Reklamı Kapat

Ülkemizin gerçek gündemine odaklanılmalıdır

Hepimiz bir geminin içindeyiz. Çözüm bekleyen dağ gibi sorunlarımız var. Bu sorunları uzaydan birileri gelip çözmeyecek. Bu sorunların seçimlerle yetki almış, sorumluluk sahibi olan ve çözmek vaadi ile gelen kişilerce çözülmesi beklenir.

Birçok alanda üretim tüketimi karşılamadığı için ithalat pompalanmaktadır. Bu durum sürdürülemez bir gidişattır.

İhracat, ithalattan az olduğu için habire cari açık artıyor.

Tarım ülkesi kabul edilen Türkiye, mercimek, saman, patates, soğan ve et gibi birçok ihtiyaç malını dışarıdan alarak nereye kadar gidebilir?

Bir zamanlar Türkiye tarımda kendi ürettikleri ile yetinen dünyada 7 ülkeden biriydi. İyi hatırlarız, Sovyetler Birliği’nin et ihtiyacı Kars, Erzurum ve Ağrı’dan alınan canlı hayvan ile karşılanıyordu.

Ne oldu, nerelerde yanlışlık yapıldı ki, bu hale gelindi?

Yine işsizlik sorunu giderek büyümektedir. Altı ay süre ile işe alınacak beş yüz geçici işçi için yedi binin üzerinde insan müracaat ediyorsa burada sorun yoktur denilemez.

Döviz habire artıyor. Bu durum iğneden ipliğe her şeye zam olarak yansıyor.

Fiyatlar füze gibi artıyor.

Gelirler giderleri karşılıyamamaktadır.

Bir kaç gün sonra Ramazan ayı başlıyor. Artık zam yağmuru başlayacak. Her yıl fırsatçılar bu ayda özellikle zam yarışına girmektedir.

Mutfaktaki yangın en tehlikelisidir. Tarihte yaşanmış örnekleri var, mutfak yangını dengeleri altüst ettiği gibi toplumda mutlaka mutsuzluk ve kaos yaratır.

Burada amacımız kara bir tablo çizmek değildir. Ama var olan bu ve benzeri sorunların mutlaka çözümünün beklendiğini dile getirmektir.

Ülkemiz seçim yorgunluğu içindedir. Üzerinden bir ay geçti hala her gün bu, şu oldu gibi konularla uğraşıyoruz. Demek ki burada bile sağlıklı netice alınmasında kavram ve yöntem, hatta uygulama eksik ve yanlışlıkları yaşanıyor. Her siyasi parti kendi cephesinden farklı görüşleri ileri sürerek arayış içindeler.

Seçimlerde kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı söylemler ve iğneleyici hakaret dili hepimizi bıktırdı.

Ne yazık ki üstte kullanılan yaralayıcı ve kırıcı dili benimseyen ve kendine yol haritası kabul ederek birçok yalanı ekleyen alt kademe yetkilileri toplumun kutuplaşması ve gerilmesine büyük katkı sağladılar.

TÜRKİYE İTTİFAKI

İçinde bulunduğumuz gerilimli ortamı azaltmak ve yok etmek, hatta iç ve dış sorunların kolay çözümü için olacak ki Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İttifakı’nı dile getirdi. MHP lideri Bahçeli bu söylemi “Kafamızda değişik soru işaretleri belirdi” diyerek reddedip “Biz Cumhur İttifakı’ndan başka ittifakı tanımıyoruz” diyerek elinin tersi ile itti.

KILIÇDAROĞLU’NA LİNÇ GİRİŞİMİ

Şehitlerimiz bu vatan için, bizler için canlarını feda eden hepimizin ortak değerleridir.

Her birine Allah rahmet etsin. Mekanları cennet olsun.

Kamuoyumuzun yakinen bildiği aklı başında herkesi derinden üzen bir linç girişimi yaşandı.

Ama duygu ve düşüncelerine yer vermeden bu çirkin hareket Türkiye’mize yapılmıştır.

Kızgın demirin soğutulmasına ve Türkiye İttifakı görüşüne darbe vurmaktır.

Bu tip bir davranışı kim yaparsa veya kime yapılırsa yapılsın demokrasiye ve geleceğe vurulan bir darbedir. Bu davranışı kınamayıp bıyık altından gülücük ile karşılayan yahut şov amaçlı destek verenler hem kendilerine hem Türkiye’ye hem de insanlığa en büyük zararı veren yaratıklardır.

Şiddet ve nefretle kınıyoruz. Bu konu derinliğine araştırılmalı ve hukuken neticesi alınmalıdır.

Başka bir Türkiye daha yoktur. Hepimiz bir geminin içindeyiz.

Kavga ve nefret ortamına çevirdiler. Bu hengamede gururla söylenebilir Kocaeli de asgari yaşandı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilal Dündar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?