Çocuk Parkı'nda ve Ulu Gazi'de her an bir facia bekleyin

Bu yazıyı yazarken, Cumhuriyet Parkı, İzmitlilerin daha iyi bildiği ismiyle Çocuk Parkı'nda oturup çayımı yudumluyorum.

Zaman zaman benim de top oynadığım çocuklar, iki direkt gördükleri için, amfi-tiyatro sahnesinde futbol oynuyorlar. Ve kaleyi gördüler mi vuruyorlar. Bunu hepimiz yaşadık. Çocukken futbol oynayanlar iyi bilir. Çocuk Parkı’nda çocuklar da biri elektrik direği, diğer yanı çöp kovası olan yeri kale gibi yapıp, maç oynuyorlar.

Önce şunu yazayım: Parkın ismi Çocuk Parkı… İçindeki Kafenin ismi Çocuk Parkı Aile Çay Bahçesi… Yahyakaptan’daki Gülümse Kafeyle karıştırılıyor, ama öyle değil… İsmi üstünde: Çocukların sahibi olması ve bol bol oynaması gereken park. Park kafe hizmete girdiği günden bu yana, mekanın içindeki insanlar, aşırı gürültülü de olsa, huzur yaşamaya çalışıyorlar. Kendilerini özel hissediyorlar. Üç liraya çay içiyorlar. Havalar düzeldikçe de parkta yer bulmak zorlaşıyor. Her akşam mutlaka uğradığım mekanım olan Çocuk Parkı’na, 58 yıldır gelip giden biri olarak, benim için ayrı özelliği var. Eski İzmitliler burada toplanıyor. Hatta yakında siyasetin nabzı da burada dönmeye başlayacaktır -ki dönüyor bile-.

Ancak yineliyorum, çocuklar tiyatro sahnesinde futbol oynuyorlar. Biz de oynuyorduk aynı yerde. Hatta havuzumuzda da yüzüyorduk. O leş gibi hayvan pisliğiyle dolu havuzda. Çocuklukta yapılacak çok tatlı şeyler bunlar.

Birkaç kez Fatma Kaplan Hürriyet’i, her gün çocukların şiddete maruz kaldığı olay yerine götürüp, burada bir saha istediğimizi söyledim. Kendisi geçen yaz böyle bir şeyi yapmak için Ümit Uçar'a talimat verdi. Bu seçimden önce de, sahnede beraber fotoğraf çektirirken, çocukların isteğini yineledim. Fakat başkan bu kez “Çocuklara tutamayacağımız sözü vermeyelim, buraya saha yaptıramam” dedi. Çocukların yüzündeki umudun kırılışını, aldatılmışlığı verdiği küskünlüğü görmeliydiniz. O çocuklar bunu tabii ki unutmayacaktır.
Cumhuriyet Parkı için mücadele verenlerden biri de benim. Bu parkın İzmit Belediyesi'nde olması ve gelişmesi için ben de elimden gelen tüm katkıyı sundum. Ancak şimdi çocukların burada futbol oynamak keyfi her an faciaya dönebilir.

Nasıl mı?..

Okuyun!..

Park Kafenin dev pencere camları, normalde de ciddi tehlike arz ediyor. Çocuklar topa vurduğu zaman bu, camlarda patlıyor ve mekanın içinde adeta bomba etkisi yaratıyor. İçeriye korkunç bir patlama sesi yayıyor. Dalmış ve sohbet eden insanlar korkuyor, ürküyor. Bırakın yaşlıları, gençler bile yerinde zıplıyor ve o panikle çocukların üzerine yürüyor. Daha da kritiği bu camlardan biri kırılsa, cam kenarında oturanlar, (ben dahil) büyük tehlike içerisinde kalıyor.

Ümit Uçar kardeşimin görev ömrü yetmedi. Kesinlikle bu işi çözeceğine sonuna kadar inanıyordum. Ne de olsa Çukurbağlı… Fanatik Kocaelisporlu ve mühendis. Okumuş adam. Futbolu da iyi bilir. Artık bu olay, had safhaya gelmiştir.

Allah korusun, bir gün bir çocuğu feci halde dövdükleri zaman, o çocuğun da babaları gelecek, aile faciası yaşanacak. Bu uyarımı ısrarla ve devamlı tekrar edeceğim. Bunun acilen çözülmesi gereken bir sorun olduğunu sürekli yazıyorum.Park kafeye gelip olayı bizzat kendileri de görebilirler.

Aynı şey Ulu Gazi'de de geçerli. Orası da Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın uhdesinde.

Ulu Gazi İlkokulu önündeki çocuk oyun gruplarında, küçücük bebekler gönüllerince eğleniyorlar, spor yapıyorlar. Kaydıraktan kayıyorlar, tramplende sıçrıyorlar. Ancak kaydırağın hemen altında herkesi cezbeden kale gibi bir görüntü var. Ahşap sütunlar. Dedim ya, çocukluğunda futbol oynayanlar bunu iyi bilir. Dört tane tahta gördünüz mü, onun içine bir sürü gol atmak istersiniz. Bu psikolojiyi, akademisyen başkan Büyükakın’ın da bildiğine eminim.

Bu psikolojiyle Çocuk Parkında da, Ulu Gazi'de de, topun gelişine sert vuran çocuklar, küçük bebekleri tramplenden düşürebilir, kaydıraktan aşağıya düşmesine neden olabilir. Yerler kauçuk ama, top darbesiyle düşmenin ne olduğunu, kafasına top yiyenler bilir.

Burada yapılması gereken tek şey, orta yolu bulup, bu sorunun acilen çözülmesidir. Bir daha yazıyorum, buraların adı çocuk parkları… Her an bir facia yaşanabilir.

Bunun için de herkesin taşın altına elini koyması gerekir. Çocukların futbol oynamasının engellenmesi kadar korkunç bir hata yoktur. Biz yıllarca, tel örgülerin üzerinden atlayıp, okulların bahçesinde kovulan insanlar olarak büyük sıkıntı çektik.

Hala nefret ettiğimiz okul görevlileri vardır. Şimdi yaş ilerleyince onları haklı görmeye başladık. Çünkü yumurta kapıya dayandı. Çocuklar her an cama sert topla vurup, cam çerçeveyi indirebilirler.

Fatma Hanım'a buradan bir kez daha sesleniyorum…

Tahir Büyük Akın'a bir kez daha sesleniyorum…

Kentin merkezine mutlaka bir futbol sahası yapılmalıdır. Acı bir gerçek, arazi olmadığı ve arsa değerleri yüksek olduğu için, hiç kimse arsasını vermiyor. Dolayısıyla belediyede kendi sahip olduğu arsaların birine saha yapmak zorunda kalıyor. Ama bu onların sorunu, biz im değil. Verilen oyların karşılığını bekliyoruz.

Çocuk Parkı'na ve Ulu Gazi'ye acil bir mini halı saha istiyoruz. Bu isteğimi, o çocuklara verdiğim söz nedeniyle ve kendi çocukluğuma verdiğim söz nedeniyle, sonuna kadar takip edeceğim. Bizden kurtuluş yok…

Faciaya dur deyin…

Çocuk Parkı'nda ve Ulu Gazi'de her an bir facia bekleyin

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?