olarak bilinen, bina metre kare normal inşaat maliyetleri ile arsa veya arsa payı değeri esas alınarak hesaplanmaktadır.

Türkiye’de adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre, yaklaşık 20 milyon civarında bağımsız bölüm ,57 milyon civarında da parsel bulunmakta olup hisseli ve müstakil tapu olarak ele alınırsa 184 milyonun üzerinde tapu senedi vardır. Sadece İstanbul’da 6 milyon civarında konut,1,5 milyon adet de işyeri mevcuttur. Türkiye’de kişi başına yaklaşık 2,25 tapu senedi düşmektedir .

7221 sayılı kanun ile yürürlük tarihi 2020’den 2021’e ertelenen değerli konut vergisinden ,2021 -2023 arasında toplanılan vergi 138 milyon Türk Lirası olmuştur .2021 yılında bu verginin tahsilat hedefi 350 milyon TL iken 23 milyon toplanabilmiş ,2022 yılında ek bütçe ile revize edilen tahsilat hedefi 44 milyon iken 41 milyon toplanabilmiştir.2023 yılında ise hedef 82 milyon olurken 75 milyon tahsilat gerçekleşmiştir.

Tam olarak mükellef sayısını bilmediğimiz bu vergi türünün toplam üç yıllık tahsilatı dolar kuru ile ele alınınca yaklaşık 4,2 milyon Amerikan doları tutmaktadır. Bu kanun ile amaçlanan ve gerçekleşen tutarlar mukayese edildiğinde çok farklı rakamlar ortaya çıkmış ,aslında ciddi bir vergi kaynağından yapılacak tahsilat elde edilememiştir. Kanunun konuluş amacına bakıldığında ;genel refah düzeyindeki vatandaşlar tarafından sahip olunması güç olan , yüksek değerli bir veya daha fazla mesken nitelikli taşınmaza sahip olunmasının ,mali gücün yüksekliğinin ölçütü olarak dikkate alınabileceği şeklinde ifade bulunmaktadır.

Anayasamızın 73. maddesinde “herkes kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü dür”denilmektedir . Burada dile getirilmesi gereken bir konu da ülkemizdeki servet dağılımı adaletsizliğidir. Credit Suisse ve UBS tarafından yapılan bir araştırmaya göre ,ülkemizde en zengin %1’lik kesimin ülkenin servetinin %40’ını elinde bulundurduğu ,%5’lik kesimin ise neredeyse %60’ına sahip olduğunu görmekteyiz. Bu durum açık ara ülkemizi Avrupa’da servet adaletsizliğinde ilk sıraya çıkarmaktadır. Servet dağılımı adaletsizliğini gösteren katsayıya göre(Gini katsayısı )Türkiye’de halkın %71’inin serveti 10.000 $’dan (yaklaşık 332.000 Türk Lirasından) az olup ,Avrupa’da bizden sonraki ülke açık ara olarak Sırbistan (%40 ile) olmaktadır. Bu oranın en düşük olduğu ülke ise %10 ile Almanya’dır.

Sahip olunan servet değeri arttıkça kişilerin mali gücü de aynı oranda artmaktadır. Değerli konut vergisi ile artan kamu harcamalarının finansmanına yeni kaynak sağlanabilecek ,ayrıca gelir dağılımında adaleti sağlama konusunda yol alınabilecek ve mali güce göre vergilendirme yapılabilecektir. O zaman yapmamız gereken şey ,amacına uygun olarak bir servet vergisi türü olan değerli konut vergisinde bazı düzenlemeler yaparak çok ihtiyacımız olan bütçe açıklarının kapatılmasında ,gelir dağılımının adaletsizliğini çözmede bu vergi türünü kullanabilmeliyiz .Bu vergi türünden beklenen amaçlar ,hedefler doğrultusunda çıktılar almak istiyorsak yapılabilecek değişiklikler şunlar olabilir :

-Bu vergi türüne ilişkin yargıda devam eden tartışmalı konular netleştirilmelidir

- Değerli konut vergisi emlak vergisi kanununda ayrı bir bölüm değil de ayrı bir kanun olarak yasalaşmalıdır

-Vergilendirme sadece mesken üzerinden değil de, mesken ,İşyeri ,arsa ve arazileri de içine alacak şekilde genişletilebilir ,buna paralel kanunun adının da değişmesi gerekebilir.

- Hesaplama yönteminde matrah, emlak vergisi ile aynı olduğundan (emlak vergi değeri üzerinden)Çifte vergilemenin önüne geçilebilmesi için ,değerli konut vergisi olarak hesaplanan vergiden emlak vergisi indirilebilir

-Emlak vergisinde olduğu gibi her yıl beyanname vermek yerine daha sonraki yıllar otomatik beyan gündeme getirilebilir.

- Yurt dışında sahip olunan gayrimenkuller üzerinden de buna benzer farklı bir vergilendirme yapılabilir

Günümüzde uygulanmakta olan emlak vergi değerleri ,2022 -2025 dönemini kapsayan emlak değerleri olup gerçek bedellere göre oldukça düşüktür. Bu değer baz alınarak bir çok işlem yapıldığından (alım satım ,emlak vergisi ,değerli konut vergisi gibi )bu değerlerin güncel rayiçlere yakın seviyelere getirilmesi gerekecektir. Bu konuda kapsamlı bir çalışma yapılması ve bir bilgi bankası kurulması gerekebilir, aynı zamanda böyle bir çalışmanın belediyelerin topladığı emlak vergileri açısından da büyük faydası olacaktır.

Kısaca Türk vergi sistemine yakın dönemde eklenen bir servet vergisi türü olan değerli konut vergisi, yapılmış olan düzenlemelere rağmen bugüne kadar amaca hizmet etmemiştir. Kanunun konuluş amacına göre eksik olan hususların tekrar gözden geçirilip düzenlenmesi gerektiğini yada bu vergiden vazgeçip servet üzerinden alınabilecek (seçilmiş varlıklar üzerinden)düşük oranlı farklı bir vergi türünün gündeme getirilmesi gerektiğini düşünmekteyim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şükrü Dilaver - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Milhan - Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik darboğazdan kurtulması için konuşulan servet vergisiyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulunulmuş. Uygulayıcılara ışık tutması dileğiyle.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 02 Nisan 11:48
01

Tekin Özdemir - Kaleminize sağlık, gelir dağılımındaki adaletsizliği ve buna bağlı olarak yeterli miktarda alınamayan bu vergi türüne dikkat çektiğiniz için çok tesekkurler.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Nisan 17:55


Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?
Tüm anketler