Yıllarca “rüzgâr” ektik, şimdi “fırtına” biçiyoruz

İşin bu noktalara geleceği belliydi.

Kuraldır, “toplumsal yaşamda” ne ekersen onu biçersin.

“Sevgi” ekersen, “sevgi”…

“Nefret” ekersen, “nefret” biçersin.

“Nefret” ekip “sevgi” biçildiği hiç görülmemiştir.

Bakın şöyle geriye!

Özellikle son yıllara…

Bu toplum ayrıştırıldı mı?

Ayrıştırıldı…

AKP dışındaki bütün partiler ve bu partilerde siyaset yapanlar “düşman” ilan edildi mi?

Edildi…

Kendileri dışında herkesin “vatanseverliği” ve “inancı” sorgulandı mı?

Sorgulandı…

Kendileri gibi düşünmeyenler “PKK ile eşdeğerde” tutuldu mu?

Tutuldu…

Karşı partilerin yöneticilerine günlerce “illet, zillet, çukur, tezek, pislik” saldırısı yapıldı mı?

Yapıldı…

İktidarı eleştirenler, hiç hak etmedikleri halde, “FETÖ’cu olmakla” suçlandı mı?

Suçlandı…

Sürekli “nefret dili” kullanılarak halk kinlendirildi mi?

Kinlendirildi…

Özetle…

Ateş körüklendi körüklendi…

Demir, iyice kızdırıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplumdaki tehlikeyi sezmiş olacak ki, daha birkaç gün önce “Dönem, kızgın demiri soğutma dönemidir” diye açıklama yapmıştı.

Yapmıştı da, iş işten geçmişti.

Kızan demir, yıllardır gösterilen hedefleri yakmaya başlamıştı.

CHP Genel Başkanı Kemal KIlıçdaroğlu’na şehit cenazesinde yapılan saldırı, öyle tesadüfen yaşanmış bir olay değildir.

İktidarın kullandığı nefret dilinin, cahil tetikçiler tarafından şiddete dönüştürülmesidir.

Terörün suçlusu CHP mi?

                                      ******

Kemal Kılıçdaroğlu’na neden saldırıldı?

Kesin nedeni başlatılan soruşturma sonucu ortaya çıkacak.

Eğer bir örgüt tarafından planlanmış değilse…

Bu olay, iktidar kanadı ve ortağının uzun süreden beri CHP’yi terörün sorumlusu olarak göstermesi, sürekli nefret dili kullanması ve halkı bu şekilde yönlendirmesi sonucudur.

Özellikle seçim sürecinde, kimin hangi sözcüklerle nefret söyleminde bulunduğunu yazmaya kalksak, sayfalar almaz.

Sadece bir konuşma var ki, tek başına bu bile Kemal Kılıçdaroğlu’na şehit cenazesinde neden saldırıldığını anlatmaya yeter.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun o konuşması artık herkesin beynine kazındı.

Ne demişti Soylu?

“Valilere, CHP’lileri şehit cenazelerine almayın talimatı verdim.”

Bir bakan, böylesine sorumsuzca davranabilir mi?

Sonra saldırı günü havuz medyasından Güneş’in, Hakkâri’deki 4 şehit kastedilerek attığı manşet:

“Mutlu musun Ekrem?”

Bunun adı gazetecilik olabilir mi?

Bu nasıl bir tahriktir!

Herkes kendini sıyırdı…

Herkes sütten çıkmış ak kaşık oluverdi…

Terör ihalesi, CHP’nin üzerine kaldı.

Bakın şöyle geriye!

*PKK ile Oslo’da pazarlık masasına Kemal Kılıçdaroğlu mu oturdu?

*Habur’da çadır mahkemesinde serbest bırakılan teröristlerin, Güneydoğu’da şehir şehir “zafer kazanmış komutan” edasıyla dolaşmalarına Kemal Kılıçdaroğlu mu seyirci kaldı?

*Dolmabahçe’de terörist başı Öcalan’ın yazdığı “ortak vatan” esasına dayalı 10 maddelik metni yoksa Kemal Kılıçdaroğlu mu imzaladı?

*Öcalan’ın yazdığı mektubu Diyarbakır mitinginde okunmasını sağlayan da herhalde Kemal Kılıçdaroğlu idi, öyle mi?

*ABD ve İngiltere’nin baskısına boyun eğip “açılım” sürecini başlatan da Kemal Kılıçdaroğlu muydu?

*Ankara ve İstanbul havaalanlarına sözde Kürdistan bayrağını kim çektirdi? Kemal Kılıçdaroğlu mu?

Daha hangi birini yazayım?

Teröre suçlu aranacaksa, Kemal Kılıçdaroğlu ismi son sıralarda kalır.

Ama öyle bir algı yaratıldı ki, herkes “pür-i pak” oldu, bütün suç Kemal Kılıçdaroğlu’nun üstüne kaldı.

Hepimiz aklımızı başımıza toplayalım

                                      ******

Kemal Klıçdaroğlu’na saldırı olayı, hepimize bir ders olmalı.

“Nefret dili” ile yakılan ateş, gün gelir herkesi yakar.

Tehlike, ateşin yakılmasındadır.

Ateş yandıktan sonra, onu yakacaksın bunu yakmayacaksın, diye ayıramazsın.

Herkes, diline sahip çıkmalı.

Vatanseverlik, kimsenin tekelinde değil.

Hepimiz vatanseveriz.

İnsanların inancını ölçmek de kimsenin haddine değildir.

Kimse kimsenin vatanseverliğini ve inancını ölçmeye kalmasın!

Herkes haddini bilsin!

“Vatandaşlık sorumluluğu” ile “devlet adamlığı sorumluluğu” ile hareket etsin!

Siyasi rant elde etmek için mesnetsiz suçlamalarda bulunmasın!

Kin ve nefret iklimini hızla yok etmeliyiz.

Bunun sonu yok!

Bu ortam, sadece Türkiye düşmanlarının işine yarar.

Kızgın demir, ateşle soğumaz.

Türkiye düşmanlarına fırsat vermeyelim!

Birbirimize el uzatalım, birbirimizle kucaklaşalım!

Geç olmadan…

Ektiğimiz rüzgârın, bir gün fırtınaya dönüşeceğini unutmadan…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Murti - Objektif olunuz.Akpartinin yaptıklarını saymişsiniz..ya Kılıçdaroğlu ve CHP nin teröre ve teröriste arka çikan hal ve davranışları?.Devlet denenmemişi denedi.doğru yanlış.CHP nin teröre açık desteğini de anlatinki kafamizda soru işareti kalmasın.

Yanıtla . 2Beğen 23 Nisan 05:16
01

Yüreğiniz Yiyorsa - nefretin mimarı sizlersiniz,yazıklar olsun sizlere.

Yanıtla . 2Beğen 23 Nisan 00:57

Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?