Seçimi yönetemeyenler memleketi nasıl yönetecek?

Hatırlar mısınız?

Eskiden seçimlere kısa zaman kala seçimde tarafsızlığı ve adaleti sağlamak için Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı ve Ulaştırma Bakanı görevden ayrılır ve yerlerine bağımsız bürokratlar atanırdı.

Yargı bağımsızlığı demokrasinin temelidir.

Demokrasinin temeli millet iradesi ve adalettir.

Adaletin tecellisi için, yargının yürütmeden, daha doğrusu kimseden emir ve talimat almaması lazım.

Yargının kimsenin etkisinde olmaması lazım, işlerini tam tarafsızlık içersinde yapması lazım.

Bunun için yargıç atamalarının da yargıçların görev sürelerinin tespitinin de çoğunlukla partiler üstü kurumlar, mesela partili olmayan cumhurbaşkanı tarafından yapılması lazım. Yargı bağımsızlığının yeni Anayasadan kaynaklı olarak ciddi oranda zedelendiğini biliyoruz.

Yargının H.S.Y.K. nın olumundan, yargıçların denetlenmesi, özlük hakları gibi ciddi bağımsızlığını zedeleyen ciddi konular var.

Yüksek Seçim Kurulu da seçim adaletini tartışmasız sağlaması gereken bağımsız yargının en önemli kurumlarından birisidir.

Görüyorsunuz bu konuda da ne kadar çok spekülasyon yapılıyor. YSK’nın adaylık başvurularını alarak aday olabilir dediği ve seçilen belediye başkanlarına KHK gerekçesi ile sabıkaları olmadığı halde mazbata vermemesi enteresan bir yaklaşım. Memlekette hala seçim sonuçlarının kesinleştirilmemiş olması sanırım ilk defa yaşanıyor.

Memleket ekonomik krizde hala seçim konuşmak durumunda kalıyor.

Milletvekilleri yasama görevi yerine seçim kurullarında sabahlıyorlar.

Memleket zaman ve güç kaybediyor.

**

Bizde de Derince için CHP’nin yaptığı itiraz hemen reddedilip mazbata verilirken İzmit için AKP’nin yaptığı itirazın bu kadar geciktirilmiş olması da düşündürücüdür.

Bu seçimi 17 yıllık iktidar hazırladı.

Seçimleri kazanırken en küçük bir sorun çıkartmayan iktidarın seçimleri kaybedince, özellikle İstanbul’da bu kadar sorun çıkartmış olması, yargıyı bu kadar uğraştırması, iktidarın seçim adaletini pek düşünmediğini gösteriyor.

Seçim zamanının tespitinden seçim sürecinin tayinine kadar tüm işleri yapan iktidarın şimdi seçim adil değil demeye başlaması, seçimi idare edemediğini, yönetemediğini gösteriyor.

 Pekiyi seçimi yönetemeyen iktidarın memleketi nasıl yönetebildiğini hiç düşündünüz mü?

Dış politikadaki büyük hatalar, ekonomik kriz ve diğer yönetim eksikliklerinin kaynağının iktidar olduğu, iktidarın seçim yönetim zaafından anlaşılmıyor mu?

Seçimi yönetemeyen iktidar memleketi nasıl yönetecek?

Ne dersiniz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (262) 323 39 17
Reklam bilgi

Anket Sizce Kocaeli'nin en büyük sorunu nedir?