Türkiye’nin “borç” hesabı

Müflis tüccarlar, genellikle hesap kitap bilmezler.

“Battı balık yan gider” hesabı, günü kurtarmaya çalışırlar.

“Borcu borçla kapatma” telaşı içinde çırpınır dururlar.

Ülkeler de öyle…

Ekonomi çarkını sürekli borçla çevirmeye çalışan ülkelerin iki yakalarını bir araya getirmeleri mümkün değil. 

İpin ucu kaçmış, artık “borçkolik” olmuşlardır.

Borç almadan adım atamaz hale gelmişlerdir.

İster kabul edelim ister etmeyelim, ne yazık ki ülkemiz tam böyle bir noktada.

Hani bazı saftirikler; borçla yapılan yolları, köprüleri, tünelleri, havaalanlarını, şehir hastanelerini, alışveriş merkezlerini, kentlerin caddelerini dolduran lüks otomobilleri, sahillerdeki lüks konutları gösterip “ Ne kadar da zengin bir ülke olduk” diyor ya…

Zenginlik olarak gördükleri şeylerin aslında bizim olmadığını, dış borçla yapıldığını veya satın alındığını bilmiyorlar, anlamıyorlar.

Borç aldın, bütün bunları yaptın…

Geri ödeyeceksin, paran yok, tekrar borç bulmak zorundasın.

Böylesine bir sarmal içindesin.

Borçla yaşayan kişi, rahat uyuyabilir mi?

Borçlu bir ailede huzur olur mu?

Hesapsız kitapsız borçlanan bir şirket uzun yıllar ayakta kalabilir mi?

Gırtlağına kadar borçlanan bir ülke, geleceğine nasıl güvenle bakabilir?

15 yıllık Atatürk dönemi (1923-1938) hariç, 1854 yılından beri, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerinde sürekli borç içinde yüzüyoruz.

Osmanlı İmparatorluğu, borç nedeniyle parçalandı ve tarihe gömüldü.

Cumhuriyet döneminde, 4 Ağustos 1958’de borçlarımızı ödeyemez hale geldik, “moratoryum” ilan ettik.

Daha sonraki yıllarda, hemen hemen tamamı dış borçlar nedeniyle, defalarca ekonomik kriz yaşadık.

Ve yıllardır yine aşırı borç nedeniyle krizdeyiz.

Ekonomik kriz, artık bizim yaşam biçimimiz oldu.

Ama nereye kadar?

Bütün bunları neden yazdım?

 

Dünkü yazımda, “Türkiye’nin döviz borcunun 727 milyar dolar” olduğunu yazmıştım ya, bir okurum “Nereden çıkarıyorsunuz, 727 milyar dolar değil 500 milyar dolar” diye itiraz etmiş.

500 milyar dolar (tam olarak 499.9 milyar dolar), Türkiye’nin sadece dış borcu.

Ülkemizin bir de dövizli iç borçları var.

Hepsini toplayın, 727.1 milyar dolar ediyor.

İktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez’in, “Türkiye’nin döviz borcu” konusundaki ayrıntılı hesabı şöyle:

*2023 sonu itibariyle dış borç stoku, 499.9 milyar dolar. Bunun 202.5 milyar doları kamuya, 251.1 milyar doları özel sektöre, 46.3 milyar doları da Merkez Bankası’na ait.

*Türkiye’nin dövizli iç borç toplamı, 137.7 milyar dolar. Bu borcun 27.2 milyar doları kamu kesimine, 110.5 milyar doları da özel sektöre ait.

*Türkiye’nin “Kur Korumalı Mevduat” yükümlülüğü ise 89.5 milyar dolar.

Toplayın hepsini, tamı tamamına 727.1 milyar dolar.

Yani düzlüğe çıkabilmemiz için, 727.1 milyar dolara ihtiyacımız var.

Var mı bu kadar paramız?

Yok!

Dahası…

2024 Ocak ayı itibariyle, vadesine bir yıl ve daha az süre kalmış dış borç yükümlülüğümüzün toplamı, 225.4 milyar dolar.

Bu borcun bu kadar kısa sürede borç para bulunarak çevrilmesi lazım, ama nasıl?

Türkiye, böylesine zor durumda.

Bir tarafta borçla yaratılan şatafat ve sahte cennet…

Diğer tarafta içimizi acıtan gerçeklerimiz!

Yazıyı sonlandırmadan, ister istemez hepimizin aklını kurcalayan o sorunun cevabını da yazayım…

AKP iktidar olduğunda, yani 2002 yılında, Türkiye’nin döviz borcu sadece 131.8 milyar dolardı.

131.8 milyar dolardan 727.1 milyar dolara…

Nereden nereye, değil mi?

Tabii, bu hesaba 70 milyar dolar civarındaki “özelleştirme geliri” dahil değil.

Bunu da ekleyin, AKP’nin 22 yılda bir taraftan borçlanarak diğer taraftan ülkemizin ekonomik değerlerini satarak Türkiye’yi ne hale getirdiğini görün!

Kıpırdayacak halimiz kalmadı.

Bunun artık farkında olalım.

 

    

 

   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Mustafa - Gelişmiş ülkelerden ABD 2022'de 31 trilyon dolara yaklaşan borcuyla ilk sırada yer aldı. ABD'yi 11,1 trilyon dolarla Japonya, 3,2 trilyon dolarla Birleşik Krallık, 3,1 trilyon dolarla Fransa izledi. Çin de gelişmekte olan ülkeler arasında geçen yıl yaklaşık 14 trilyon dolarla en yüksek borca sahip ülke oldu.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Nisan 13:10
04

Emekli - Borç yiğidin kamçısıdır. Ekonomist liderimiz var. Ekonomide ilk beşteyiz sondan.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Nisan 17:57
03

Görünen Köy - A.K.P İktidara geleli çok şükür kör kuruş borç almadı. Onun içindir ki iktidara gelir gelmez C.H.P nin yaptığı borçlarımızı sildi süpürdü. Dış düşmanları sevindirmemek için borç almadı borç verdi. Bu gün yine öyle Avrupası, Amerikalısı, Arap'ı ,Çin'i Japon'u her gün kapımızı aşındırıyor ,borç diye.A.K.P yönetimi bilir" Bu gün borç alan yarın talimat alır."Onun içindir ki .Yirmi yıldır borç aramadı. Çok şükür hep talimat veren oldu.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Nisan 13:59
02

Kozalak - asıl sorun ıstakoz yemesi değildir. yıllarca dev kamu binaları yapılıp, masraf oluyor diye köy okullarını kapatan zihniyettir. makam aracı saltanı ile hem makam aracı verdikleri susturulmuş hem de kiralayan firma zengin edilmiştir.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 16 Nisan 07:09
01

Emekli - Bu borcun sorumlusu başgan erdogandır parası varsa bu borcu kapatsın yada malına ve maasına haciz gelsin bu zararın bedelini ödesin .kim bizi bu hale getirdiyse bedelini ödesin

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 15 Nisan 22:40


Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?