Ağaçların dallarını doğrama modası!

Geçenlerde yolum "Yelken Çiftlik Evleri" yerleşiminin olduğu yere düştü.  Düşmez olaydım! Oradaki ağaçların getirildiği acıklı durumu görünce, bir Orman Mühendisi olarak adeta sok yaşadım..

Bunu o ağaçlara kim, kimler yapabilir veya yaptırır? Bu nasıl bir bilgi ve görgü    yoksunluğunun  ürünüdür?

Orada çekip yazıma iliştirdiğim fotoğrafların başka örneklerini  dünyanın en geri kalmış ülkelerin kentlerinde bile göremezsiniz. 

Budama adı altında ağaçların dalları doğranmış.

Bu fotoğraflar, Orman Fakültelerinin, Ziraat Fakültelerinin ve Fen Fakültelerinin, botanik derslerinin yapıldığı anfilerin duvarlarına  yansıtılıp öğrencilerin belleğine işlenmelidir. Çünkü onlarda görülen duruma neden olanların, oluşmasını normal karşılayanların daha Orta okul çağlarında edinilen bir bilgiden yoksun oldukları net olarak ortaya çıkmaktadır.

Onların yoksun olduğu bu ana bilgi şudur: Bitkilerin yaşamlarını sürdürmeleri, kökleri ile topraktan sadece su ve mineral maddeler almaları ile mümkün değildir. Çünkü ağaç, kök ile işbirliği yaparak fotosentezi gerçekleştiren yapraklar sayesinde beslenmektedir. Yapraklarda kökten gelen besi suyu ile havadaki karbondioksitin güneş ışığı sayesinde reaksiyona girmesi, yani fotosentez sonucu glikoz  ve oksijen oluşmaktadır. Glikoz, kış mevsimi başlangıcında  amido halinde yapraklardan kök ve gövdeye gönderilip depolanmakta, bahar geldiğinde ağacın gelişiminde, yaraların tamirinde kullanılmaktadır. Bu nedenledir ki bir ağacın, üzerinde oluşan bütün yapraklarının sürekli olarak koparılıp alınması halinde, toprağın fiziksel ve kimyasal yapısı ile kökten beslenmesi ne kadar düzgün ve yeterli olursa olsun kuruduğu görülür.

Bunlardan haberi olmayanların ağaçları getirdiği hale bakınız!  

Sanki ağaçların yaşayıp gelişmesi için  yaprağa ihtiyacı yoktur! Ağaçları bu hale getirenlere göre yaprak sadece süstür. Fotoğraflardaki ağaçların gövdeleri üzerinde kalan ve sonradan oluşabilecek az sayıda yaprak, fotosentez yaparak ağacı besleyebilir mi? Besleyemeyeceği için ağaç kuruyacak veya son derece kısıtlı şartlarda yaşamını zorlukla sürdürebilecektir. 

Yetişkin bir ağaçta yaprak sayısı 200 bin dolayındadır.

Demek oluyor ki budama, yaprak sayısının azalmasına neden olan bir işlem olduğundan ağacın özelliklerine ve gelişim aşamasına uygun olarak yapılmalıdır. Olaya bu açıdan bakınca kentteki ağaçların, sadece böcek ve mantar gibi zararlılardan çok kötü etkilenmiş dalları ile motorlu araçlara ve yürüyen insanlara değen dalları budanmalıdır.

Bu ne acı bilgisizliktir ki budama yapıyorum diye ağaçları fotoğraflardaki duruma getirenler dolaylı olarak, küresel ısınmanın baş aktörü karbondioksitin tüketimini ve yaşam için son derece önemli oksijen üretimini kısıtlamaktadır. Diğer taraftan onların, yaptıkları bu uygulama sonucu ağaçlarda neden oldukları çok sayıda kesit yüzeyinden işleyecek böcek, mantar, virüs ve bakteri tehlikesinden haberleri de yoktur. 

Ben böyle, son derece berbat bir başka uygulamanın da tanığıyım. Yaklaşık 5  yıl önce, İzmit Belediye binanın  deniz tarafında, yanan TEKEL binasından kalan alanın batı tarafında sıra halinde 4-5 m boyda, çok değişik görünümde, kentin hiçbir yerinde olmayan bir türden ağaçlar vardı. Bunların Afrika'ya has Akasya türü olduğunu belirlemiştim.(Halkımızın Akasya diye tanımladığı ağaçlar aslında Robinia'dır) Bir gün ne göreyim! Budama adı altında onların bütün dallarını doğranmışlar. O yıl sıradakilerin hepsi kurudu. Onların yerine Oya ağaçları diktiler. Geçen yıl buduyorum derken onların da dallarını doğradılar.

Budama adı altında, kentimizdeki ağaçların dallarının, eline motorlu testere verilmiş kişiler tarafından doğratılması adeta moda oldu. Batsın bu moda !

Ağaçların dallarını doğrama modası!
Ağaçların dallarını doğrama modası!
Ağaçların dallarını doğrama modası!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder

# oldu

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

T. Ö. - Bu budamayi yapan bahçıvanlık işlerini yapan bir site calisanıdır. Bu iskemi yaptıktan sonra uyarılmış -maalesef- bana işimi ogretmeyin diye tepki göstermiştir. Anılan çalışanın işine son verilmiştir. Yani tamamen cahillik kurbanı olunmuştur.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 19:38


Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?