Meclis çoğunluğu ile engellemek mi?

Öncelikle altını çizip önlemimi alayım;

Sözüm “AKP Üst yönetimi ve genel başkanınadır!”

“Cumhurbaşkanı’na değil!

AKP Genel Başkanı, yerel seçimler için öylesine büyük bir çaba gösterdi ki, emeği inkar edilemez.

Hatta pek çok vatandaş O’nu belediye başkan adayı sandı!

Her adım başında büyük boy posterleri karşımızdaydı. Örneğin, Kocaeli mitinginden 10 gün sonra bile üst geçitlerdeki bez afişler, ilan panolarındaki portreleri hep karşımızdaydı.

AKP Genel Başkanı, partisinin ekonomik yaşamdaki başarısızlıklarını örtmek için de hayli emek verdi!

“BEKA” dedi, yetmedi rakiplerini “PKK destekli bunlar” diye suçladı, yargıladı, mahkum etti!

Seçim sonuçları ise sevindirmedi!

Kısa bir süre sessiz kaldı!

Sonra, “mütevazı ve küskün” balkon konuşmasında; AKP’nin yine başarılı olduğunu, daha dört buçuk yıl kendisinin ve partisinin iktidarda olduğunu hatırlattı! 

Ankara ve İstanbul’u kaybetmişlerdi. AKP, geçen seçimlerdeki söz ve eylemlerinin dışında, özellikle İstanbul ve Ankara seçimlerine itiraz etti.

AKP zaman kazanıyordu!

İstanbul Belediyesi’nden evraklar taşındığı, kimi evrakların belge parçalama makinelerinde yok edildiği, kimilerinin yakıldığı söylendi.

“Vatandaşın vergisiyle vatandaşa hizmet ettiğinin” bilincinde olamayan kimileri;

“Biz CHP’nin başkanına hizmet etmeyiz” diye feryat etti!

AKP Genel Başkanı teselli etti; “Meclis çoğunluğu bizde, onlar TOPLAL ÖRDEK” dedi!..

Ne hizmetkar biliyordu “gerçek efendisini” ne de “efendisi!”

Şimdi, CHP’nin başkanlık kazandığı ve fakat AKP’nin belediye meclislerinde çoğunlukta olduğu belediyelerde “CHP’li Başkana iş yaptırmama” mücadelesi bekleniyor!

AKP’li meclis üyeleri böyle bir eylem süreci içine girerlerse, aslında cezalandıracakları CHP’li başkan değil, vatandaş olacaktır!

Başkanı her fırsatta çelmelemek, “Ben demokrasiye inanmıyorum” demek olacaktır! Ve vatandaş, gün gelecek hesap soracaktır!

Gerçekten inancına samimiyetle bağlı, ahlaki ölçütleri gelişmiş, yaşadığı kente hizmet için meclis üyesi olan dürüst kişilerin bu akılsızlığı yapmayacaklarına inanıyorum.

Ancak, burada “HALK ADINA çalışmaları takip ve denetleme görevi” öncelikle MEDYA’ya düşüyor!

Belediye Meclis Toplantıları zaten yasal olarak kayda alınıyor. Ancak, halkın “BİLGİ KİRLİLİĞİ” ile aldatılmaması için, yerel gazetelerde Meclis toplantı tutanakları aynen yayınlanmalı, Televizyonlar da “naklen yayın” ile anında vatandaşa gerçekleri iletebilmelidirler.

Ve elbette, yerel medyada “görev bilinci” ile bu dürüstlük örneğini gösteren yayın organları da emek karşılıklarını –YASAL YOLLARDAN- alabilmelidirler!

Ne belediye başkanlarının ne de vatandaşın “TOPAL ÖRDEK” olmadıkları ancak böyle anlatılabilir!

Bir 23 Nisan günü koltuğuna oturan çocuğa;

 “Artık tüm yetki sende, ister asar ister kesersin!” diye demokrasi dersi verenler için bu gerçeği algılamak zordur!

Altını çizerek belirtelim;

Demokratik HUKUK DEVLETİ’nde “topal ördek” olmaz!

Demokrasi ve Hukuk Devleti’nin temel kuralları geçerlidir!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (262) 323 39 17
Reklam bilgi

Anket Sizce Kocaeli'nin en büyük sorunu nedir?