İyi Parti, neden eriyor?

“Tarih yazmak” için yola çıkan, ancak 31 Mart seçiminden sonra “tarih olan” İyi Parti, siyaset arenasında tartışılmaya devam ediyor.

Tartışmalara paralel olarak “partideki erime” de sürüyor.

Hem de ne erime…

Neredeyse partideki tüm yetkililer ve çalışma organları istifa etti.

Bir partide ne olup bittiğini en iyi kim bilir?

O partinin kurucuları bilir.

Recep Sanal da İyi Parti’nin 200 kurucusundan biriydi.

Baktı ki, yola çıkarken konuşulanlarla yol yürürken konuşulanlar farklı, istifa etti.

Şimdi sözü kendisine bırakıyorum.

Neden kurucuları arasında yer aldı, neden istifa etti?

İyi Parti, neden erimeye ve yok olmaya mahkûm?

İyi Parti kurucularından Recep Sanal, bakın ne diyor?

“Bunun birden fazla nedeni var. Kök sorun, partiyi yönetenlerin siyasete bakış tarzında yatıyor. Çünkü gerçek siyasette öncelik sıralaması “Fikir, Kadro, Örgüt” şeklindedir.

Siyasetin asıl öğesi FİKİR’dir. Bundan maksat ticari fikir değil, siyasi fikirdir. Aynı siyasi fikre inananlar o fikrin siyasi eğitimli devlet adamlarından ibaret çekirdek KADRO’sunu oluştururlar ve bu çekirdek kadro, o fikri halkla daha çabuk buluşturmak için örgütlenmeyi gerçekleştirir.

Parti siyaseti, başlıca şu üç aşamada yapılır... “Tavanda, Alanda, Tabanda.” Tavandakilerin devlet adamı niteliğine sahip olmaları gerekir. Buna keza Alandakilerin de teknokrat olması gerekir ki, tavanda üretilen politikaları tabanın anlayacağı siyasi projelere dönüştürebilsinler. Tabandakiler ise taşra örgütleridir ki, bunlar da partinin projelerinin halka tanıtılması anlatılması işlevini görürler.

Siyasetten maksat, devleti yönetmeye talip olmaktır. Devlet, ancak devlet adamlarınca yönetilebilecek bir aygıttır. Siyasi partilerin temel kuruluş amacı, devleti yönetebilecek nitelikteki devlet adamlarını keşfederek bunları öne çıkarıp, halktan o kişileri söz ve karar mevkilerine taşınması için yetki (oy) istemektir.

Şimdi İYİ Partinin bu temel gerçekler karşısındaki durumuna bakalım:

1. FİKİR: İyi Partinin MHP içinden doğmasının ana nedeni, o partinin “Milliyetçi Otokrat” kimliğine ve uygulamalarına duyulan tepkiydi. Dolayısıyla yeni hareketin siyasi fikrinin “Milliyetçi Demokrat” olması gerekirdi. Bu gerçekleştirilemediği için MHP’nin kötü bir kopyasına dönüştü.

2. KADRO: Siyasi kadrodan maksat siyasi eğitimi ve devlet deneyimi olan devlet adamlarının aynı fikir etrafında buluşmasıdır. Oysa İYİ Partinin çekirdek kadrosunda siyasi bilgiden ziyade ticari bilgiye sahip olanlar çoğunluktaydılar ve bunlar partinin finansmanını üstlenme bahanesiyle öne geçtiler. Bu durum partiyi kısa sürede ticari şirkete çevirdi. Kurucular arasında yer alan eser sayıda devlet adamı gidişatı değiştirmeye çalıştıysalar da (Parti Başkanının varlığını tüccarlara yaslaması sebebiyle) partiyi doğru çizgiye oturtmakta başarılı olamayınca ayrılmaya başladılar. Nitekim 2017’de 200 kişiyle kurulan partideki kurucuların yarısına yakını kısa süre sonra ayrıldılar!

3. ÖRGÜT: Partinin taşra teşkilatları daha başlangıçta müteahhit şantiyesi mantığıyla kuruldular. İnşaat şirketlerinin süslü ofislerde maket üzerinden bina pazarlamasına benzer şekilde, parti kimliği üzerinden ticaret yapılmaya ve kartvizit pazarlanmaya çalışıldı. Merkezin hali böyle olunca taşra örgütleri de sanki bir şirketin il ve ilçe bayileri imişler gibi, siyaseti tabanda ticari bir faaliyete çevirdiler!

Bu hususlar İYİ Parti’de yaşanagelen sorunların ana başlıklarıdır. Detaya inildikçe siyasi alanın tezek harmanına nasıl dönüştürüldüğüne dair pek çok örnekle karşılaşılır.

Vatansever kurucuların tamamına yakını ayrıldı

İyi Parti hakkındaki bu değerlendirmemi, sadece partinin kurucularından biri olarak değil; aynı zamanda Mülkiye’de siyasi eğitim almış (siyaset ve idare bölümünde) ve devlet hizmetinde yetişmiş, yine aynı fakülteden Yönetim Bilimleri doktorası almış biri olarak yazdım.

Özetle görüşlerim, kendi teori ve pratiğimin ürünüdür. Partinin üst yönetiminde yer alan herhangi kimsenin böyle bir analiz yaptığını zannetmiyorum. Zira vatansever kurucuların tamamına yakını ayrıldılar. Halen orada kalan birkaç devlet adamı da geriye çekildiler ve pasif pozisyondalar. Zira oradaki siyaset tamamen şahsi rant odaklı bir koltuk/kartvizit ticaretine dönüşmüş durumdadır. Devlet Bahçeli’nin “Beşinci kol” olarak partimize monte etmekte zorlanmadığı sabık bakan Koray Aydın’ın partiyi kilitleyip, anahtarlarını Bahçeli’ye teslim edilmesi de yakındır.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Ahmet - hayatta her yapılan işin temeli ilime ve bilime dayanır,sn.erdoğan iktisat bilime aykırı olarak ben ekonomistim faiz sepeptir enflasyıon sonuçtur dedi,dünaynın bilim çevreleri güldüler,bilim galip geldi.sn.m.akşener muhalif parti olarak iktidarı eleştireceğine siyaset biliminde yeri olmayan mantıkla muhalefeti eleştirmeye başladı.kemal sunalın filimde kendi kalesine gol atmak gibi bir şey yaptı,demekki malzeme bu kadarmış buraya kadar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Nisan 15:31
06

Tamam Mı - Mercimek gibi fırıl fırıl dönüyor ne yi savunuyor belli değil. Buna güvenip te masaya oturmakta sözüne güvenmekte cesaret işi. Liderlik vasfı yok. Baston' desen ,bastondan bol bir şey yok ona bırakmazlar.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 07 Nisan 13:40
05

Iso - Tüm yorumlarımda aylardır yazdım İYİ Parti 31 Mart gecesi ŞOX yaşayacak diye. Ersoy Kandemir beyefendinin yorumunda dediği gibi dansözlüğü affetme bu millet.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 07 Nisan 13:33
03

Ersoy Kandemir - Kalkarsan o koltuktan Tayyip efendinin ekmeğine yağ çalar gibi bu millet unutmaz ve gereğini işte böyle yapar!

Yanıtla . 8Beğen . 0Beğenme 06 Nisan 18:09
02

Deli Ormanlı - Koray Aydın korkusu her yeri sarmış partinin mühendis kafası ile çalışma yapan tek isim tek hatası teşkikatlanmada faydalandığı arkadaşlarının MHP kafasından kurtulamamış olmasıdır malum partiyi ülkücüler kurdu geçmişte merkez sağ denen devleti söğüşleyen iktidarlardan gelen insanlar iyi parti içinde kendilerine alan bulamayınca değişik gerçek olmayan sebepler öne sürerek genel başkana karşı tavır almışlardır ve genel başkanın himmeti ile toplumda esamesi olmayan insanlar siyasete kazandırılmak için kurucu ve vekil yapılanlar egolarını yenemeyerek kendisini. arkadan hançerlemişlerdir genel başkanın 14 Mayıs seçimlerindeki aday tesbitinin bugün İstanbul ve Ankara’yı kazanan başkanlara ve tafralarına bakınca ne kadar haklı olduğu ortaya çıkmıştır ozaman cesareti olmayanlar bugün zafer nidaları atmaktadır.hikayesi olan bir Meral Akşener ne yazıkki erkek toplum yapısında siyasi lince tabi kalmıştır umarım iyi partinin kemikleşmiş seçmen tabanı Meral Akşeneri siyasetin dışına itmez Türk milletinin bugün tafralı başkanlarının Meral Akşener diyet borçları vardır o borç ödenmek zorundadır. Demokratik parlementer sistem ana hedeftir. Ve Borcun kendisidir.

Yanıtla . 0Beğen . 8Beğenme 06 Nisan 00:17
04

Adem X - @Deli Ormanlı 02 nolu yoruma cevabı: PROJE partisı idiler de,proje tutmadı,

Bir taraftan Diyarbakırlı,bir tarftan muhacır,diğer taraftan Fettöş ...

eeee adı konmamiş kullanışlı aparat olamaz dı zaten.

"İÇ İŞLERİ BAKANI da olsa DEVLET yazar,not eder,saklar,"

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Nisan 11:59
01

Koça Müracaat Etsinler - Aslında devletin bankalarından olsun sen mhp yi parçala biz sana kıyak yaparız diyenler olsun sonra 6 lı çeteyle masaya otur bununda karşılığı olacak diyenler olsun hepsi tamam oldu görevini yerine getirdi işi bitti belki birileri gibi koçlardan falan alt yapı üst yapı kıyak işler alırlarsa birileri gibi düze çıkarlar yani yani çok yaniiiii

Yanıtla . 7Beğen . 4Beğenme 05 Nisan 20:20


Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?